ABD’de Siyasi Şiddet ve İfade Özgürlüğü
Serra Karaçam’ın metnine göre, ifade özgürlüğü medeniyetin temel yapı taşlarından biridir ve ABD Anayasası tarafından korunmaktadır. Bu özgürlük, otoriteye karşı düşünsel başkaldırıyı destekler. 17 Eylül, ABD’de Anayasa ve vatandaşlık günü olarak kutlanır. 1787’de Philadelphia’da düzenlenen Anayasa Konvansiyonu, ateşli çetelerin şiddet eylemlerini önlemek ve haklar eksenine odaklanmak amacıyla toplandı.
Bu toplantı, 1786-87’de Massachusetts’te savaş gazileri ve çiftçilerin borçlar ve vergiler nedeniyle ayaklandığı Shays İsyanı’nın hemen ardından gerçekleşti. İsyanlar, zayıf merkezi otorite, gelir toplama zorluğu, dağınık milisler ve yasa uygulamasındaki sorunları ortaya koydu. Sonuçta, merkezi yönetim demokratik kurumlar aracılığıyla güç dağılımı sağladı ve vatandaşlar temsil edildi. Anayasa, merkezi yönetimi koruyan mekanizmalar kurdu. Delegeler, halk ayaklanmalarını önlemek için daha güçlü bir hükümet tasarladı.
11 Eylül saldırılarının 24. yıldönümünden önce, ABD bir siyasi şiddet suikastı ile sarsıldı. Muhafazakar yorumcu Charlie Kirk, Utah’da bir panelde konuşurken vuruldu. Kirk, Trump destekçisiydi ve üniversite gençliğine hitap ediyordu. Başkan Trump, Pentagon’daki törende Kirk’e başkanlık nişanı vereceğini duyurdu. ABD tarihinde siyasi şiddet, başkan suikastları, siyasilerin kaçırılması ve öldürülmesi şeklinde devam etti.
2020’de Michigan Valisi Gretchen Whitmer’ın kaçırılma girişimi, 2021’de 6 Ocak Kongre baskını, 2022’de Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin evine saldırı ve 2024’te Başkan Trump’ın suikast girişimi yaşandı. Ayrıca, sağlık sistemine isyan eden biri United Healthcare CEO’su Brian Thompson’ı öldürdü. 2025’te, Minnesota eski Temsilciler Meclisi Başkanı Melissa Hortman ve eşi öldürüldü; Senatör John Hoffman ve eşi yaralandı. Pennsylvania Valisi Josh Shapiro’nun evine molotof kokteylleri atıldı.
Charlie Kirk, Cumhuriyetçi gençler arasında popülerdi. Kürtaj ve LGBT karşıtı görüşleri vardı ve Anayasa kapsamında silah edinmeyi savunuyordu. Kendi kızı tecavüze uğrasa dahi kürtajı savunmayacağını belirtti. Ölümünden sonra, cinsiyet değiştirme sorusuna anlayışlı cevap verdiği video yayıldı. Kirk, provoke olmadan herkesle konuşabiliyordu. ABD, Kirk’ün ölümüne sevinç yorumları yapanların vizelerini iptal etmeyi planlıyor.
Kirk, Epstein’in Mossad ile bağlantılarını sorguladı ve İsrail hükümetini eleştirdi. Bazılarına göre, gelecekte başkan adayı olabilirdi, ancak Trump’ın planlarını etkileyebilirdi. Kirk, Martin Luther King’in düzenlemelerine karşıydı ve Yahudi filantropistlerin siyah hareketini güçlendirdiğini düşünüyordu. Antisemitizme karşı olsa da, İslam’ı ABD için tehdit olarak görüyordu ve Erdoğan karşıtı ifadeleri vardı.
ABD Anayasası, yürütme organında hiçbir kişinin başkandan daha güçlü olamayacağını belirler. Kurucular, monarşiye karşı devrim yaptı ve gücün tek elde toplanmasını engelledi. Yüksek Mahkeme, başkanın eylemlerini geçersiz kılabilir; Kongre, başkanı azledebilir. Askeri liderlik sivil denetim altındadır ve komutanlar Anayasa’ya sadık kalır. Bu hafta, Sağlık Bakanı RF Kennedy’nin aşı düzenlemesi ve finans kararları gibi konular Kongre’de tartışıldı. Faizler indirildi.
Siyasi şiddetin sağdan mı soldan mı kaynaklandığı tartışılıyor. Bazı eylemler bireysel olarak nitelendirilirken, işbirlikler aranır. Kirk’ü öldüren kişinin yalnız mı hareket ettiği sorgulanırken, Başkan Trump radikal görüşlerden etkilendiğini belirtti. 17 Eylül’de yeni bir silahlı şiddet eylemi yaşandı. Silah savunucuları, saldırganların resmi yollar yerine el altından silah edindiğini söylerken, silah karşıtları daha detaylı güvenlik soruşturmaları ister. Silah lobileri bu prosedürlere karşı çıkar ve Anayasa silah edinme hakkını korur. Kirk, konuşarak siyaset yapıyordu ve susturulması yeni bir dönemi işaretler.

