Vatandaşlık Maaşı Müjdesi Yerine Gerçek: Asgari Gelir Desteği ve Bütçe Kısıtları
İktidara gelişinin ardından milyonları borç, yoksulluk ve çaresizliğin girdabında bırakan yönetim, yoksullaştırdığı kesimlere zaman zaman müjde diye sunulan haberleri sürdürdü. AKP’nin 2023 seçiminde yoksul milyonlara vaat ettiği “vatandaşlık maaşı” pandemi ve çift haneli enflasyon koşullarında gerçekleşmedi. Ancak bir kez daha benzer bir haber gündeme getirildi.

İktariye yakınlığıyla bilinen bir gazetenin haberine göre, vatandaşlık maaşı 2026 yılında pilot olarak hayata geçirilecek; aylık geliri asgari ücretin altında olan hanelere, evden bir kişinin iş gücüne katılmasına kadar ödeme yapılması planlanıyor. Haberde sistemin, Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi çerçevesinde yürütüleceği; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından ilgili bakanlıkların destekleriyle uygulanacağı ifade edildi. Uygulamanın öncelikle pilot illerde başlatılarak daha sonra yaygınlaştırılacağı belirtildi.
Habere geniş yankı düşerken, Çalışma Ekonomisi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, sosyal medya hesabı X üzerinden başlığı “Vatandaşlık maaşı mı geliyor? Heyecana mahal yok, işte gerçekler” olan bir açıklama yayınlayarak haberin ardındaki gerçeği değerlendirdi. Çelik, haberin kamuoyunda heyecan yarattığını ancak konuya enine boyuna bakmadan, bütçe hedefleri ve gerçekler incelenmeden sevinilmemesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Aziz Çelik’in Madde Madde Değerlendirmesi
- 1. Kavram Kargaşası: Bahsedilen uygulama, herkese koşulsuz verilen bir “Vatandaşlık Maaşı” değil; belirli bir gelir seviyesinin altındaki hanelere yapılan Asgari Gelir Desteği niteliğindeki sosyal yardım sistemidir. Bu tür uygulamaların Avrupa’da örnekleri bulunmaktadır.
- 2. Yeni Bir Şey Değil: Bu vaat yeni değildir; 12. Kalkınma Planı ile 2024 ve 2025 Cumhurbaşkanlığı programlarında da yer aldı. Şimdi aynı metinler büyük ölçüde kopyala-yapıştır usulüyle 2026 Cumhurbaşkanlığı programına taşınmıştır. Uzun süredir metinlerde bulunan bir öneri olmasına karşın somut bir adım atılmamıştır.
- 3. Bütçe Ne Diyor? 2026 Yıllık Programı’nda “Sosyal Yardım ve Primsiz Ödemeler” kalemi 734 milyar TL olarak yer almaktadır. Bu kalemde öngörülen artışın büyüklüğü yaklaşık %30 civarındadır (toplam artış yaklaşık 172 milyar TL ile sınırlıdır).
- 4. Ayrılan Kaynakla Olmaz! Türkiye’de sosyal yardım alan yaklaşık 5 milyon hane bulunmaktadır. Mevcut sosyal yardım bütçesinin tamamı dahi bu hanelere aktarılsa (ki bunun içinde ödeme gücü olmayanların GSS primleri gibi farklı yükler de bulunmaktadır ve bütçeden ayrılması pratikte mümkün değildir), yoksul hanelere “maaş” niteliğinde ve insanca yaşamaya yetecek düzeyde bir ödeme sağlanması mümkün görünmemektedir.
Çelik, 2026’da sosyal yardım ve primsiz ödemelere ayrılan kaynakların söz konusu “vatandaşlık maaşı”na yetmeyeceğini bildirerek açıkça: “Hayale kapılmayın!” uyarısında bulundu. Ona göre yapılabilecek en olası adım, mevcut sosyal yardım ödemelerinin adını değiştirip yeniden düzenlemekten öteye geçmeyecektir.

Çelik ayrıca beklenen tehlikeyi de şöyle özetledi: “Asgari gelir desteği kavramının içi boşaltılacak, harçlık düzeyinde bir ödemeye dönüşecektir.” Bu uyarıyı yineleyen Çelik son olarak şu güçlü noktayı vurguladı: “İhtiyaç, düzenli ve insanca yaşamaya yetecek bir asgari gelir desteğidir. Sosyal devletin gereği budur. Harçlık denemeleri ile vatandaşı oyalamamak gerek!”
Haberde Yer Alan İfadeler
Türkiye gazetesinin müjde diye sunduğu haberde şu ifadeler yer aldı: Vatandaşlık Maaşı uygulaması, Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi çerçevesinde hayata geçirilecek. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yürütülen ve ilgili diğer bakanlıkların destek verdiği uygulama ile her ailenin en az asgari ücret seviyesinde bir gelire sahip olması hedefleniyor. Program ile geliri asgari ücret seviyesinin altında olan hanelere destek verilmesi amaçlanıyor. Ailede kimsenin çalışmadığı veya bir haneye asgari ücretten az ücret girdiği durumlarda, ailede en az bir kişi iş gücüne katılana kadar ödemeler devam edecek. Bir yandan da bu hanelerde çalışabilecek durumda olanların iş bulmasına yönelik destekler sağlanacak. 2026 yılında başlatılacak uygulama önce pilot olarak seçilen illerde uygulanacak; sonrasında uygulamanın çıktıları doğrultusunda Türkiye genelinde yaygınlaştırmanın altyapısı oluşturulacak.


