Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Halis Bayancuk kimdir, nereli? Halis Bayancuk hangi cemaatten?

Ebu Hanzala (Halis Bayancuk) Kimdir? “Ebu Hanzala” takma adıyla bilinen

Ebu Hanzala (Halis Bayancuk) Kimdir?

“Ebu Hanzala” takma adıyla bilinen Halis Bayancuk, 1984 yılında Diyarbakır’da doğdu ve aslen Bingöllüdür. Babası Hacı Bayancuk, 1990’lı yıllarda Hizbullah davası kapsamında yargılanmış ve Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan suikastının planlayıcısı olarak hüküm giymiştir. Halis Bayancuk ilköğrenimini Diyarbakır’daki devlet okullarında tamamladı ve Diyarbakır İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. 2003 yılında Mısır’a giden Bayancuk, burada çeşitli dini eğitimler aldı, Arapça öğrendi ve farklı İslâmî gruplarla tanıştı. 2007’de Türkiye’ye gelişine Mısır yetkililerince kısıtlama getirildi. İstanbul’un Bağcılar ve Bayrampaşa bölgelerinde sohbetler düzenleyerek Selefî anlayışa sahip kişileri çevresinde toplamaya başladı; sosyal medya aracılığıyla geniş kitlelere ulaşmak için “TevhidDersleri.org” sitesini kurdu ve Tevhid Dergisi’ni yayımladı. Kendisi, “Tevhid Ehli” olarak tanımladığı grubun lideri olarak bilinir.

Ebu Hanzala (Halis Bayancuk) Kimdir?

Tutuklanmaları ve Yargı Süreçleri

Bayancuk’un tutuklanma ve gözaltı süreçleri 2008’den 2021’e kadar birçok kez tekrar etti. İlk olarak 1 Nisan 2008’de, lideri olduğu iddia edilen grubun bir sinagoga eylem düzenleyeceği ileri sürülerek 35 kişiyle birlikte gözaltına alındı ve üç gün sonra tutuklandı. Yaklaşık bir yıl tutuklu kaldıktan sonra 15 Mayıs 2009’da tahliye edildi. 12 Nisan 2011’de ikinci kez tutuklandı ve yaklaşık iki yıl sonra, 24 Ocak 2013’te delil yetersizliği nedeniyle tahliye edildi. 14 Ocak 2014’te El-Kaide operasyonu kapsamında tutuklandı; bu süreçte Irak ve Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Türkiye lideri olduğu iddia edildi. 9 Ekim 2014’te serbest bırakıldı. Star Gazetesi’ne verdiği röportajda Gülen Cemaati’nin kendisine komplo kurduğunu iddia etti.

23 Temmuz 2015’te dördüncü kez IŞİD operasyonu kapsamında gözaltına alındı ve tutuklandı; 24 Mart 2016’da tahliye edildi. 26 Ağustos 2016’da beşinci kez gözaltına alındı ve serbest bırakıldı. 8 Mart 2017’de Ankara’da katılacağı panelin valilikçe iptal edilmesi üzerine valilik çalışanlarına yönelik sözleri nedeniyle altıncı kez gözaltına alındı; beş gün sonra serbest bırakıldı. 30 Mayıs 2017’de IŞİD’in üst düzey yöneticisi olduğu iddiasıyla yedinci kez gözaltına alındı ve 7 Haziran 2017’de tutuklandı; müebbet hapis cezasıyla yargılanmasına başlandı. 9 Nisan 2020’de görülen duruşmada tahliye kararı verildi, ancak cezaevinden çıkmadan hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve yeniden tutuklandı.

Tutuklanmaları ve Yargı Süreçleri

Yargılandığı davada Şubat 2021’de açıklanan kararla, “silahlı terör örgütü kurma veya yönetme” suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. 11 Temmuz 2023 tarihinde “kaçma şüphesi bulunmadığı” gerekçesiyle tahliye edildi. 18 Kasım 2025’te Balçova Polis Merkezi saldırısı gerekçesiyle sabah saatlerinde gözaltına alındı; 21 Kasım 2025’te serbest bırakıldı.

Özel Hayatı

Bayancuk, 2006 yılında Zeynep Özer ile evlendi. Bu evlilikten 2016 yılında Muhammed Hanzala adında bir oğlu dünyaya geldi.

Cübbeli Ahmet (Ahmet Mahmut Ünlü) İle Tartışmaları

Geçmişte selefi akımlara yönelik uyarılarda bulunan Ahmet Mahmut Ünlü, Bayancuk hakkında şu eleştiride bulundu: “Okulda okutulan bu ant, IŞİD’çi terör zanlısı Halis Bayancuk tarafından yazılmış. Bu adama göre Türkiye Cumhuriyeti için askerlik yapmak şirk. Bu metnin bir okulda ne işi var? Bu, hükümete karşı bir provokasyondur.”

Bu sözler üzerine Bayancuk, sosyal medya platformu X’teki hesabından Ünlü’ye tepki gösterdi: “Bir insanın Ramazan ayında ekranlara çıkıp Kemalist ve laiklerin rahatsız olduğu şeyden rahatsız olması, ahir ömründe Allah (cc) tarafından rezil edilmesinden başka nedir?” Ünlü ise Bayancuk’un tepkisini alıntılayarak şu karşılığı verdi: “Ben türbeleri ziyâret edenlere müşrik diyeceksin, askere gitmek harâm diyeceksin, askerdeki arkadaşını ziyârete gitmek câiz değil diyeceksin, bu vatanın ekmeğini yiyeceksin, toprağına hâinlik edeceksin, ben de senin sloganını mı savunacağım! Bunun kemalistleri ve laikleri sevindirmekle ne alâkası var?!”

Karşılıklı suçlamaların ardından Bayancuk, Ünlü’ye canlı yayında düello daveti yaptı ve şöyle çağrıda bulundu: “Şayet müfteri, jurnalkâr ve Kemalist değilsen buyur; canlı yayında karşılıklı konuşalım. Benim iddiam şu: Sen Kur’an, Sünnet, Maturidilik ve Hanefi mezhebine göre sapkın, adaleti sakıt bir fasık ve belamsın. Sünni tasavvuf kitaplarına göre de yol kesici, yol düşkünü bir sahtekarsın. Sadece senin kitaplarından pasajlar okuyacak, sana ait ses kayıtlarını dinletecek, akabinde de mezhep kitaplarından nakiller yapacağım. Sen de bana dair iddialarınla buyur. Beş dakika sen konuş, beş dakika ben. Kararı ilim ehli ve toplumu versin.”

Ünlü, Bayancuk’un davetini reddederek şu ifadeyi kullandı: “Ben senin gibi askerle çatışırken geberenlere şehid diyen, askerimize polisimize kafir diyen, Işid’e militan devşiren ve kendileri hakkında: ‘Hâricîler cehennem köpekleridir.’ (İbnü Mâce, rakam:173, 1/61; Ahmed İbnü Hanbel, rakam:19130, 31/474) buyurulan teröristlerle dünyada da âhirette de bir araya gelmekten Allâh’a sığınırım. Yoksa beş para etmez ilminden korkacak değilim!”