Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li isim verilerle açıkladı: ‘7 günde 227 bin futbol sahası büyüklüğünde toprak, şirketlere devredildi’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu’ndan MAPEG İhalelerine İlişkin Basın

CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu’ndan MAPEG İhalelerine İlişkin Basın Açıklaması

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında MAPEG tarafından yayımlanan maden ihaleleri ve doğa tahribatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rızvanoğlu, iktidarın vatan toprağına “tüketilecek ve yağmalanacak bir alan” gibi baktığını belirterek, kararların bilim ve planlama yerine kısa vadeli rantla alındığını savundu.

Rızvanoğlu, devlet kurumlarının resmi raporlarındaki uyarılara dikkati çekti. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Ulusal Su Yönetimi raporlarına atıfta bulunarak, kurumların endişeli olduğunu ve raporların uyarılarda bulunduğunu söyledi.

Raporlardan yapılan alıntılar: Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet raporunda “Korunan alanlar üzerindeki madencilik, enerji ve ulaşım baskısı artıyor” ifadesinin kullanıldığını; Ulusal Su Yönetimi Özel İhtisas Raporu’nun ise “Maden ruhsatları verilirken yeraltı sularına vereceği zarar dikkate alınmalı” uyarısında bulunduğunu aktardı.

Rızvanoğlu, 2012–2024 arasında 121 bin 331 hektar orman alanının madenciliğe tahsis edildiğini, bunun Yalova’dan büyük veya Kilis’e yakın büyüklükte bir alan demek olduğunu ifade ederek, “Çok büyük bir alan adım adım, parça parça elden çıkarılıyor” dedi. İktidarın bu uyarıları, rakamları ve raporları dikkate almadığını; maden ruhsat dağıtımını artırdığını ve sürecin her geçen gün hızlandığını belirtti.

MAPEG tarafından 7 Şubat’ta başlatılan 317 numaralı ihale sürecine ilişkin verileri paylaşan Rızvanoğlu, tek bir ihalede satışa çıkarılan alanın geçmişte bir yılda çıkarılan toplam alana eşit olduğunu vurguladı. Verilere göre, 67 ilde 485 ruhsat sahasıyla toplam 548 bin 696 hektarlık alanın ihale kapsamına alındığını; bunun neredeyse Nevşehir’in tamamına yakın bir alan olduğunu söyledi.

Rızvanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ihalelerin satışları 25 Mart’ta başladı ve sadece ilk 7 günde 34 ilde, 146 ruhsat sahası, 162 bin hektardan fazla alan yani 227 bin futbol sahası büyüklüğünde toprak parça parça, hızla şirketlere devredildi.”

“BU BİR ÇEVRE SÜRGÜNÜDÜR”

Maden sahası olarak ilan edilen bölgelerde tarım, emek ve yerel ekonomi olduğunu hatırlatan Rızvanoğlu, bunun adını açıkça çevre sürgünü olarak koyduğunu söyledi. Vatandaşa doğduğu, büyüdüğü, kök saldığı toprakları terk etmesi dayatıldığını ifade ederek iktidarın yaklaşımını eleştirdi. Rızvanoğlu, bunu 21. yüzyılda uygulanan bir sömürge modeli olarak niteledi ve geçmişte Batı’nın Afrika’ya uyguladığı yaklaşımla kıyasladı.

Rızvanoğlu, toprağını koruyanların cezalandırıldığını vurguladı. Artvin’de ağacına sahip çıkan Reşit Kibar’ın silahla öldürüldüğünü; İstanbul’da doğayı anlattığı için Hakan Tosun’un sokak ortasında dövülerek öldürüldüğünü; Akbelen direnişinden tanınan Esra Işık’ın toprağını savunduğu için tutuklandığını belirterek “Bir insan ağacını koruyorsa, suyuna sahip çıkıyorsa suç mu işliyor?” diye sordu.

Rızvanoğlu, AKP iktidarına şu çağrıda bulundu: “Anayasal hakkını kullanan vatandaşı cezalandırmaktan, toprağına sahip çıkan insanı karşısına almaktan, vatandaşı çevre sürgününe zorlamaktan vazgeçmelidir. Hiç kimsenin; bu ülkenin insanını, doğduğu, büyüdüğü, ekmeğini kazandığı topraklardan koparmaya hakkı yok.”

Rızvanoğlu, ülkenin altındaki zenginliklerin değerlendirilebileceğini ancak bunun nasıl yapılacağının önemli olduğunu belirterek, “Kamu yararını gözeterek, bilimle, planlamayla, doğayı koruyarak, insanı merkeze alarak” yapılması gerektiğini; mevcut uygulamalarda ne denge gözetildiğini ne doğanın korunduğunu ne de insanın dikkate alındığını savundu. Son söz olarak, iktidarın tek amacının bitmek bilmeyen para hırsı olduğunu ifade etti.