Jomon Halkında Nadir Denisova İzleri: Yeni Genom Analizleri Erken Göçleri Aydınlatıyor
Denisovalılar, yaklaşık 200.000 ila 30.000 yıl önce Avrasya’da yaşamış, günümüzdeki insanlar için hâlâ büyük ölçüde gizemini koruyan bir insan türüdür. Araştırmacılar, Amerika, Batı Avrasya, Sibirya ve Doğu Asya’dan 115 antik Homo sapiens kalıntısı ile 279 modern insanın genomlarını analiz etti ve bu çalışmalar Denisova gen akışının bölgesel farklılıklarını ortaya koydu.
En yüksek Denisova gen oranı, Çin’de 40.000 yıl önce yaşamış Tianyuan bireyinde bulundu: yüzde 0,25 oranında Denisova DNA’sı tespit edildi. Buna karşın Japon takımadalarında yaklaşık 16.000 ila 3.000 yıl önce yaşamış olan Jomon halkı, bu DNA’yı neredeyse hiç taşımıyordu. Araştırmacılar, 3.755 yıl önce yaşamış bir Jomon bireyinin, bugünkü Doğu Asyalılara kıyasla Denisovalı DNA’sının sadece altıda biri ya da sekizde biri kadarına sahip olduğunu tespit etti; modern Doğu Asyalılarda bu oran yaklaşık yüzde 0,1 seviyesinde.
GENLERDE DENİSOVAN İZİ YOK
Buna karşın, Japonya’da Jomonlardan sonraki Kofun döneminde (MS 300–710) yaşayan insanlarda Denisova genlerine daha fazla rastlandı. Araştırmacılar, bu genetik aktarımın, Kofun döneminde Doğu Asya’dan Japonya’ya yaşanan büyük göç dalgalarıyla ilişkilendirilebileceğini belirtiyorlar.
Araştırmanın başyazarı Jiaqi Yang’a göre, Jomon halkında Denisovalı genlerinin neden bu kadar az olduğuna dair birkaç olası açıklama bulunuyor. Bunlardan biri, erken modern insan gruplarının Doğu Asya’ya farklı göç yolları izleyerek ulaşmış olmasıdır. Diğer bir ihtimal ise Denisovalıların bölgede çok seyrek bulunması nedeniyle bu iki tür arasında temasın nadir yaşanmış olmasıdır.
Araştırmacılar, eksik olan 23.000 yıllık genetik geçmişin çözülmesiyle bu sorulara daha net cevaplar verilebileceğini belirtiyor. Şu ana kadar incelenen en eski Jomon genomu yaklaşık 9.000 yıllık olmasına rağmen, Japon takımadalarında modern insan yaşamının 32.000 yıl öncesine uzandığına dair arkeolojik kanıtlar mevcut. Bu nedenle aradaki döneme ait daha eski genetik veriler, bölgedeki erken insan göçlerinin haritasını netleştirebilir.
















