TBMM Genel Kurulunda Bütçe Görüşmeleri Sürüyor
TBMM Genel Kurulu’nda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin tümü üzerindeki görüşmeler devam ediyor. CHP grubu adına konuşan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın konuşmasında öne çıkanlar aşağıda yer almaktadır.
Emekli, İşçi ve Yoksulluk Vurgusu
Başarır, günlerdir Meclis’te emekli ve işçilerin sorunlarının, faizin ve yoksulluğun konuşulamadığını belirtti. İktidar kanadından gelen milletvekillerinin emekli maaşı, asgari ücret ve yoksulluk konularına ilişkin muhalefetin eleştirilerini dile getirmediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bu düzen sürdürülemez” tespitine atıf yapan Başarır, ülkenin yönetimi ve 23 yıllık iktidarın ekonomi üzerindeki etkilerini sorguladı.
Ekonomi, Kamu Borcu ve Özelleştirmeler
Başarır, kamu borcunun ve ekonomik göstergelerin 2018’den bu yana olumsuz yönde değiştiğini vurguladı. Enflasyonun 2018’de yüzde 11 iken bugün yüzde 70’lere çıktığını; doların 5 liradan 43 liraya, faizin yüzde 18’lerden yüzde 60’lara yükseldiğini, kamu borcunun 1 trilyondan 13,2 trilyona çıktığını ifade etti. Ayrıca Osmangazi Köprüsü garantileri, vergi muafiyeti ve sigorta borçlarına af gibi uygulamaları eleştirerek bu düzenlemelerin muhalefetin değil iktidarın sorumluluğunda olduğunu belirtti.
Vergi Affı ve Gelir Dağılımı Eleştirisi
Başarır, “16 trilyonluk bütçe gelirinin yüzde 22’sine denk gelen vergiyi affediyoruz” sözleriyle, yapılan vergi affının kapsamına dikkat çekti. Bu affın bir kısmının işçi, asgari ücretli ve emekliyi kapsasa da büyük kısmının kurumlar vergisinden oluştuğunu belirtti ve vergide adalet talep etti.
Yaşam Maliyeti ve Asgari Ücret
Ülkedeki yaşam maliyetine dikkat çeken Başarır, bir asgari ücretlinin iPhone almak için 135 gün çalışması gerektiğini, İsviçre’de bunun 4 gün, Almanya’da 10 gün, Fransa’da 12 gün olduğunu belirtti. Emeklilerin aylık gelirlerinden, kiralardan ve asgari ücretin yetersizliğinden söz etti. Kira enflasyonunda Türkiye’nin birinci, Ankara, İstanbul ve İzmir’de kira ortalamasının 30 bin lira olduğuna işaret etti. Ayrıca ezilenlerin kredi ve kredi kartı borçlarının toplamının 5,7 trilyon, yıllık ödenen faizin 1,2 trilyon ve 4 milyon 180 bin kişinin icrada olduğunu aktardı.
TÜİK, RTÜK ve Devlet Kurumlarına Eleştiriler
Başarır, devlet kurumlarının güvenilirliğine ilişkin eleştirilerde bulundu. TÜİK’in enflasyonu 1 puan eksik hesaplamasının emeklilerin aylığından 38 milyar lira eksilttiğini söyledi ve bu nedenle kendisine açılan 150 bin liralık davaya atıfta bulundu. RTÜK, TRT ve diğer kurumların taraflı uygulamalarına dikkat çekti; eleştiri getiren kanallara ceza verilirken, hükümete yakın yayınlara yaptırım uygulanmadığını savundu.
Yolsuzluk, Rekabet ve Gümrük Soruşturmaları
Rekabet Kurumu ve Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü örneklerini vererek soruşturmalarda ve kaçakçılıkta eksiklikler olduğunu ileri sürdü. Can Holding soruşturmasında kaçakçılara yer ve imkân sağlandığı iddiasını dile getirdi ve sorumluların yargılanmadığını söyledi.
Uyuşturucu ve Organize Suç İddiaları
Mersin limanında ele geçirilen 8,5 milyon uyuşturucu hap olayına değinen Başarır, sevk eden ülkelerin Kolombiya ve Venezuela olduğunu, limanın belli olduğunu ancak baronların yakalanmadığını savundu. Uyuşturucu satışı ve erişiminin kolaylaştığını, sokak ve mahallelerde yaygınlaştığını, çocukların tehlikede olduğunu belirtti. Uzun süredir büyük uyuşturucu baronlarının yargı önüne getirilmediğini söyledi ve bu konunun konuşulmadığını vurguladı.
Adalet, Yargı Süreçleri ve Tutuklamalar
Geçmişteki Ergenekon ve Balyoz davaları ile güncel yargı süreçlerini eleştiren Başarır, ceza avukatı kimliğiyle gördüğü uygulamaların dehşet verici olduğunu ve hukukun ayaklar altına alındığını söyledi. Birçok belediye başkanının tutuklandığını, deliller toplanmadan tutuklama yapıldığını ve hesap soran bir mekanizma olmadığını ifade etti.
Sonuç ve Değişim Çağrısı
Başarır, Cumhurbaşkanının ifade ettiği “zengini zengin, fakiri fakir yapan” düzen tespitine atıfla bu karanlık ve kirli sistemin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Zenginden az, işçilerden daha fazla vergi alan ve toplumsal adaleti zedeleyen mevcut düzenin değiştirilmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.
















