Bahçeli’den G7, Avrupa ve Türkiye İlişkilerine Dair Değerlendirme
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye-Avrupa ilişkileri, G7 zirvesi ve uluslararası güç dengelerine dair değerlendirmelerde bulundu.
“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu kutlu çatısı altında sizlerle bir kez daha bir araya gelmekten kıvanç duyuyorum. Bugünkü toplantımızın devletimizin yarınlarına hayırlar getirecek netice ve hizmetlere vesile olmasını temenni ediyorum.”
Bahçeli, dış politikada bazen bir zirve fotoğrafının sayfalar dolusu rapordan daha çok şey anlattığını belirterek, küçük bir ifadeyle dahi gizlenen güç tahakkümünün veya eski husumetlerin açığa çıkabileceğini vurguladı. Parlamenter raporların ve dostluk söylemlerinin arkasında saklanan niyetlere dikkat çekti.
“Trump’ın ‘Patronum’ Demesi Gelişi Güzel Söylenmiş Bir Cümle Değil”
Fransa’da toplanan G7 liderleri zirvesinde gündemde küresel ekonomi, Ukrayna Savaşı, Hürmüz Boğazı’ndaki enerji yolları, dünya ticaretinin belirsizlikleri ve düzensiz göç gibi ağır başlıklar bulunduğunu söyleyen Bahçeli, ABD Başkanı Trump’ın çalışma toplantısına girerken sarf ettiği “Patron benim” ifadesinin büyük etki yarattığını ifade etti. Bu sözün gelişi güzel olmadığını, G7 masasında mevcut güç dengesini ve Avrupa’nın güvenlik bağımlılığını gösteren bir itiraf olduğunu belirtti.
Avrupa’nın yıllardır stratejik özerklikten söz ettiğini, ancak savunma, siyasi ve ekonomik mimarisini Washington’un gölgesinden çıkaramadığını, NATO Genel Sekreteri’nin açıklamalarının bu durumu ortaya koyduğunu söyledi. Avrupa’nın, ABD’nin Avrupa’daki askerî katkılarını azaltma kararları karşısında kendi güvenliğini nasıl sağlayacağını düşündüğünü ifade etti.
Bahçeli, Avrupa’nın Türkiye’ye demokrasi, hukuk ve dış politika konuda ders verme hevesinden vazgeçmediğini, raporlar ve yaptırım tehditleriyle Türkiye’ye yönelik eleştirilerini sürdürdüğünü belirtti.
“Avrupa Hangi Yüzle Türkiye’ye Ders Vermeye Kalkışacak?”
Avrupa’nın zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için raporlar ve ithamlarla çifte standart uyguladığını söyleyen Bahçeli, bu yaklaşımdan hakikat veya hakkaniyet çıkmayacağını vurguladı. Türk milletinin kaderine karar verecek bir güç olmadığını, Türkiye’nin kendi güvenliğini başkasının iradesine bağlayanların durumunu örnek vererek eleştirdi.
Avrupa’ya Terör Örgütleri Eleştirisi
Bahçeli, Avrupa’nın düşmanlığı körükleyen dili görmezden gelmesinin Türk milliyetçiliği hakkında hüküm vermeye hakkı olmadığını; kendi kıtasında göç baskısıyla mücadele edenlerin, yıllardır milyonlarca mazluma kapısını açmış Türkiye’ye insanlık dersi veremeyeceğini ifade etti. ABD’ye bağlı güvenlik yaklaşımını benimseyenlerin Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ve Mavi Vatan anlayışına itiraz edemeyeceğini söyledi.
Bugünkü tablonun bir tarafında Türkiye’nin NATO içindeki ağırlığını, savunma sanayindeki yükselişini, göç yönetimindeki rolünü ve enerji yollarındaki önemini kabullenmek zorunda kalan Avrupa bulunduğunu; diğer tarafında ise Türk yargısını hedef alan, Ülkü Ocakları’nı karalayan, Mavi Vatan davasını küçümseyen ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenliğini göz ardı eden bir Avrupa olduğunu belirtti. Türkiye’nin egemenlik alanına itiraz edenlere karşı gerektiğinde karşılık verileceğini ifade etti.
AB’nin Yerine Getirmediği Taahhütler
Türkiye-Avrupa ilişkilerinin tarihçesine değinen Bahçeli, 1959 müracaat sürecinden 1963 Ankara Anlaşması’na, 1970 Katma Protokolü’nden 1995 Gümrük Birliği’ne, 1999 Helsinki’de adaylık statüsünün kabulüne ve 2005’te müzakerelerin başlamasına kadar uzanan süreci hatırlattı. Ancak Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye verdiği sözleri yerine getirmek yerine bazı üyelerin dar hesaplarına, Rum-Yunan vetolarına ve siyasi önyargılara teslim olduğunu söyledi. Vize serbestisinin yıllardır bekletildiğini, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin yavaş kaldığını ve müzakere başlıklarının siyasi gerekçelerle bloke edildiğini belirtti.
Ayrıntılar Geliyor…
Bahçeli konuşmasını bu değerlendirmelerle sürdürdüğünü ifade etti; toplantının detaylarının ve ileriye dönük değerlendirmelerin devam edeceğini belirtti.

