HDK Hopa’da “Barışa Ses Ver” Söyleşisi Düzenledi
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) tarafından “Barışı İnşa Edeceğiz” programı kapsamında Hopa ilçesinde “Barışa Ses Ver” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirildi. Etkinliğe HDK Eş Sözcüsü ve DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, HDK İstanbul Eş Sözcüsü Didem Yıldız, DEM Parti Artvin il yöneticileri, farklı siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda Hopalı katıldı.
Meral Danış Beştaş’ın Değerlendirmeleri
Söyleşide konuşan HDK Eş Sözcüsü ve DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Beştaş, Türkiye’de Kürtlerin ve Alevilerin sorunlarına hâlen çözüm üretilmediğini belirterek çeşitli tespitlerde bulundu.
“Kürtlere Yönelik Sürekli Asimilasyon, İnkar ve İmha Politikaları Yürütüldü”
Beştaş, Türkiye’de Alevi inancının resmi olarak tanınmadığını, cemevlerinin hâlâ ibadethane statüsünde olmadığını ve ana dilde eğitimin sağlanmadığını ifade etti. Farklılıkların reddedildiğini, Kürt toplumunun tarih boyunca isyanlar, itirazlar ve hem silahlı hem silahsız mücadelelerle bugünlere geldiğini söyledi. Kürtlere yönelik sürekli asimilasyon, inkar ve imha politikalarının uygulandığını, iktidarlar ve liderler değişse de inkâr politikalarının değişmediğini vurguladı. Ayrıca Kürtlerin yanında Laz, Alevi, Çerkez ve diğer farklı toplumsal kesimlerin de tam anlamıyla kabul edilmediğini belirtti. Bilinç altında hep bir “öteki” anlayışı bulunduğunu, Dersim’den Ağrı’ya, Koçgiri’den Roboski’ye, Tahir Elçi’den Hrant Dink’e kadar bu topraklarda ağır acıların yaşandığını ancak buna karşı büyük mücadeleler verildiğini dile getirdi.
“Kürt Meselesinin Çözümünün Adresi Meclis ve Demokratik Siyasettir”
Beştaş, Kürt meselesinin diyalog, müzakere ve barış yoluyla çözülebileceğini söyledi. Çözüm sürecine değinerek diyalog, müzakere ile anayasal ve yasal değişikliklerin gerektiğini vurguladı ve Kürtlerin hukuk kapısından girme talebini savundu. Bugünkü süreci yeni bir süreç olarak değerlendirdiklerini belirten Beştaş, Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “iç cepheyi tahkim etme” açıklamalarını, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki fesih çağrısı ve silah bırakma yönündeki önerilerini, demokratik siyaset kanallarının açılması gerekliliğine ilişkin açıklamaları bu sürecin önemli başlıkları olarak nitelendirdi. Silah kullanımının bırakılacağı ve mücadelenin demokratik yollarla yürütüleceği yönündeki beyanların önemine dikkat çekti. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan komisyonda ortak bir rapor ortaya çıktığını, bu raporun hiçbir partinin tek başına raporu olmadığını, iki arkadaş dışında herkesin rapora evet oyu verdiğini ve raporda AİHM ile Anayasa Mahkemesi kararları, Siyasi Partiler Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu, kayyum uygulamaları gibi konularda somut öneriler bulunduğunu söyledi. Bu önerilerin birlikte değerlendirilip tartışıldığını ancak hâlâ hayata geçirilmediğini aktardı.
“AK Parti’ye Neden İnanalım”
AK Parti’nin DEM Parti’yi yanına çekmeye çalıştığı tartışmalarına ilişkin Beştaş, kendi mücadelelerine inandıklarını ifade etti ve AK Parti’ye ya da başka bir partiye neden inanılması gerektiğini sorguladı. Mücadelenin toplumsal muhalefeti büyüterek ilerletilmesi gerektiğini söyledi. “Bizi yanına almak istiyor” yönündeki iddialara değinerek, herkesin yanına alınmak istendiğini ancak kendilerinin bunun dışında kaldığını, hangi belediyelerinin, hangi milletvekilinin veya hangi il örgütlerinin alındığını sorarak bu iddialara itiraz etti.

