Operasyonun Kapsamı ve İlk Resmi Açıklama
Türkiye, 12 Haziran Cuma sabahı beyaz et (tavuk eti) endüstrisinin merkezindeki büyük firmalara yönelik geniş çaplı bir operasyon haberiyle güne başladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in sosyal medya üzerinden paylaştığı ilk resmi duyuruya göre; piyasa mekanizmalarını bozmak, haksız fiyat artışlarıyla tüketicileri mağdur etmek ve serbest rekabet koşullarını ihlal etmek iddiasıyla 32 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verildi ve sektör bileşenlerinden 13 şirkete denetim kayyumu atandı.

Uygulanan İdari Tedbirler ve Sonuçları
Operasyonun ardından bazı marketlere beyaz et satışında fırsatçılık iddiasıyla 10 milyon liranın üzerinde idari para cezaları kesildi. Eş zamanlı baskınlar 12 farklı kentte gerçekleştirildi; aralarında şirket üst düzey yöneticilerinin de bulunduğu 29 şüpheli emniyetteki ifade işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, şüphelileri yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.

Sektördeki Ağırlık: Kayyum Atanan 13 Şirket
Denetim kayyumu atanan 13 şirket, Türkiye’nin toplam tavuk eti üretiminin yaklaşık yüzde 80’ini tek başına gerçekleştiriyor. Kayyum atanan şirketler şunlardır:
- Şenpiliç
- Banvit
- Erpiliç
- Lezita
- Keskinoğlu
- Hastavuk
- Bakpiliç
- Bupiliç
- Akpiliç
- Aspiliç
- Gedik Tavukçuluk
- Orvital
- AY-Pİ
Bu firmalardan yedisi, İstanbul Sanayi Odası’nın her yıl açıkladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesinde yer alıyor.
Banvit’in Hisse Yapısı ve Gözaltı Kapsamı
Operasyon kapsamında CEO’su gözaltına alınan Banvit’in hisseleri dikkat çekiyor: yüzde 55,02’si Brezilya merkezli BRF’ye, yüzde 36,68’i Katar merkezli Qatar Holding LLC ortaklığına ait; kalan yüzde 8,30 oranındaki pay ise halka açık şekilde işlem görüyor.
Rekabet Kurumu’nun Önceki Soruşturması ve Cezalar
Arka planda, Ticaret Bakanlığı ile tavuk eti üreticileri arasındaki gerilim öne çıkıyor. Rekabet Kurumu 2024’te 14 şirket hakkında rekabet kurallarını ihlal ettikleri iddiasıyla soruşturma başlatmış; 27 Eylül 2025’te sonuçlanan soruşturmada 13 firmaya toplam 3,7 milyar TL idari para cezası uygulandı. O dönemde Beypiliç, Bolez, Keskinoğlu, Lezita ve Şenpiliç uzlaşma talebinde bulunarak rekabete hassas bilgi değişimini kabul etmiş ve uzlaşma usulüyle idari para cezasında yüzde 25 indirim uygulanmıştı.
Soruşturmanın nihai aşamasında Akpiliç, Aspiliç, Bakpiliç, Banvit, Bupiliç, Erpiliç, Gedik ve Hastavuk firmalarına ceza yaptırımı getirildi; en yüksek ceza 947,3 milyon TL ile Banvit’e kesildi. Ceza almayan tek firma olan CP Tavukçuluk ise varlıklarını satarak Türkiye piyasasından çekilme kararı aldı.
İhracat Kısıtlamaları: Kota ve Yasağın Getirilmesi
Fiyatları kontrol altına almak amacıyla Ticaret Bakanlığı 1 Mayıs 2024 tarihinden itibaren tavuk eti ihracatını resmi kotaya bağladı; bu kısıtlama 31 Aralık 2024’e kadar yürürlükte kaldı. Ramazan öncesinde üç büyük firmanın maliyet artışı gerekçesiyle zam yapması ardından fiyat artışlarının geri çekilmemesi üzerine bakanlık, tavuk eti ihracatını tamamen yasakladı.
Veriler ve Üretim Tahminleri
Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü’nün “Kümes Hayvancılığı Durum Tahmin Raporu” verilerine göre 2024 yılında dünya genelinde 103,7 milyon ton tavuk eti üretildi ve küresel ihracat 13,7 milyon ton olarak gerçekleşti. Üretimde ABD 21,3 milyon tonla ilk, Çin 15,4 milyon tonla ikinci ve Brezilya 15 milyon tonla üçüncü sırada bulunuyor; bu üç ülke dünya üretiminin yüzde 49,8’ini oluşturuyor.
Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın verilerine göre Türkiye 2024’te 2,5 milyon ton üretimle dünya liginde sekizinci sırada yer aldı; 2025’te üretimi 2,7 milyon tona yükseltti. Aynı dönemde dış satım 371 bin tondan 390 bin tona çıktı, ihracatın yarıdan fazlası (213 bin ton) Irak’a yapıldı. Kişi başına yıllık tavuk eti tüketimi 2024’te yüzde 15,7 artışla ortalama 25,8 kilograma ulaştı ve toplam iç tüketim yaklaşık 2,3 milyon ton bandında seyretti.
