Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Davutoğlu’ndan ‘Somaliland’ uyarısı: ‘Bu gelişme alarm niteliğindedir’

Davutoğlu: İsrail’in Somaliland’i tanıması alarmdır, Türkiye acilen diplomatik adımlar atmalı

Davutoğlu: İsrail’in Somaliland’i tanıması alarmdır, Türkiye acilen diplomatik adımlar atmalı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İsrail’in Somaliland’i tanımasına ilişkin X sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Davutoğlu, bu adımın uzak bir coğrafyada yaşanan sıradan bir gelişme olmadığını, İslam ülkelerini bölmeye ve stratejik ülkeleri çevreleyerek etkisiz kılmaya yönelik daha geniş bir politikanın parçası olduğunu vurguladı.

Davutoğlu, İsrail’in bu hamlesiyle yüzde 100 Müslüman bir ülke olan Somali’yi fiilen bölmeyi hedeflediğini ve Sudan benzeri büyük katliamların yaşanabileceği bir iç savaşı tetikleme riski bulunduğunu belirtti. Ayrıca Kızıldeniz çıkışında, Aden Körfezi’nde son derece kritik konumdaki Berbera Limanı’na erişim sağlandığına dikkat çekti. Bu durumun Kızıldeniz’in önemli güçleri olan Mısır ve Suudi Arabistan ile Somali’de Afrika politikası ve savunma sanayii açısından stratejik bir üsse sahip Türkiye’yi çevreleme anlamına geldiğini ifade etti.

Davutoğlu’nun açıklaması şöyle: “İsrail’in İslam ülkelerini bölme ve önemli ülkeleri çevreleyerek etkisiz kılma stratejisinin bir parçası olarak bugün Somaliland’i tanıması uzak coğrafyamızda bir gelişme değil, alarm niteliğinde bir olaydır. İsrail bu yolla hem yüzde 100 Müslüman bir ülke olan Somali’yi bölmekte ve Sudan benzeri büyük katliamlar yaşanabilecek bir iç savaşı tetiklemekte, hem de Kızıldeniz çıkışında Aden Körfezinde son derece kritik Berbera limanına erişim sağlamaktadır… Bu durum Kızıldeniz’in iki önemli gücü olan Mısır ve Suudi Arabistan’ı ve Somali’de Afrika politikamız ve savunma sanayimiz açısından da son derece stratejik bir üsse sahip olan Türkiye’yi çevrelemek anlamına gelmektedir. Böyle bir gelişmenin Gazze soykırımı sürerken yaşanması ise İslam Dünyası için tam bir zillettir. Şu ana kadar böyle bir gelişmeyi öngörerek harekete geçilmemiş olması kabul edilemez bir ihmaldir. 2012-2013 yıllarında bazı Batı ülkelerinin Somaliland’ın bağımsızlığını tanımak üzerinden Somali’yi bölme çabaları karşısında harekete geçmiş ve Somali Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hassan Sheikh Mohamud ile Somaliland Cumhurbaşkanı Ahmed Mohamed Silanyo’yu 11-13 Nisan 2013 tarihinde Ankara’da bir araya getirmiş, kurduğumuz üçlü mekanizma ve açıkladığımız ortak bir deklarasyonla bu planı bozmuştuk.”

Davutoğlu, gerekli diplomatik girişimlerin yapılması çağrısında bulundu ve şu adımları önerdi:

  • Somali ve Somaliland Cumhurbaşkanları ile doğrudan temas kurularak her iki lider Türkiye’ye davet edilmeli ve konuyla yüz yüze görüşülmelidir.
  • Bu konu için özel bir temsilci atanmalı ve bölgeye gönderilmelidir; Davutoğlu, en yetkin isim olarak eski Somali Büyükelçisi Kani Torun’u işaret etti.
  • Mısır ve Suudi Arabistan liderleriyle acilen görüşülerek, üç ülkenin dışişleri bakanlarından oluşan ortak bir heyet her iki tarafa da gönderilmelidir.
  • Bu üç ülke, Berbera limanının işletmesini elinde bulunduran Birleşik Arap Emirlikleri ile de temas ederek İsrail’in yıkıcı ve iç savaşı kışkırtıcı politikalarına dair uyarı ve istişarelerde bulunmalıdır.
  • Üç ülke lideri eşzamanlı ve eşgüdümlü olarak ABD lideri ve İngiltere Başbakanı ile görüşerek, bu ülkelerin Somali’nin bölünmesini tanımalarının önüne geçmelidir.
  • Somaliland nüfusunun yaklaşık yarısını temsil eden ve bölünmeyi kabul etmeyerek Mogadishu’ya bağlılığını ilan eden Northeastern State federal yönetimi ile derhal temasa geçilmelidir.
  • Gelişmeler tırmanmadan önce Angola (Afrika Birliği Dönem Başkanı) ve Gambiya (İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı) ile temasa geçilerek her iki teşkilata üye olan Somali’nin birliğinin korunması için gerekli diplomatik girişimler yapılması çağrısında bulunulmalıdır.

Davutoğlu, devamında İsrail’in her hamlesiyle Hazar’dan Aden’e, Doğu Akdeniz’den Körfez’e uzanan bir hegemonik düzen kurma çabasında olduğunu ve bu gelişmenin Abraham Anlaşmaları kapsamında İslam dünyasını ve Afrika’yı daha küçük parçalara ayırma planını gözler önüne serdiğini söyledi. Bu planı engellemek için harekete geçmeyen bütün ülke ve liderlerin tarih önünde büyük bir vebal altında olduğunu belirtti.

Bu metin, Davutoğlu tarafından yapılan açıklamanın içeriğini olduğu gibi aktarmakta; yorum veya ek değerlendirme içermemektedir.