CHP’li Konuralp: Meclis Bilgilendirilmeli, Ortak Akıl Devreye Girmeli
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında, Milli Parklar Kanunu ve bazı kanunlar ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de değişiklik yapılmasına dair kanun teklifini görüşmek üzere toplandı. Genel Kurul’da söz alan CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları bağlamında değerlendirmelerde bulundu.
Konuralp şöyle konuştu: Malumunuz, bir süredir iktidar temsilcilerinden sıkça iç cepheyi güçlendirme, milli birlik ve beraberliği tahkim etme çağrıları duyuyoruz. Elbette Türkiye’nin böylesine hassas bir coğrafyada güçlü ve dayanışma içinde olması son derece kıymetlidir; ancak değerli arkadaşlar, birlik ve beraberlik yalnızca kürsüden dile getirilen sözlerle inşa edilmez. Aksine birlik ve beraberlik, örneğin farklı görüşlerin temsil edildiği bu Gazi Meclis’e saygı duymakla ve milletin iradesinin tamamını dikkate almakla mümkün olur.
Meclis Bilgilendirilmeli, Ortak Akıl Devreye Girmeli
Dolayısıyla, bugün komşumuz İran, bölgenin tüm güvenlik dengelerini etkileme potansiyeline sahip emperyalist bir saldırının hedefi olmuşken ve çatışmalar büyük bir hızla ülkemiz dahil tüm bölgeye yayılmışken, İYİ Parti önergelerinin de konusu olduğu üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin vakit geçirmeksizin bilgilendirilmesini talep ediyoruz. Biz de böylesine hassas dönemlerde Meclis’in bilgilendirilmesini ve ortak aklın devreye girmesini zorunluluk olarak görüyoruz; fakat iç cephe söylemini diline pelesenk etmiş iktidar, milletin temsil edildiği Meclis’i bilgilendirmekten kaçıyor ve Dışişleri Bakanı’nın salı günü Meclis’e geleceği bir lütufmuş gibi ilan ediliyor.
Peki, ne zaman? Savaşın 11’inci gününde. Umalım ki hiç olmazsa Hakan Fidan Meclis’e uluslararası bir televizyon kanalına gayri ciddi bir görüntüyle çıkan Bakan Yardımcısından ya da İran ve Körfez ülkelerindeki diplomat kökenli olmayan büyükelçilerden aldığı bilgilerle gelmez.
İradesini Trump’a Teslim Etmiş İktidar
Değerli milletvekilleri, unutulmamalıdır ki birlik ve beraberlik farklı siyasi görüşlere, partilere, kişilere veya kurumlara hukukilik kılıfına büründürülmüş pusular kurmakla, düşman hukuku uygulamakla sağlanmaz. Bu yüce Meclis’in çatısı altında tüm sorunlarımızı açık ve şeffaf bir biçimde konuşarak sağlanır. Gazi Meclis’imiz yalnızca iktidarın değil, 85 milyonun Meclisi’dir. Burada bulunan her bir milletvekili milletin iradesini temsil etmektedir. Meclis’teki gelişmeler hakkında bilgi sahibi olması demokrasinin gereğidir.
Gerçekçi olmak gerekir ki elbette iradesini Trump’a teslim etmiş siyasi iktidardan İspanya Başbakanı ve Sosyalist Enternasyonal’in Başkanı Pedro Sánchez’in İran konusunda ortaya koyduğu siyasi ve ahlaki duruşunun bir benzerini sergilemesini beklemiyoruz; ancak Hükümete, salıyı beklemeksizin Meclisi bilgilendirme çağrısı yapmayı, İran’a yönelik saldırıların ilk gününde hayatını kaybeden 150’den fazla İranlı kız çocuğunun aziz hatırasına duyduğumuz saygının vicdani sorumluluğu olarak görüyoruz.
“Bombalanmaya Mezhep Hesabıyla Sevinenler…”
Ve son sözüm de şu olsun: İran’a yönelik saldırıları mezhep penceresinden değerlendiren, ‘Şii bir devlet vuruluyor’ diyerek gelişmelerden sevinç duyan bir dilin de ortaya çıktığını görüyoruz. Bir ülkenin bombalanmasına, insanların hayatını kaybetmesine mezhep hesabıyla sevinmek; ‘Süreci ehl-i sünnet kazanıyor, Şia kaybediyor’ gibi ilkel mezhep hesabına indirgemek Türkiye’ye kurulmuş bir tuzaktır. Türkiye bu tuzağa düşmemelidir. Mezhep kimliği üzerinden saflaşmak kutuplaşmayı büyütür; adalet, insan onuru ve barış ve benzer değerler ise mezhep sınırlarını aşar.

