CHP’li Başevirgen: Dört Kişilik Ailenin Aylık İçme Suyu Gideri 3 Bin Liraya Ulaştı
CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, artan damacana su fiyatlarına ilişkin açıklama yaptı. Başevirgen, dört kişilik bir ailenin aylık içme suyu masrafını hesapladı ve Türkiye’de ortalama damacana su fiyatının 180 lirayı bulduğuna dikkat çekti.
Başevirgen, standart bir su bardağının 200 mililitre olduğu düşünüldüğünde 19 litrelik bir damacanadan 95 su bardağı su çıktığını, bunun da bir bardak suyun yaklaşık 2 liraya dayandığı anlamına geldiğini belirtti. Uzmanların önerisine göre bir yetişkinin günde ortalama 2 ila 2,5 litre su tüketmesi gerektiğini, bunun kişi başına ayda yaklaşık 75 litre suya tekabül ettiğini söyledi.
Günlük 2,5 litre tüketen bir kişinin her gün yaklaşık 25 liralık, aylık ise 750 liralık su tüketmiş olduğunu ifade eden Başevirgen, dört kişilik bir aile üzerinden yapılan hesaplamada durumun daha da ağırlaştığını; dört kişilik bir ailenin aylık içme suyu masrafının 3 bin lirayı bulduğunu aktardı.
“İÇME SUYUNA AYRILAN 3 BİN LİRA AYRI BİR KRİZ BAŞLIĞI HALİNE GELMİŞ DURUMDA”
Aylık su giderinin 3 bin lirayı bulmasının ayrı bir kriz başlığı haline geldiğini vurgulayan Başevirgen, gıda enflasyonu, kira artışları ve enerji faturalarının zaten dar gelirlinin belini bükmüşken asgari ücretle geçinen bir aile için yalnızca içme suyuna ayrılan 3 bin liranın ayrı bir kriz başlığı olduğunu söyledi. Temiz içme suyuna erişimin temel bir insan hakkı olduğunu, ancak bugün suyun fiilen yüksek maliyetli bir tüketim ürünü haline dönüştüğünü belirtti.
Başevirgen, Türkiye’de ekonomik krizin artık saklanamaz noktada olduğunu, rakam makyajları ve ‘enflasyon düşüyor’ söylemlerinin gerçeği değiştirmediğini; vatandaşın mutfağındaki gerçeğin çok net olduğunu, ‘sudan ucuz’ söyleminin geçerliliğini yitirdiğini çünkü artık suyun bile ucuz olmadığını ifade etti.
“VATANDAŞ İÇİN BÜYÜYEN TEK ŞEY FATURALAR”
İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Başevirgen, iktidarın yıllardır ‘büyüme’ ve ‘istikrar’ söylemini tekrarladığını, fakat vatandaş için büyüyen tek şeyin faturalar olduğunu söyledi. İstikrar kazananın ise zamların sürekliliği olduğunu belirtti. İnsanların içtikleri suyu hesaplamak zorunda kalmasının meselenin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet sorunu olduğunu vurguladı.
Başevirgen, görünen o ki bugün en temel ihtiyacın bile siyasi tercihlerden bağımsız olmadığını, ‘su hayattır’ denirken hayatın bu kadar pahalı olduğu bir ortamda suyun lüks haline geldiğini ifade etti. Türkiye’de insanların tasarrufu tatilden veya eğlenceden değil, sudan yapmayı düşündüğünü ve bu tablonun iktidarın anlattığı ‘güçlü ekonomi’ iddiasının somut bir çöküşü olduğunu söyledi.

