Türkoğlu: 300 Boeing İddiası Eleştirildi
İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’den 300 Boeing uçak alımı sözü verdiği” yönündeki iddiasına ilişkin açıklama yaptı. Türkoğlu, Trump’ın Erdoğan’a verdiği görüşme randevusunun 300 uçak alımı üzerinden verilme ihtimalini değerlendirirken, böyle bir durumun ticari rüşvet olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirtti ve bunun dünya çapında bir skandal olduğunu söyledi.
“Bunun adı ticari rüşvettir”
Türkoğlu, açıklamasında Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a randevu verdiğini ve Beyaz Saray’da ağırlayacağını duyurduğunu hatırlatarak, “Peki bu randevu 300 Boeing uçağı alma sözü üzerine verildiyse, o zaman bunun adı diplomasi değil, bunun adı ‘ticari rüşvet’tir ve bu dünya çapında bir skandaldır” dedi.
Katar örneğini hatırlattı
Türkoğlu, benzetme yaparak iki ay önce Katar Emiri’nin Trump’a 1.2 trilyon dolarlık yatırım sözü verdiğini, bunun nasıl gerçekleştiğinin ise Trump’ı kendi ayağına getirerek olduğu ifadeleriyle aktardı. Bu örneği, iddia edilen randevu karşılığında uçak alımı tartışmasına ilişkin bir hatırlatma olarak sundu.
Hangi tavizlerin verileceği sorusu
Türkoğlu, “Peki bizim dünya liderimiz ne yapıyor? Ayaklarına gitmek için ticari rüşvet teklif ediyor. Şimdi asıl sorum şu: Kapalı kapılar ardında daha hangi tavizleri, hangi rüşvetleri vereceğiz?” diye sordu. Açıklamada kapalı kapılar arkasındaki muhtemel tavizlere ilişkin endişe dile getirildi.
Ekonomik boyuta dikkat çekti
Türkoğlu, 300 uçağın maliyetine ilişkin rakamları paylaşarak, “300 uçak en düşük modelle toplam 36 milyar dolar, en yüksek modelle ise 132 milyar dolar ediyor. Yani açlık sınırının altında yaşayan halkımızın cebinden çıkacak para 36 ile 132 milyar dolar arasında” dedi. Türkoğlu, halkın ekonomik sıkıntı çektiği bir dönemde bu tür pazarlıkların yapılmasını eleştirdi ve “Halk ekmek bulamazken, pazar artığından sebze toplarken siz neyin pazarlığını yapıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
Türkoğlu açıklamasını, bu tür bir uygulamanın dünya liderliğine yakışmayacağı ve milletin geleceğini ipoteklemek anlamına geleceği değerlendirmesiyle sonlandırdı.










