Avrupa Birliği Sanayi Hızlandırıcı Yasa Teklifi kamuoyuna sunuldu
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, sanayisini güçlendirmek ve dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla hazırladığı “Sanayi Hızlandırıcı Yasa” teklifini Brüksel’de kamuoyuna duyurdu. Teklifin merkezinde yer alan “Made in EU” (AB malı) şartı, kamu alımlarında ve devlet desteklerinde Avrupa menşeli ürünlere öncelik verilmesini öngörüyor.

Stratejik sektörlerde “Avrupa önceliği”
AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Stephane Sejourne tarafından açıklanan plana göre, Avrupa’da bugün %14 seviyesinde olan sanayinin Gayrisafi Yurt İçi Hasıladaki (GSYH) payının 2035 yılına kadar %20’ye çıkarılması hedefleniyor. Sejourne, “Avrupa’nın parası Avrupa üretimine gitmeli” vurgusunu yaparken, teklif kapsamında yer alacak sektörleri şöyle sıraladı:

- Enerji Yoğun Endüstriler: Alüminyum, çimento, çelik ve kimyasal ürünler.
- Otomotiv: Elektrikli araçlar, bataryalar, kamyon ve otobüsler.
- Yeşil Enerji: Rüzgar türbinleri, güneş panelleri (fotovoltaikler) ve nükleer teknoloji.
Gümrük Birliği avantajı mı, riski mi?
Yasa teklifinde en dikkat çeken detay, AB ile Gümrük Birliği (GB) olan ülkelerin ürünlerinin de “Birlik menşeli” kabul edilecek olması. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin de bu kapsama dahil edilmesini “olumlu ve yapıcı bir karar” olarak nitelendirdi. (Kaynak: https://twitter.com/omerbolatTR/status/2029211603950768415)
Ancak bu durumun önemli bir şartı bulunuyor: Mütekabiliyet. AB, kendi şirketlerine pazarı açan ülkelere bu hakkı tanıyacak. Bu yaklaşım, Türkiye’deki kamu ihalelerinde yerli üreticiyi koruyan mekanizmaların, Avrupalı şirketler lehine esnetilmesi baskısını beraberinde getirebilir.
Dev yatırımlara sıkı denetim
Teklifle birlikte, tek bir ülkenin küresel üretim kapasitesinin %40’ından fazlasını kontrol ettiği sektörlerde—örneğin Çin’in hakim olduğu alanlarda—100 milyon Euro’yu aşan büyük yatırımlara özel şartlar getirilecek. Bu yatırımların AB içinde yüksek kaliteli işler yaratması ve teknoloji transferi yapması zorunlu tutulacak.
İş dünyası temkinli ama umutlu
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin AB değer zincirinin bir parçası olarak görülmesini memnuniyetle karşıladı. Avdagiç, “Made in EU” ağlarının Türkiye aleyhine rekabet dezavantajı yaratma riskinin bu şekilde önlenebileceğini vurguladı.
Bununla birlikte iş dünyası temsilcileri, vize serbestisi, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve AB üyeliği gibi kronikleşen konuların hâlâ çözüm beklediğini belirtti.

