BofA Raporu: Altın ve Gümüşteki Sert Düşüş Piyasa Yapısını Yeniden Şekillendiriyor
Bank of America (BofA), altın ve gümüş piyasalarında yaşanan son sert geri çekilmeyi değerlendirdiği raporunda, piyasadaki tansiyonun kısa vadede düşmeyeceği uyarısında bulundu. Banka, kıymetli metallerde görülen rekor düzeydeki dalgalanmaların piyasanın yapısal bir değişimden geçtiğine işaret ettiğini bildirdi.
Oynaklık 2008 ve 1980 krizlerini geride bıraktı

BofA’nın yayımladığı analizde, altındaki fiyat hareketlerinin tarihsel kriz dönemleriyle kıyaslandığında ürkütücü boyutlara ulaştığı ifade edildi. Bankanın izlediği özel göstergeye göre, altındaki oynaklık 2008 küresel finans krizinin en çalkantılı günlerinden bu yana görülen en yüksek seviyeye tırmandı.
Gümüşte benzer dalgalanma 1980’de yaşanmıştı
Gümüşteki dalgalanmanın ise en son 1980 yılında, Hunt Kardeşler krizi döneminde benzer boyutlarda görüldüğü vurgulandı. Banka, spekülatif pozisyonlar, jeopolitik riskler ve Fed’in bağımsızlığına dair belirsizliklerle beslenen rallinin, son on yılın en sert günlük düşüşlerinden biriyle kesildiğine dikkat çekti.
“Satışlar piyasayı temizledi”
Bank of America EMEA emtia işlemleri başkanı Niklas Westermark, yaşanan sert satış dalgasının piyasa sağlığı açısından kritik bir işlev gördüğünü belirtti. Westermark, son iki işlem gününde yaşanan satışların piyasadaki “aşırı” ve “kaldıraçlı” pozisyonları tasfiye ederek piyasayı önemli ölçüde “temizlediğini” ifade etti. Analizde, benzer şiddette yeni bir dalgalanma yaşanması için piyasada yeni bir spekülatif balonun oluşması gerektiği ve mevcut durumda bu köpüğün atıldığı kaydedildi.
Uzun vadeli yatırım cazibesini koruyor
Banka, kısa vadeli sarsıntılara rağmen altın ve gümüşün yatırımcı nezdindeki cazibesini kaybetmediğini öngördü. Westermark, yüksek fiyat seviyeleri ve artan oynaklığın yatırımcıların pozisyon büyüklüklerini küçültebileceğini, ancak altına yönelik yapısal talebin ortadan kalkmasını beklemediklerini belirtti.

Kalıcı oynaklık öngörüsü
BofA, tarihsel ortalamalara kıyasla daha yüksek bir oynaklık ortamının önümüzdeki dönemde de kalıcı olabileceğini tahmin ediyor.

