Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

AKP’li Galip Ensarioğlu’ndan siyaset gündemini karıştıracak çıkış… SDG açıklamaları üzerinden Hakan Fidan’a yüklendi: ‘Cumhurbaşkanı’nın iradesine aykırı tavır gösteren kişi ya görevi bırakır ya da görevden alınır’

AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nun Sürece İlişkin Değerlendirmeleri AKP Diyarbakır

AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nun Sürece İlişkin Değerlendirmeleri

AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Rudaw TV’de katıldığı programda iktidarın “Terörsüz Türkiye” süreci ve Meclis çalışmalarına ilişkin görüşlerini paylaştı. Ensarioğlu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın üslubunu eleştirerek, “Bizim başkanlık sistemimizde politika belirleyici olan irade Cumhurbaşkanı’nın iradesidir. Cumhurbaşkanı’nın iradesinin üstünde bir irade olamaz” ifadesini kullandı.

Ensarioğlu şu şekilde konuştu: Bizim başkanlık sistemimizde politika belirleyici olan irade, Cumhurbaşkanı’nın iradesidir. Cumhurbaşkanı’nın iradesine aykırı tavır gösteren kişi ya görevi bırakır ya da görevden alınır. Türkiye’nin böylesine önemli meselelerinde, sıfatı ne olursa olsun, Cumhurbaşkanı’nın iradesinin üstünde bir irade olamaz ve kimse buna karşı bir irade ortaya koyamaz. Hakan Fidan’ın açıklamalarında Suriye politikasına dair bazı sertliklerin bulunduğu veya dönemin ruhunu tam yansıtmayan ifadelerin kullanıldığı söylenebilir; bunu kendi şahsi görüşüm olarak ifade ediyorum. Ancak neticede nihai politikayı Cumhurbaşkanı belirler ve son sözü o söyler.

Komisyonun çalışmaları ve Meclis gündemi: Ensarioğlu, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının son aşamaya geldiğini; komisyonun, partilerin sunduğu raporlar doğrultusunda ortak bir tavsiye raporu hazırlayacağını belirtti. Ensarioğlu, “Yılbaşından sonra Meclis açıldığında en önemli gündem bu olmalı ve süreç somut adımlarla hızla hayata geçirilmelidir” dedi.

“Umut hakkı” açıklaması: AKP ile MHP arasında “umut hakkı” üzerinden çelişki iddialarına yanıt veren Ensarioğlu, aralarında çelişki olmadığını, iki farklı siyasi parti olduklarını söyledi. Türkiye’nin temel meselelerinde iş birliği içinde olduklarını, her konuda birebir aynı düşünmenin mümkün olmadığını belirtti. Öcalan’ın umut hakkı meselesinin sürecin önünde bir engel teşkil etmediğini vurgulayan Ensarioğlu, asıl önceliğin meselenin şiddetten arındırılması olduğunu ifade etti. Komisyonun mevcut görevinin; silah bırakma süreci, silah bırakacak güçlerin akıbeti ve toplumsal entegrasyonuyla ilgili bir yol haritası çizmek olduğunu belirtti. Kürt sorununu veya Türkiye’nin demokratikleşme sorununu bütünüyle hemen çözme veya süreci yalnızca Öcalan’ın geleceğine kilitleme önceliği olmadığını söyledi. Sorunun şiddet tamamen ortadan kalktıktan sonra diğer konuların konuşulacağını, Öcalan’ın umut hakkı gerek görülürse bunun tartışılabileceğini; ardından Selahattin Demirtaş ve diğerlerinin durumunun geleceğini ifade etti. Kanaati, mesele tamamen ortadan kalktıktan ve toplumsal endişeler giderildikten sonra tüm bu hususların sorun olmaktan çıkacağı yönünde.

Yasal düzenlemeler ve teknik çalışmalar: Yasal düzenlemelerde teknik çalışmaların sürdüğünü belirten Ensarioğlu, PKK’nın örgüt olarak kendini feshedip tamamen silah bırakmasının ardından cevaplanması gereken soruların belli olduğunu söyledi: Cezaevindekilerin akıbeti, Avrupa’da arananların durumu, Mahmur Kampı’ndaki on binlerin, silahlı güçlerin ve yönetim kadrosunun akıbeti gibi hususlar teknik detaylar olarak ele alınıyor. Türkiye’de tereddüt uyandıran konulardan birinin, çıkarılabilecek bir af veya benzeri düzenlemenin vatana kastetmiş FETÖ’cü darbecileri kapsayıp kapsamayacağı olduğunu, bunun kapsanmaması gerektiği konusunda tüm tarafların hemfikir olduğunu belirtti. Benzer şekilde IŞİD veya diğer suç örgütleri mensuplarının aynı düzenlemelerden faydalanmaması gerektiğini söyledi. Bu teknik detayların aşılabileceğini ve şu anda birkaç farklı formül üzerinde konuşulduğunu ifade etti.

DEM Parti mitingi değerlendirmesi: DEM Parti’nin 4 Ocak’ta yapmayı planladığı mitingin zamanlamasını doğru bulmadığını belirten Ensarioğlu, her siyasi partinin siyasi faaliyette özgür olduğunu ancak bu mitingin zaman ve dönemin ruhuna uygun olmadığını söyledi. Öcalan’ın çözüm sürecinde kendi geleceğinin konuşulmasını şu aşamada doğru bulmayacağına işaret ederek, sürecin hassasiyetini bozacak adımlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Hassasiyet yaratacak, karşı milliyetçiliği körükleyecek ve süreci sabote etmek isteyenlerin eline malzeme verecek gereksiz eylemlerden kaçınılması gerektiği kanaatinde olduğunu belirterek, şahsen mitingin zamanlamasını doğru bulmadığını ifade etti.

Hakan Fidan’ın sözleri: Önceki gün TRT World’e konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye hükümetiyle SDG arasında 10 Mart’ta varılan anlaşmanın uygulanmasının geciktiğini ve SDG’nin gecikmeden mutabakata uyması gerektiğini belirtmişti. Fidan, “Biz sadece işlerin diyalog, müzakereler ve barışçıl yollarla ilerlemesini umuyoruz. Ancak SDG, ilgili aktörlerin sabrının tükenmekte olduğunu anlamalıdır. 10 Mart anlaşmasına yönelik taahhütlerinin yerine getirileceği bir noktaya gelmeleri gerekiyor. Herkes, bu anlaşmanın hiçbir gecikme olmadan ve hiçbir şekilde çarpıtılmadan uygulanmasını bekliyor çünkü bu anlaşmadan bir sapma görmek istemiyoruz” ifadelerini kullanmıştı.