İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik devam eden soruşturmalarda ifade veren müteahhitlerden Uğur Güngör, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) dikkat çekici bir şikâyet sundu. Güngör, bazı avukatların iş insanlarından ‘kurtarma vaadi’ ile yüksek meblağlarda para aldığını öne sürdü.
Güngör’ün iddialarına göre, Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu üyesi Avukat Hayati İnanç’ın yanı sıra Avukat Mustafa Kahraman ve Avukat Nuri Polat’ın isimleri bu olaylarda öne çıkıyor. Odatv’nin PatronlarKulisi tarafından aktarılan şikâyet metninde, bu isimlerin adliye süreçlerinde ‘aracı’ rolü üstlenerek bazı dosyaların seyrini etkiledikleri belirtiliyor.
Adliye Süreçlerindeki Etkiler
Şikâyet dilekçesinde, Nuri Polat’ın İBB ve Büyükçekmece Belediyesi bağlantılı soruşturmalarda adı geçen Ali Gül’ün yakını olduğu ve geçmişte FETÖ davalarında hapis yattığı öne sürülüyor. Ayrıca Polat’ın, iş çevrelerinin adli işlemlerini gizlice takip ettiği de aktarıldı. Bu iddialar, avukatların kanuni süreçleri gölgelediği ve özellikle rüşvet mekanizmalarını ortaya çıkarmayı engellediği yönünde çarpıcı yorumlara yol açtı.

- Hayati İnanç ve Mustafa Karaman’ın iş insanlarından yüksek ücretler aldığı,
- Nuri Polat’ın yargı üzerinde etkin baskı oluşturduğu,
- İtirafçı olabilecek kişilerin bu süreçle sessizleştirildiği,
- Dosyaların işleyişinin geciktirildiği iddialar arasında yer alıyor.
2019’dan Beri Mücadele İddiası
Şikâyet sahibi Güngör, 2019 yılından bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde etkili olan yapıya karşı mücadele verdiğini ve ilgili mercilere pek çok kez başvuru yaptığını belirtiyor. Ancak bu avukatların yargı kararları üzerine etkide bulunarak dengeleri değiştirdiğini ve soruşturmanın ilerlemesini engellediğini vurguluyor. “Etkin bir süreç yürütülmesine kasıtlı olarak engel oluyorlar” ifadesi öne çıkan şikâyetlerden biri.
Ali Gül ve Tartışmalı Tahliye
Büyükçekmece’deki “ölüm villaları” soruşturmasında tutuklanan Gül İnşaat’ın sahibi Ali Gül, bir süre cezaevinde tutulduktan sonra tartışmalı bir şekilde serbest bırakıldı. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tahliye kararının ardından üst mahkemenin tekrar yakalama kararı çıkarması, dikkatleri bu sürece çekti. Buna rağmen, Gül ve diğer bazı sanıkların bulunmadığı ve yurtdışına kaçtıkları iddiaları gündeme geldi.
CİMER’e iletilen bu şikâyet, aynı zamanda Ali Gül’ün tartışmalı tahliyesinin perde arkasına da ışık tutuyor. Gül’ün Yunanistan’da iltica talebinde bulunması, iddiaların ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını açıkça gösteriyor.

