Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol DEM Parti Ankara İl Örgütü’nü Ziyaret Etti
Görevden uzaklaştırılan ve yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, DEM Parti Ankara İl Örgütü’nü ziyaret etti. DEM Parti Ankara İl Eş Başkanı Fatin Kanat, Özer’e ziyareti için teşekkür ederek şunları söyledi: “Sevgili Hocamız, Başkanımız Prof. Dr. Sayın Ahmet Özer’i ve beraberinde burayı ziyaret eden CHP Ankara İl Başkanı Sayın Dr. Ümit Erkol’u ve beraberindeki heyeti İl Örgütümüzde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu vesileyle Sayın Başkanımıza geçmiş olsun diyoruz. Kendisi hakkında hazırlanan son haksızlığı ve verilmiş olan cezayı da kabul etmediğimizi, etmeyeceğimizi bir kere daha beyan ediyoruz. Bütün haksızlıklara, hukuksuzlara karşı Sayın Hocamızın verdiği mücadelenin yanındayız. Aynı zamanda Hocamız çok sayıda araştırma yapmış, çok sayıda kitaplar yayınlamış bir bilim adamıdır. Kürt meselesi konusunda da önümüzdeki süreçte kendisinden önemli katkılar beklediğimizi bir kere daha belirtiyor ve kendisine beraberinden gelen CHP İl Başkanı ve CHP heyetine de hoş geldin diyoruz.”
Özer: Sürecin Umut Veren Yanı Barış ve Demokrasi
Ahmet Özer ise konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Prensip olarak bugüne kadar gittiğim her yerde CHP’yi, ziyaret ettiğim her yerde mutlaka DEM’i de ziyaret ediyorum. Zira bu süreçte ben bu iki partinin kardeş partiler olduğunu, birlikte mücadele etmeleri gerektiğine inanıyorum. Çünkü zor bir süreçten geçiyoruz. Aynı zamanda umut vaat eden bir süreçten geçiyoruz. Sürecin zorluğu bizim bugüne kadar yaşadıklarımızdır. Sürecin umut veren yanı ise barış ve demokrasi süreci yaşıyor olmamızdır.” Özer, içerideyken en büyük üzüntüsünün barış sürecine fiilen katkıda bulunamamak olduğunu, buna rağmen yazarak ve çizerek katkı vermeye çalıştığını belirtti.
Özer, barış ve demokrasi sürecini, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt meselesinin kalıcı çözümüne giden tarihi bir süreç olarak değerlendirdi. Bu sürecin başarılı olması halinde Kürt’ün, Türk’ün, Laz’ın, Çerkes’in, Alevi’nin, Sünni’nin eşit temelde, barış içinde bir arada yaşayabileceğini vurguladı.
Özer’den İktidara ve Topluma Çağrı: Tarihi Fırsat Heba Edilmemeli
Özer, iki gündür Ankara’da gerçekleştirdiği temaslarda taleplerini dile getirdiğini, DEM liderleri ve CHP ile MHP temsilcileriyle görüştüğünü aktardı. Türkiye’de yaşayan 86 milyonun barış istemi olduğunu, sürecin bölge barışı için de tarihi bir fırsat sunduğunu belirterek: “Hiç kimse bu tarihi fırsatı siyasi nedenlerle heba etmemelidir.” dedi.
Sürece güven sağlanması gerektiğini, Meclis’te kurulan komisyondan doğan siyasal mutabakatın toplumsal mutabakata dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Bunun için yasal değişiklik gerektirmeyen somut adımlardan örnekler verdi: AYM ve AİHM kararlarının uygulanması; Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Osman Kavala gibi kişilerin hem AYM hem AİHM kararları doğrultusunda özgür bırakılması gerektiğini ifade etti.
Özer kayyumlar sorununa da değinerek, kayyum atamalarının halkın iradesinin gasbedilmesi anlamına geldiğini, bunun demokrasi açısından ayıp olduğunu ve sürece yakışmadığını belirtti. Kayyum uygulamasına bir an önce son verilmesinin, halka olan inanç ve güveni artıracağını söyledi.
Çifte Standart Eleştirisi ve Hasta Tutuklular Çağrısı
Özer, barış süreci yürütülürken ana muhalefet partisine yönelik operasyonların sürdürülmesini eleştirdi: “Bir taraftan barış süreci yapılırken öte taraftan ana muhalefet partisine hala operasyonlar sürüyor.” Toplumun önemli bir kesimi dışlanarak barışın sağlanamayacağını vurguladı.
Ayrıca hasta tutuklular ve hükümlülerle ilgili insani ve vicdani düzenlemelerin yapılması gerektiğini, yasaların da bu yönde olduğunu belirtti. Hapishane koşullarında tedavi olamayacak kişilerin infazlarının geri bırakılmasının bir lütuf değil, yasal gereklilik olduğunu kaydetti.
Öneriler: Siyasal Mutabakatı Toplumsal Mutabakata Çevirmek
Özer, sürecin başarıya ulaşması için iki önemli adımdan söz etti. Birincisi siyasetin irade göstermesi; ikinci olarak ise siyasal mutabakatın toplumsal mutabakata dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Bunun yöntemleri arasında sivil toplum kuruluşlarının, akademisyenlerin ve kanaat önderlerinin sürece katkı vermesi ile her siyasi partinin kendi tabanına bu mutabakatı anlatması yer alıyor.
Özer, içeriden çıktıktan sonra il il dolaşarak barış sürecinin önemini anlattığını, bu sürecin Türkiye’nin ikinci yüzyılı için büyük bir fırsat olduğunu ve tüm tarafların katkı sunması gerektiğini belirtti. Sürecin adım adım ilerleyeceğine, eşitlik, özgürlük ve adaletin sağlanacağı günlerin birlikte yaşanacağına inandığını ifade etti.
Ümit Erkol’dan Mesaj
CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol da yaptığı açıklamada, sürecin siyasi partilerin seçim hesaplarına kurban edilmemesi temennisinde bulunarak: “Umarım başlayan bu süreç siyasi partilerin çeşitli seçim hesaplarına kurban edilmez. Bir an önce Türkiye özlediği barışına kavuşur. Biz de elimizden gelen katkıyı yapmak için hazırız.” dedi.
















