CHP Grup Başkanvekili Murat Emir’den Meclis Ziyareti ve Görüşme İçeriği
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşmelerine ilişkin bilgi verdi. Emir, görüşmenin kendi talebi üzerine gerçekleştiğini, kendilerine kabuller için teşekkür ettiklerini belirtti. Son haftalarda Meclis’in yıllık çalışmaya ara verme döneminin başlarken kalan işlerin nasıl yapılacağına ilişkin Meclis’in çalışma takvimi başta olmak üzere bazı konularda Meclis Başkanı’nın görüşlerine başvurduklarını, ayrıca kendi görüşlerini ifade etme olanağı bulduklarını söyledi.
Emir, görüşme sırasında çözüm süreciyle ilgili bir çerçeve yasanın hazırlığının olduğunun Meclis Başkanı tarafından da ifade edildiğini aktardı. Süreçte şimdiye kadar Meclis Başkanı’nın parti genel başkanları ile görüştüğünü, ancak partilerdeki mevcut durum nedeniyle bu görüşmelerin hangi çerçevede olacağının değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Emir, CHP’deki butlan kararı nedeniyle partinin genel başkanlığının gasp edildiğini, fiilen sarayın işgali altında olduğunu belirterek seçilmiş Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yerine Özgür Özel’in CHP Grup Başkanı sıfatıyla hareket ettiğini ifade etti. Bu nedenle Meclis Başkanı’nın Özgür Özel ile Grup Başkanı sıfatıyla görüşmesinin hangi şartlarda olabileceğine dair değerlendirme yaptıklarını söyledi ve Özgür Özel’in kısa süre içinde yeni kurulacak partinin Genel Başkanı olması ve o sıfatla Meclis Başkanı’yla görüşme planlanmasının umulduğunu ekledi.
Çerçeve Yasa: Gecikme ve Beklentiler
Emir, çerçeve yasanın çok geciktiği kanaatinde olduklarını belirtti. Çerçeve yasanın temel amacının toplumsal barış, demokratikleşme ve yaşanan ağır hukuksuzluklara dönük düzeltici hukuki önerileri içermesi gerektiğini vurguladı. Bu çalışmaların geciktiğini, hatta bilerek geciktirildiğini düşündüklerini söyledi. Ancak artık böyle bir çalışmanın yapıldığına dair belirtilerin aşikar olduğunu belirtti. Eğer olgunlaştırılmış bir çerçeve yasa, komisyondaki raporun çizdiği çerçeveye uygun olursa bu konuda çalışma yapılabileceğini, kendilerinin de kamuoyunu tatmin edecek, 86 milyonun vicdanını kanatmayacak; aynı zamanda demokratikleşme, ağır adaletsizliklerin giderilmesi, toplumsal barış ve terörün kalıcı olarak bitirilmesine yönelik düzenlemeler içeren bir taslak görmeleri halinde katkı vermeye hazır olduklarını söyledi. Bugüne kadar yapılan hazırlıklardan haberdar olmadıklarını, bu nedenle samimiyetle ve açıklıkla sürece katkı vermeye hazır olduklarını yineledi.
Butlan Kararı ve Hukuki Süreç
Butlan kararının sahibinin Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyleyen Emir, kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilmediğinin ülke genelinde bilindiğini ifade etti. Siyasetin dizayn edilmeye çalışıldığını, CHP’nin fiilen saraya bağlanmak istendiğini, genel başkanlık makamı da dahil olmak üzere genel merkez yönetiminin seçilmiş yönetimin hukuksuzca uzaklaştırıldığını ve genel merkezin fiili işgal altında olduğunu belirtti. Bu durumun açık bir gerçeklik olduğunu vurguladı.
Emir, CHP’yi bölme ve parçalama girişiminin sarayda tasarlanmış bir kumpas olduğunu, amaçlarının cumhurbaşkanlığı seçiminde partiyi uzun vadede etkisizleştirmek olduğunu söyledi. Hukuki haklarını aradıklarını ancak mahkemelerden adalet çıkmayacağını bilen bir gerçeklikle karşı karşıya olduklarını ifade etti. Mahkemeye başvurmanın bir hak ve görev olduğunu, bir kişini hakkını aramak için mahkemeye gitmesi için o mahkemelere sonuna kadar güvenmesi gerekmediğini belirtti; fakat ülke gerçekliğinin, bazı mahkemelerin siyasi kararlar verdiğinin açıkça görüldüğünü dile getirdi.
Yeni Yol ve Millet Vurgusu
Emir, yaslandıkları yerin “saray yargısı” olduğunu belirterek, meşruiyet ve siyasetin yok sayıldığını söyledi. Saray yargısını arkasına alanların ‘her şeyi yapabilecekleri’ anlayışıyla hareket ettiğini ifade etti. Bu koşullar altında milletin seçeneksiz bırakılmaması gerektiğini, yeni bir yol açtıklarını ve bu yolla bir umudu büyüttüklerini kaydetti. Düzenin ve tek adam rejimine razı olmayan, yargı üzerinden siyaset dizaynına itiraz edenler adına mücadele ettiklerini, yolsuzluklara, talana, zorbalığa, tutuklamalarla siyasetçilerin cezaevlerinde tutulmasına itiraz ettiklerini söyledi.
Emir, eğitim hakkı için mücadele edenler, istihdam için çaba gösteren öğretmenler ve adayları, düşük ücretlerle yaşamaya mahkûm edilen asgari ücretliler, yüksek işsizlik yaşayanlar, düşük zammı ve kök maaşa mahkûm edilen emekliler adına yeni bir yol açtıklarını belirtti. Bu yolu milletle birlikte yürüdüklerini, halkın kendileriyle olduğunu kaydetti. Polis desteğinin, gaz kullanımının ve AKP yargısının saray yanlısı olduğunu; ancak sarayın kaybedeceğini, milletin kazanacağını ifade etti.
Emir, yaptıklarının CHP’yi bölmek olmadığını, saraya eklemlenmiş küçük bir parçayı masa ve sandalyeleriyle orada bırakarak CHP’liliği, Atatürk’ten alınan tam bağımsızlık idealini, halkçılığı, cumhuriyetçiliği ve devletçiliği daha genişleterek daha demokratik, daha eşit paylaşımcı ve daha adil bir Türkiye için mücadele başlangıcı olduklarını belirtti. Bu nedenle milletin yanında olduklarını, rakiplerinin ise bir avuç kaldığını ve tarihin çöplüğüne gideceklerini sözlerine ekledi.
