Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kıbrıslı gazeteci Erçakıca, Tufan Erhürman’ın ilk 1 ayını değerlendirdi : ‘Seçim sürecindeki kara propagandayı çöpe attı’

Tufan Erhürman’ın İlk 30 Günü: Görüşmeler, 4 Koşul ve Bölgesel

Tufan Erhürman’ın İlk 30 Günü: Görüşmeler, 4 Koşul ve Bölgesel Dengeler

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Tufan Erhürman’ın cumhurbaşkanlığı seçimini açık farkla kazanmasının üzerinden bir ay geçti. Seçim sürecinde ‘federasyoncu’ diye yaftalanan ve sonrasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “KKTC Türkiye’ye katılmalıdır” çağrısının muhatabı olan Erhürman, bir ay içinde önce Türkiye ile ardından Rum Kesimi ile görüşmeler yaptı.

4 KOŞULLA TUTUMUNU ORTAYA KOYDU

Kıbrıslı Türk gazeteci Hasan Erçakıca, görüşmeleri ve Erhürman’ın ilk 30 gününü değerlendirerek, “Sayın Erhürman bu süreçte tam da beklediğim çizgiyi izledi” dedi. Erçakıca, Erhürman’ın seçim öncesinde Kıbrıs sorunuyla ilgili açıkladığı koşulları yinelediğini belirtti. Bu koşullar, kapsamlı çözüm müzakerelerine geçiş için Rum tarafı lideri Nikos Hristodulidis’in önüne konulan dört temel unsurdan oluştu:

  • İki taraf arasındaki siyasi eşitliğin tartışma konusu yapılmaması,
  • Müzakerelerin bir zamana dayalı olması,
  • Önceden uzlaşılmış konuların yeniden ele alınmaması,
  • Süreç başarısız olsa bile statükoya geri dönülmemesi.

Erçakıca, Hristodulidis’in bu şartlara ilk aşamada yanaşmadığını vurguladı, ancak bu koşulların ortaya konmasının bile seçim öncesi kullanılan ‘Erhürman kazanırsa KKTC Rumlarla birleşmiş olacak’ veya ‘Yunanistan kazanmış olacak’ gibi söylemleri geçersizleştirdiğini ifade etti.

TÜRKİYE, GKRY’NİN ADIMLARINA DİKKAT ETMELİ

Erçakıca, Türkiye’nin Kıbrıs sorununa bakışını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘iki devletli çözüm’ söylemini değerlendirirken, Erhürman’ın seçim öncesinde “güçlü iki kurucu devlete sahip federal çözüm”ün iki devletli çözüm olabileceğine ilişkin açıklamaları bulunduğunu hatırlattı. Erçakıca’ya göre, Erhürman bu söylemden vazgeçmeden sürece bir yol açtı.

Görüşmelerin müzakere ve pazarlıklara açık olduğu belirtilirken, Güney Kıbrıs’ın 2026’nın ilk altı ayında Avrupa Birliği dönem başkanı olacağı anımsatıldı. Erçakıca, Hristodulidis’in bazı değerlendirmelerinde, Alman Başbakanı ile görüşmelerinde Türk iş insanlarına Schengen bölgesinde vize kolaylığı sağlama karşılığında Türkiye’den Rum bandıralı ticaret gemilerine deniz limanlarını açma talebini gündeme getirdiğini aktardı. Ayrıca, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Kıbrıs’ta düzenlenecek AB toplantılarına davet edilmesi gibi girişimlerin söz konusu olduğuna dikkat çekti ve “Türkiye Dışişleri Bakanı’nı resmen tanımadığı bir devlete davet ediyorlar” dedi.

Erçakıca, Hristodulidis’in doğrudan Türkiye ile muhatap olarak küçük pazarlıklar yapabileceğini, Kıbrıs Türk halkını yok sayarak tuzaklar kurmaya çalışabileceğini öne sürdü ve Türkiye’nin bu tür girişimlere dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

ÇÖZÜM İÇİN AMERİKALILARA VE İNGİLİZLERE BAKIYORUM

Kıbrıs sorununun Erhürman’ın beş yıllık döneminde çözülebilir olup olmadığı sorusuna ilişkin olarak Erçakıca, normal şartlarda ada içi görüşmelerden tek başına bir sonucun çıkmasının zor olduğunu söyledi. Bu nedenle gözlerinin ve kulaklarının Amerikalılar ile İngilizlerde olduğunu belirtti. Erçakıca, bu ülkelerin tavırlarında hızlı değişiklikler olabildiğini, örneğin dün terörist olarak görülen bir aktörün bugün muteber hale getirilebildiğini belirtti.

Erçakıca ayrıca, Avrupa Birliği ve genel dünya konjonktürünün, özellikle Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye ihtiyaç duyması halinde yeni bir Kıbrıs düzenlemesinin ortaya çıkabileceğini ifade etti.