ABD Denizcilik İdaresi’nden Uyarı: Umman ve Hürmüz Seyirlerinde İran Karasularından Uzak Durun
ABD ile İran arasında Umman’da yürütülen dolaylı müzakereler sürerken, Washington yönetiminden bölgedeki Amerikan gemilerine yönelik dikkat çeken bir güvenlik uyarısı yayımlandı.

ABD Denizcilik İdaresi, bölgede seyreden ABD bayraklı ticari gemilere İran karasularından “mümkün olduğunca uzak durulması” tavsiyesinde bulundu. Güvenlik protokolünde, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerin İran karasularına yaklaşmaktan kaçınmaları istendi.
Gemi kaptanlarına yönelik uyarıda, olası bir müdahalede İran güçlerinin gemiye çıkmasına izin vermemeleri, ancak zor kullanarak direnmekten de kaçınmaları çağrısı yapıldı. Uyarı metninde, “İran güçlerinin ABD bayraklı bir ticari gemiye çıkması durumunda mürettebat zor kullanarak direnmemelidir. Direnmemek, müdahaleye rıza gösterildiği anlamına gelmez” ifadeleri yer aldı.

Ayrıca, doğuya seyreden gemilere Umman karasularına yakın rotaları tercih etmeleri önerildi.
Müzakereler ve Bölgedeki Gerginlik
Güvenlik uyarısı, ABD ve İran heyetlerinin Umman’da gerçekleştirdiği ilk tur dolaylı görüşmelerin ardından yayımlandı. Tarafların bu hafta içinde Umman’da yeniden bir araya gelmesi bekleniyor.

Aynı zamanda ABD yönetimi, Hürmüz Boğazı’nı “dünyanın en önemli petrol darboğazlarından biri” olarak tanımlarken, bölgedeki askeri hareketliliğin sürdüğüne dikkat çekti. ABD ordusu, ocak ayı sonunda bir uçak gemisine yaklaşan İran’a ait bir insansız hava aracının düşürüldüğünü açıklamıştı.

Müzakerelerin kapsamı konusunda taraflar arasında görüş ayrılığı bulunuyor. İranlı yetkililer, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmasını isterken, ABD yönetimi İran’ın füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de gündeme alınmasını talep ediyor.
Ayrıca, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Ermenistan ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump’ın uranyum zenginleştirme konusunda “sıfır zenginleştirme” talebini sürdürdüğünü belirtti. Tahran yönetimi ise uranyum zenginleştirmenin ülkenin egemenlik hakkı olduğunu savunuyor.

