Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Sezgin Tanrıkulu’ndan ‘uyuşturucu’ tepkisi: ‘Kullanım yaşı 9’a kadar düştü!’

Diyarbakır’da Çocuk Yaşta Uyuşturucu Kullanımı ve Çeteleşme Artışı: Sezgin Tanrıkulu’nun

Diyarbakır’da Çocuk Yaşta Uyuşturucu Kullanımı ve Çeteleşme Artışı: Sezgin Tanrıkulu’nun Değerlendirmesi

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır’da son dönemde artan çocuk yaşta uyuşturucu kullanımı ile gençlerin oluşturduğu çeteleşme bağlamında yaşanan şiddet olaylarını değerlendirdi. Tanrıkulu, uyuşturucu kullanımının ve ticaretinin Türkiye genelinde en önemli sorunlardan biri olduğunu belirterek, Diyarbakır’da kullanım ve ticaretin dramatik şekilde arttığını söyledi.

Tanrıkulu, “Memleketimiz Diyarbakır’da bu kullanım ve ticaret her geçen yıl çok daha yoğun bir hâl alıyor. Hem ticaret hem kullanım artıyor. Kullanım konusunda özellikle çocuklar hedef alınmış durumda. Uyuşturucu kullanma yaşı Diyarbakır’da 12’ye, yer yer 9 yaşına kadar düşmüş durumda” dedi.

“Sayı her geçen gün gittikçe artıyor”

Tanrıkulu, Diyarbakır’da uyuşturucu kullanımının ve ticaretinin yaygınlaştığını vurgulayarak, “Kullanım ve yaygın ticaret maalesef çocuklara yöneliyor. 12–18 yaş arasındaki çocuklar da daha fazla bir biçimde uyuşturucu ticaretinde kullanılıyor; özellikle satış işlemlerinde. Bu sayı her geçen gün artıyor. Diyarbakır Barosu’nun bu konuyla ilgili kayıtları var” diye konuştu.

“Uyuşturucuyla mücadelede güvenlik güçleri ve diğer birimler geri kaldı”

Tanrıkulu, güvenlik güçlerinin uyuşturucuyla mücadelede etkin olması gerektiğini söyledi ve şu değerlendirmeyi yaptı: “Uyuşturucuyla ilişkilendirilmiş çocukların sayısındaki artış bu dramatik tabloyu ortaya koyuyor. Her geçen yıl yaklaşık yüzde 35 oranında artış var; uyuşturucuyla tanışmış çocukların sayısındaki yükseliş nedeniyle. Bunun ekonomik, sosyal, kültürel nedenleri ve alınmayan tedbirler var. Uyuşturucu genel bir toplum sorunudur; önleyici sistemlerin devreye girmesi gerekir. Ancak bugüne kadar hem Türkiye genelinde hem de Diyarbakır’da güvenlik güçleri ve diğer birimlerin geri kaldığını düşünüyoruz. Uyuşturucuyla ilgili mekanizmalar iç içe olmazsa bu sorun bu kadar büyüyemezdi. Yapılan operasyonlardan biliyoruz ki, özellikle uyuşturucu ticareti konusunda zaman zaman güvenlik güçleriyle ilişki olduğu ve bununla ilgili gözaltı işlemlerinin yapıldığı haberlerden, kendi kaynaklarımızdan ve geçmiş deneyimlerden de bilinmektedir.”

“Okul çevrelerinde güvenlik önlemleri mutlaka artırılmalı”

Tanrıkulu, “Uyuşturucu kartelleri, bir vesileyle güvenlik odakları ve yargı ile ilişki geliştirerek koruma sağlar; bu koruma üzerinden kendi çarelerini geliştirirler. Uyuşturucu, insanlığa karşı işlenen; beden ve yaşamı hedef alan bir suçtur. Bunun ticaretiyle uğraşanlara göz yumulması kabul edilemez. Diyarbakır’daki yerel makamlara sesleniyorum: Daha etkin tedbirler alınmalı, hukuk kuralları çerçevesinde; uyuşturucu kullanım yaşı konusunda özellikle okul çevrelerindeki güvenlik önlemleri artırılmalı ve diğer önleyici mekanizmalar devreye konmalıdır” dedi.

“Çeteler esnafı tehdit ediyor”

Diyarbakır’da son dönemde artan şiddet olaylarına ilişkin değerlendirmesinde Tanrıkulu, kentte daha önce görülmemiş boyutta bir çeteleşmenin söz konusu olduğunu belirtti. Gençlerin oluşturduğu çetelerin esnafı tehdit ettiğini aktaran Tanrıkulu, “Esnaf tehdit edilmekte, günlük yaşama şiddet yoluyla müdahale edilmekte; bunun önü alınamamakta. Bu konuda sivil toplumun, meslek örgütlerinin ve devletin daha etkin olması lazım; hukuk kuralları çerçevesinde. Bu çeteleşmenin ve artan suç oranlarının önüne geçilmeli. Gündüz ortasında Diyarbakır’da iş yerleri bombalanıyor, el bombası atılıyor. Böyle bir ortam hiçbir şekilde kabul edilemez. Esnaftan ciddi şikayet var” ifadelerini kullandı.

“Siyasi ayrılıkları bir tarafa bırakıp birlikte çalışmalıyız”

Tanrıkulu, uyuşturucu, fuhuş ve şiddet olaylarına karşı toplum olarak birlikte mücadele edilmesi gerektiğini belirtti ve bu konularda siyasi ayrılıkların geride bırakılarak birlik içinde çalışılması çağrısı yaptı.