İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, sahte lisans diploması iddiasıyla mahkemede boy gösterdi. 18 Mart’ta diploması iptal edilen ve 19 Mart’ta tutuklanan İmamoğlu, bugün ikinci kez hakim karşısına çıkarıldı. Ancak duruşma helyi konusunda yaşanan belirsizlik tepkilere yol açtı.
En küçük duruşma salonuna alınan dava, yoğun tartışmalara neden oldu. İmamoğlu, mahkeme öncesinde iki saatten fazla soğuk bir nezarethanede beklemek zorunda kaldığını belirterek mağduriyetini aktardı. “Durulacak bir yer değildi,” sözleriyle durumu ifade eden İmamoğlu, yaşananlar karşısında duyduğu üzüntüyü dile getirdi ve bu süreçte sadece kendisi değil jandarmaların da zorlu şartlara maruz kaldığını vurguladı.
- Başsavcılıkla ilgili şikayet ve tecrit edilen avukatlar: İmamoğlu, konuşmasında müdafisi Mehmet Pehlivan’ın haksız yere tutuklu olduğunu belirtti ve bu durumun adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini söyledi.
- Duruşma salonu değişikliği ve yaşanan kargaşa: Küçük salonda yapılmak istenen duruşma, yaşanan yoğun tepkilerin ardından daha geniş olan 2 No’lu salona taşındı, ancak bu sırada avukatlarıyla ilgili sıkıntılar yaşandı.
- İmamoğlu’nun kararı ve yaşanan gecikmeler: Mahkeme öncesi nezarethanede geçirilen iki saatlik süre nedeniyle duruşmaya çıkmama kararı aldı; jandarma eşliğinde salona gelişi sonrası ifadeleri dikkat çekti.
İmamoğlu’nun avukatlarının içeriye alınmaması sonucunda savunma yapmayacağını söylemesi duruşmanın kilit noktalarından biri oldu. Bu durum, davanın ertelenmesi gerekliliğini gündeme getirdi. “Avukatlarım olmadan savunma yapamam,” diyen İmamoğlu, adil bir yargılama koşulunun sağlanması gerektiğini belirtti.
Kendisinin muhatap olduğu çeşitli davalarda yaşanan çelişkilerden bahseden İmamoğlu, özellikle Büyükçekmece davasında SEGBİS katılım teklifi ile ilgili eleştirilerini dile getirdi. “Yüz yüzelik ilkesine aykırı,” diyerek bu durumu değerlendirip yaşadığı psikolojik baskıları anlattı.
İddianameyi hazırlayan makamın yanıltıcı ve aldatıcı unsurlar içerdiğini belirten İmamoğlu, iddianamenin tümüyle absürt bir nitelikte olmasına yönelik yorumlarda bulundu.

