CHP’li Tanrıkulu’ndan Silivri Cezaevi Ziyareti ve Açıklamalar
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Silivri Marmara Cezaevi’nde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile diğer tutuklu belediye başkanlarını, Gezi davası hükümlüsü iş insanı Osman Kavala ve İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan’ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, cezaevindeki dostlarının sağlık durumlarının iyi olduğunu ve dışarıda mücadeleyi sürdüren yurttaşlara selam ve sevgilerini ilettiklerini belirtti.
Tanrıkulu, AKP iktidarına ilişkin değerlendirmesinde, partinin yaklaşık 25 yıldır iktidarda olduğunu, artık Türkiye’de rıza ve güven üretemediğini; ekonomi, dış politika, eğitim ve sağlık alanlarındaki sorunların giderek büyüdüğünü ifade etti. Bu sorunlara çözüm üretilemediği için Türkiye gündeminin yargı tarafından belirlendiğini, her gün operasyonların yapıldığını söyledi. Tanrıkulu, operasyonların CHP’nin tüzel kişiliğine, belediye başkanlarına ve çeşitli iddialarla ilgili soruşturmalara yönelik olduğunu vurguladı ve sabah saatlerinde de yeni operasyonların gerçekleştirildiğini aktardı.
Tanrıkulu’nun açıklamasından satırbaşları şöyle: “Mesele şu: Ne zaman Türkiye bu kadar çok suç örgütünün örgütlendiği bir yere dönüştü? Uyuşturucu ne zaman bu hale geldi? Ne zaman? Adalet ve Kalkınma Partisi iktidardaydı. Onlar iktidardaydı. Böyle berbat bir dönemi yaşıyoruz gerçekten. Berbat bir dönemi yaşıyoruz.”
Tanrıkulu, yargının bağımsız ve tarafsız olmaktan çıktığını, devletin bir genel müdürlüğüne dönüştüğünü belirterek, bunun sonucunda her gün onlarca, yüzlerce insanın hukuksuz biçimde cezaevlerine atıldığını söyledi. Bu değerlendirmesini, Meclis’te suça sürüklenen çocuklarla ilgili yasa önerisinin görüşüldüğü saatlerle ilişkilendirerek aktardı ve “Peki bu kadar çocuk ne zaman, hangi zaman diliminde suçla ilişkili hale geldi? Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde” dedi.
Tanrıkulu, cezaevleri önündeki insanların dinlenmesi gerektiğini, kendisinin her ziyaretinde insanları dinlediğini ve Türkiye’nin bu durumu hak etmediğini kaydetti. Son olarak, bu düzenin mutlaka değiştirileceğini ve buna sebebiyet olanlara adil hukuk kuralları içerisinde hesap sorulacağını söyledi.
















