Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Kış: AKP iktidarında asgari ücretli 23 Cumhuriyet altını kaybetti

CHP’li Gülcan Kış: İşçi Gelirleri ve Geçim Krizi DİSK-AR Raporuyla

CHP’li Gülcan Kış: İşçi Gelirleri ve Geçim Krizi DİSK-AR Raporuyla Ortaya Kondu

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, DİSK-AR tarafından yayımlanan “İşçi Sınıfının Geçim Krizi Raporu”nun, Türkiye’de emeğin nasıl sistematik biçimde yoksullaştırıldığını tüm yönleriyle gösterdiğini belirtti. Kış, rapordaki verilerin milyonlarca emekçinin yaşadığı geçim krizini rakamlarla ortaya koyduğunu ifade etti ve AKP iktidarının ekonomi politikalarına sert tepki gösterdi.

Kış, “Türkiye bugün çalışanın emeğiyle zenginleştiği değil, çalıştıkça yoksullaştığı bir ülkeye dönüştürüldü. AKP 24 yıllık iktidarında işçinin sofrasından eti, cebinden altını, emeklinin de huzurunu aldı. Bugün yaşanan geçim krizi ekonomik bir tesadüf değil, siyasi bir tercihin sonucudur” dedi.

İşçinin cebinden 23 Cumhuriyet altını gitti

Rapordaki en çarpıcı verilerden biri, asgari ücretlinin altın karşısındaki kaybı oldu. Kış, 2005 yılında bir işçinin yıllık asgari ücretiyle 31,5 Cumhuriyet altını alabildiğini; bugün aynı ücretle yalnızca 8,1 Cumhuriyet altını alınabildiğini belirtti. Kış, “İşçinin cebinden yalnızca para gitmedi. Tam 23 Cumhuriyet altını gitti. Altın bu toplum için yalnızca yatırım değildir; düğündür, evlattır, gelecektir, güvencedir. İnsanların birikim yapma umudunu bile ellerinden aldılar. Bugün milyonlarca emekçi ay sonunu getiremediği gibi geleceği için tek kuruş kenara koyamıyor” diye konuştu.

Sofradaki et her yıl biraz daha küçüldü

Kış, Türkiye’de asgari ücretlinin temel gıdaya erişiminin her geçen yıl zorlaştığını ifade etti. Rapora göre bir asgari ücretlinin aylık maaşıyla yalnızca 27 kilogram dana eti alabildiği; aynı ücretle Hollanda’daki bir işçinin 107 kilogram, Fransa’daki bir işçinin ise 84 kilogram dana eti satın alabildiğini hatırlattı. “Bir ülkenin gerçek zenginliği sarayların ihtişamıyla değil, işçinin evine götürebildiği ekmekle, etle ölçülür. Bugün milyonlarca anne baba markette fiyat etiketine bakıp çocuklarının istediğini alamadan evine dönüyor. İşçinin sofrasındaki et küçülürken, iktidar hâlâ başarı hikâyeleri anlatıyor. Gerçek başarı, çalışan insanın evine et götürebilmesidir” dedi.

Asgari ücret artık açlık sınırının bile altında

DİSK-AR raporunun, net asgari ücretin açıklandığı gün itibarıyla açlık sınırının altında kaldığını ortaya koyduğunu belirten Kış, bugün dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenebilmesi için gereken tutarın 34.808 liraya, yoksulluk sınırının ise 114.348 liraya yükseldiğini söyledi. Kış, “28 bin liralık asgari ücretle bırakın insanca yaşamayı, yalnızca mutfak masrafını bile karşılayamıyorsunuz. Kira yok, elektrik yok, doğalgaz yok, ulaşım yok, çocukların eğitimi yok. İşçinin maaşı artık yalnızca temel gıda ihtiyacının bile gerisinde kalıyor. İnsanları açlık sınırının altında çalıştırıp buna istihdam politikası diyemezsiniz” ifadelerini kullandı.

Büyüdük dediler, işçiye düşen pay küçüldü

AKP’nin yıllardır ekonominin büyüdüğünü anlattığını, ancak büyümeden emeğin pay alamadığını vurgulayan Gülcan Kış, “Rapor açıkça gösteriyor ki işçinin milli gelirden aldığı pay yıllar içinde sistemli biçimde küçültüldü. Türkiye büyüdü dediler ama büyüyen işçinin maaşı değil, yandaşların serveti oldu. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, direksiyon başında ekmeğini kazanan milyonlar büyümeden hak ettiği payı alamadı” diye konuştu.

Türkiye’yi asgari ücretliler ülkesine dönüştürdüler

Kış, Türkiye’de çalışanların yaklaşık üçte birinin asgari ücret veya asgari ücretin hemen üzerinde çalıştığını belirterek bunun Avrupa’nın en kötü tablolarından biri olduğunu söyledi. “Eskiden asgari ücret istisnaydı, bugün ortalama ücret hâline geldi. İnsanlar tam zamanlı çalışıyor ama yine de yoksul kalıyor. Bunun adı emek sömürüsüdür. Sendikalaşmayı zayıflatan, toplu sözleşmeyi daraltan anlayış milyonlarca işçiyi düşük ücret kıskacına mahkûm etti” dedi.

Bu düzen değişecek

Açıklamasının sonunda Kış, iktidarın düşük ücret politikalarını eleştirerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’nin sorunu kaynak yokluğu değildir. Sorun, üretenden alıp ayrıcalıklı kesimlere aktaran anlayıştır. İşçiyi yoksullaştırarak enflasyon düşmez, emeği ucuzlatarak ekonomi büyümez. Bu ülkenin işçisi sadaka değil, emeğinin karşılığını istiyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak alın terinin, adil paylaşımın ve sosyal devletin mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Çünkü bu ülkeyi ayakta tutan saraylar değil, sabahın ilk ışığında işine giden milyonlarca emekçidir.”