Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Erdoğan-Trump görüşmesi ve 694 milyon ton kaynağın kaderi

Bu haberin fotoğrafı yok

Eskişehir Beylikova Nadir Toprak Rezervi ve İşletme Gelişmeleri

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmaları kapsamında New York’ta yapacağı görüşmeler sırasında 25 Eylül 2025 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geleceği bildirildi. Bu görüşme öncesinde Türkiye’nin stratejik maden kaynaklarına dair iddialar gündeme geldi. İddiaya göre, iki lider arasındaki görüşmenin ana gündem maddelerinden birini, Eskişehir’in Beylikova ilçesinde keşfedilen nadir toprak elementleri rezervleri oluşturacak ve Trump’ın bu rezervlerin işletilmesi yönünde taleplerde bulunacağı öne sürüldü.

Bu iddialar, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Thomas Barrack’ın Türkiye’nin henüz tam olarak işletilmeyen nadir toprak elementleri yataklarını “stratejik fırsat” olarak tanımladığı konuşmasını yeniden gündeme taşıdı. Gelişmelerin ardından Beylikova maden sahasının potansiyeli ve stratejik önemi hakkında Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel detaylı açıklamalarda bulundu.

“Çin’den Sonra Dünyanın İkinci Büyük Rezervi”

Yüksel, Beylikova’daki rezervlerin keşfinin 1970’li yıllara dayandığını, ancak günümüz teknolojisiyle bu kaynakların değerinin katbekat arttığını belirtti. Yüksel, “Beylikova’da bulunan rezervler 1970’li yıllarda bulunmuştu. Ancak o günkü teknoloji ile çok kullanım alanı olmadığı için henüz değerli olmaya başladı. Çünkü madenlerin bir özelliği var: Gelişen teknoloji ile birlikte bugün maden olabilen bir şey yarın maden olamayabilir, ekonomik ve teknolojik nedenlerden dolayı veya bugün maden olan da yarın tersine dönüşebiliyor” ifadelerini kullandı.

Yüksel, Beylikova sahasının 694 milyon tonluk rezerviyle Çin’den sonra dünyada keşfedilmiş en büyük ikinci nadir toprak elementi rezervi olduğunu vurguladı. “Buradaki mineraller nadir toprak elementleri. Geçmiş Enerji Bakanı tarafından da açıklandı. Barit ve florit ile birlikte 694 milyon ton nadir toprak elementi içeriyor. Bu, Çin’den sonra en büyük rezerv olarak kayıtlara geçmiş durumda. Bundan sonraki yapılacak aramalar bu rakamların değişmesine de sebep olabilir” dedi.

Rezervin İşlenme Süreci ve İçerdiği Elementler

Rezervin işlenme sürecine ilişkin teknik bilgiler veren Yüksel, şu detayları paylaştı: “Buradaki 694 milyon tonun içerisinde barit ile florit madeni ilk etapta flotasyon yöntemi ile alınacak. Nadir toprak elementleri oksitleri dediğimiz neodimyum, seryum, paladyum gibi dört mineral de bunun içinde ek olarak toryum ve uranyum da var. Bunlar konsantre olarak elde edildikten sonra daha sonra ‘solvent extraction’ dediğimiz yöntemle, gelişen teknolojinin de kullanılması gerekiyor.”

Nadir Toprak Elementlerinin Stratejik Önemi

Yüksel, nadir toprak elementlerinin stratejik önemini enerji dönüşümü bağlamında açıkladı. Fosil yakıtların azalacağı ve çevre kaygıları nedeniyle yenilenebilir enerjiye yönelimin arttığını belirten Yüksel, “Son yıllarda fosil yakıtların terk edilmeye başlanması, fosil yakıtların bir gün biteceği endişesiyle enerjide yeni alternatif kaynaklar aranmaya başlandı. Bu teknolojilerde en çok yaşanan sorun da enerjinin depolanma sorunu. Bu nadir toprak elementleri, enerjinin depolanmasında önemli görevler üstleniyor. Ayrıca alternatif enerji üretme kaynakları olarak, yani elektrikli otomobillerin kullanımında ve üretilmesinde de çok önemli roller üstlenecek bir şekilde. Bu nedenle dünya, bu nadir toprak elementleri üzerine büyük bir çalışma yapmakta.”

Kaynakların Korunması ve Stratejik Değeri

Teknolojinin gelişimiyle nadir toprak elementi rezervleri bulma yarışının başladığını belirten Yüksel, “Herkes yeni kaynaklar aramakta çünkü bu teknolojilerin gelişimiyle birlikte kaynak ihtiyacı oluştu. Bu kaynakların yenilerini bulmak amacıyla bütün dünyada aramalar yapılıyor. Türkiye’de bulunan şu andaki aşamadaki rezerv bu, ama ileride daha farklı rezervler de bulunabileceğini, özellikle lityum aramalarının çok yoğunlaştığını duymaktayız. Dünyada da Türkiye’de de nadir toprak elementi araması ve akabinde de işletmeciliği artacaktır.”

