Deutsche Bank Raporu: Dünyanın Fiyat Haritasında Türkiye ve Metropollerin Değişmeyen Zirveleri
Deutsche Bank Research Institute, her yıl yayımladığı “Mapping the World’s Prices” (Dünyanın Fiyatlarını Haritalamak) raporunun onuncu sayısını kamuoyuyla paylaştı. Jim Reid ve Galina Pozdnyakova tarafından kaleme alınan çalışmada, dünya çapındaki 69 şehir; yaşam masrafları, ücret seviyeleri, konut kiraları ve temel tüketim maddeleri temel alınarak ayrıntılı şekilde incelendi.

Araştırmada öne çıkan bulgulardan biri Türkiye pazarına ilişkin. Kurumun mercek altına aldığı 41 ekonomi arasında Türkiye, iPhone modellerinin ABD’ye kıyasla en yüksek fiyattan satıldığı pazar olarak belirlendi. Araştırma verilerine göre, Türkiye’de satılan bir iPhone’un etiket fiyatı, ABD’deki satış bedelinin yaklaşık 2,2 katına ulaşıyor. Raporda ayrıca iPhone’un ABD pazarından daha uygun fiyata alınabildiği ülkelerin yalnızca Güney Kore ve Japonya olduğu bilgisi yer aldı.
Dünyanın En Pahalı Şehirleri Değişmedi
Raporun sonuçlarına göre, dünyanın en pahalı şehirleri sıralamasında Zürih ve Cenevre ilk iki sırayı korudu. İlk beş şehir arasında üçüncü sırada Tel Aviv, dördüncü sırada New York ve beşinci sırada San Francisco yer aldı. Yaşam kalitesi endeksinde ise Lüksemburg art arda ikinci kez ilk sırada konumlandı; Kopenhag, Amsterdam, Viyana ve Münih ise ilk beşin diğer üyelerini oluşturdu.
Maaşlarda Zürih Önde, Artış İvmesinde Budapeşte Başı Çekti
Küresel maaş sıralamaları incelendiğinde Zürih en üst sıraya yerleşti. Son on yıllık dönemde çalışan maaşlarının en hızlı ivme kazandığı kent ise yüzde 161’lik artış oranıyla Budapeşte olarak belirlendi.
Konut piyasası verilerine bakıldığında Hong Kong, dünyanın en pahalı şehri unvanını korudu. Diğer taraftan Budapeşte, son on senede yüzde 209 oranındaki değerlenme ile konut fiyatlarının en sert yükseldiği metropol olarak raporda yer aldı.
Tokyo, Büyük Metropollere Göre Daha Ucuz Kaldı
Deutsche Bank analizinde Japonya’nın uzun yıllardır süregelen yapısal fiyat farklılıklarına dikkat çekildi. Paylaşılan verilere göre Tokyo’nun satın alma gücü paritesi bazlı fiyat seviyesi, 1990’lı yılların ortalarındaki yaklaşık 173 puan seviyesinden günümüzde yaklaşık 60 puan seviyelerine geriledi. Bu düşüş nedeniyle Tokyo’da iki kişinin yapacağı bir akşam yemeği ve konut kira bedelleri, New York gibi büyük metropollere kıyasla daha düşük seviyelerde seyrediyor.
