Maliyet Yapısı ve Dışa Bağımlılığın Etkileri
Resmi rapora göre Türkiye’de kanatlı hayvancılıkta üretim maliyetlerinin en büyük kalemini yüzde 68 ile yem giderleri oluşturuyor; civciv tedariki ise maliyette yüzde 14 paya sahip. Kanatlı yeminde kullanılan mısır ve soya fasulyesinin büyük kısmı ithalat yoluyla sağlandığı için maliyetler yükseliyor. 2024’te kullanılan kanatlı yemi miktarı yüzde 5,6 artarak 10,9 milyon tona ulaştı ve bu miktarın yüzde 55,8’i etlik piliç yemi oldu. İç piyasada tüketilen mısırın yüzde 26,7’si, soyanın ise yüzde 95,9’u ithalatla karşılanıyor. Bu durum yerel fiyatlar üzerinde baskı kuruyor ve dış ticarette rekabet gücünü zayıflatıyor.
Organik Üreticilerin Durumu
Kayyum atanan firmalar arasında pazar payı çok düşük olan Orvital ve AY-Pİ de yer aldı. Orvital’in kendine ait kesimhanesi bulunmamakta ve fason olarak yılda yaklaşık 600 ton organik tavuk üretirken, AY-Pİ’nin yıllık üretimi yaklaşık 1000 ton seviyesinde. Bu iki firmanın pazar üzerinde belirgin bir etkiye sahip olmadığı belirtiliyor.
Siyasi ve Sektörel Tepkiler
CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, konuyla ilgili açıklamasında Türkiye’nin “kayyum devleti”ne dönüştüğünü ve her meseleye kayyum sopasıyla yaklaşılmasının sonucunda daha fazla yoksulluk, daha az yatırım ve daha düşük üretim riski oluşacağını ifade etti. Bakırlıoğlu, kayyum atamalarının fahiş fiyat iddiasıyla ilişkili olmadığını savundu.
Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın değerlendirmelerinde ise denetim kayyımı kararının sektör temsilcileri arasında yabancı sermayeyi ürkütebileceği; istihdam açısından yan sektörlerle birlikte yaklaşık 150 bin kişiye, aileleriyle 4–5 milyon kişiye geçim kaynağı sağlayan yapının zarar görebileceği endişesi dile getirildi. Sektör temsilcileri denetim kayyımının derhal geri çekilmesini talep ediyor.
Fiyat Kıyaslamaları ve Uyarılar
Paylaşılan fiyat karşılaştırma verilerine göre 1 kilogram tavuk filetonun satış fiyatı Türkiye’de 4,79 dolar olarak belirtilirken, Yunanistan’da 10,53 dolar, Almanya’da 11,95 dolar, Belçika’da 12,38 dolar, İtalya’da 12,76 dolar, Fransa’da 14,14 dolar ve Norveç’te 16,15 dolar seviyelerinde alıcı buluyor. Bu karşılaştırma sektör içindeki fiyat algısına ilişkin tartışmaları besliyor.
Uzman uyarılarına göre tedbirler, üretimi azaltırsa tavuk eti fiyatları kırmızı ette gözlenen yüksek seviyelere doğru yükselebilir. Yıldırım, depo baskıları, ihracat yasakları veya baskı yoluyla fiyatların düşürülemeyeceğini, asıl sorunun tarım yönetim anlayışı ve maliyetleri belirleyen dışa bağımlılık olduğunu vurguluyor.
Operasyonun Yöneticisi ve İdari Tutum Tartışması
Gazeteci İsmet Berkan’ın değerlendirmesinde, beyaz et sektörünün şubat ayından bu yana uygulanan ihracat yasağı nedeniyle zorlandığı; operasyona dair Tarım Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı veya Rekabet Kurumu’ndan bir satır açıklama yapılmaması ve duyurunun doğrudan Adalet Bakanı tarafından yapılmasının idari bir çelişki yarattığı belirtildi. Berkan, şirketlerin mülkiyetine el konulmadığını, sadece denetim kayyumu atandığını vurgulayarak bunun operasyonu yapanların geri adım attığının bir göstergesi olabileceğini ifade etti ve operasyonun arka planında güç gösterisi iddiasına yer verdi.
Sektörün Geleceğine İlişkin Endişeler
Yıldırım ve sektör temsilcileri, denetim kayyumlarının devam etmesi halinde üretimin azalacağı ve tavuk eti fiyatlarının çok yükselme ihtimalinin olduğunu belirtiyor. Özellikle yem ve civciv girdilerindeki dışa bağımlılık çözülmeden fiyat sorununun kalıcı olarak giderilemeyeceği vurgulanıyor.
