Trump’ın rezervleri talep edeceği iddialarını da değerlendiren Yüksel, “Açık ve seçik bu madenlerin işletme hakkını Amerika hükümetine, Amerikalı şirketlere istiyor. Bu son günlerde Türk medyasına da yansıdığı üzere bu kaynakların da isteneceği konusunda duyumlar alıyoruz.” dedi.

Yüksel, bu kaynakların Türkiye için vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, “Bu kaynaklar Türk sanayisi gelişiminde çok önemli kaynaklar olacaktır. Mesela biz neodimyumu şu anda Türkiye’de işleyebiliyoruz. Bundan mıknatıs elde edebiliyoruz. Bu mıknatıslarla elektrik motorları yapabiliyoruz ve bu elektrik motorları da şu anda pek çok alanda kullanıldığı gibi yeni teknoloji olan elektrikli otomobillerde de kullanılıyor. Ve biz bunu şu anda dışarıdan ithal ediyoruz. Oysa yakında bu kritik ham maddelerle ilgili pek çok strateji geliştirilecek. Devletler bazı kritik ham maddelerin ihracatını yasaklayacak, ithalatında güvenilir kaynaklar arayacak. Ve bizim sanayimizin de şu an buna ihtiyacı var. Bu nedenle bu kaynakların kıskançlıkla korunması gerektiğini düşünüyoruz çünkü madenler milyonlarca yılda oluşan kaynaklardır ve yenilenemeyen kaynaklardır. Bugün ihtiyacımız olmasa bile bu kaynaklara, teknolojimizin yetersiz olduğu alanlarda ileride mutlaka ihtiyaç olacaktır. Zaten nadir toprak elementlerinin birçoğu Avrupa Birliği ülkelerinin, Amerika’nın, Rusya’nın, Çin’in kritik ham maddeler politikalarının içerisinde yer alıyor. Bu nedenle ileride istesek de ithal bile edemeyebiliriz.”

Sahadaki Son Durum

Yüksel, Beylikova’daki rezervlerin işletme ruhsatının Eti Maden İşletmeleri’ne ait olduğunu ve bölgeye bir pilot tesis kurulduğunu açıkladı. Tesisin mevcut durumu hakkında şu bilgileri verdi: “Şu anda oranın ruhsatı Eti Maden İşletmeleri Kamu Kurumu’na ait. Onlar işletiyorlar. Onlar şu aşamada flotasyon için bir pilot tesis kurdu. Bu çalışmalar, bildiğimiz kadarıyla laboratuvar ortamında konsantre elde edilmesiyle sağlandı. Ancak pilot tesisin planlaması bildiğim kadarıyla yıllık 1200 ton. Ama henüz bu aşamaya geçilmedi. Laboratuvarda elde edildi ancak pilot tesiste elde edilemedi. Ancak flotasyondan sonra konsantre elde ediliyor ve konsantre şekilde satılması, pazarlanması bizim sanayimiz için yetmiyor. Yurt dışına ham madde olarak satılmasını da çok doğru bulmuyoruz. Flotasyondan sonra nadir toprak elementleri oksitlerinin içerisinde bulunan dört element ile birlikte toryum ile uranyumun ayrıştırılması gerekiyor. Bunun için de ‘solvent extraction’ dediğimiz bir zenginleştirme yöntemi var. Eti Maden şu anda o teknolojik çalışmaları geliştirmeye çalışıyor. İkinci aşamada o geliştirilecek ve nadir toprak elementleri oksitleri alt başlıklarına ayrılacak, ondan sonra da ülke sanayisine hizmete sunulması gerekiyor.”

Erdoğan’ın Duyurusu ve Bakanlık Açıklamaları

Eskişehir Beylikova rezervi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 27 Haziran 2022 tarihli Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamayla kamuoyuna yansımıştı. Erdoğan, gelişmeyi “müjde” olarak nitelendirerek, “Eskişehir Beylikova, dünyanın Çin’den sonraki ikinci büyük rezerv alanıdır. Şimdi burada ilk etapta yıllık 1200 ton cevher işleyecek bir üretim tesisi kuruyoruz” demişti.

Bu açıklamanın ardından dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez 1 Temmuz 2022’de sahada incelemelerde bulundu. Bakan Dönmez, “Yıllık 570 bin ton cevheri işleyeceğiz. Bu işlenen cevherden 10 bin ton nadir toprak oksidi elde edeceğiz. Ayrıca yine 72 bin ton barit, 70 bin ton florit, 250 ton toryum ki özellikle toryumun altını çizmek istiyorum, yeni nükleer teknolojilerde yeni yakıt olarak önümüze büyük fırsatlar, imkanlar sunacak bir elementten, madenden bahsediyoruz” ifadelerini kullandı.

Üretimin Kullanım Alanları

Beylikova sahasında üretilecek elementlerin hedeflenen kullanım alanları arasında yeşil enerji dönüşümü, savunma sanayii, lazer ve güdüm sistemleri gibi yüksek teknoloji ürünleri yer alıyor. Haber içeriğinde yer alan tüm açıklamalar, tarafların ve uzmanların beyanları doğrultusunda aktarılmıştır.