DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’dan Yeni Yol Grup Toplantısı Açıklamaları
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Adaletin çok geniş bir kavram olduğunu belirten Babacan, adaletin yalnızca yargı kararlarının hızlı ve adil çıkması olmadığını; aynı zamanda fırsat eşitliği olduğunu vurguladı. Eğitimde ve işe girerken gençler arasında fırsat eşitliğinin sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Babacan, üniversite sınavlarını kazandıktan sonra iş hayatına atılmaya çalışan gençlerin durumu hakkında şunları söyledi: Birçok gencin KPSS’den aldığı puan ne olursa olsun mülakatlarda siyasi görüşlerine uymuyorlarsa elendiğini; mülakatı “torpilin kibar adı” olarak nitelendirdiğini ve bunun kaldırılması gerektiğini ifade etti. Devlete alımların objektif, adil, açık ve şeffaf ilkelerle yapılması gerektiğini belirtti. 2023 seçimleri öncesi iktidarın mülakatı kaldırma sözü verdiğini hatırlatarak, seçimi kazandıktan sonra bu sözün tutulmadığını ve mülakat uygulamasının devam ettiğini söyledi.
Ücretli öğretmenlerin hak taleplerine de değinen Babacan, ücretli öğretmenlerin uzun yıllar çalıştıkları halde emeklilik hakkına sahip olmadıklarını vurguladı. Ücretli öğretmenlerin belirsizlik içinde çalıştıklarını, bunun ancak meslek ve memleket sevgisiyle mümkün olduğunu belirtti. Ücretli öğretmenlerle ilgili deneme süresi uygulamalarının olağan olduğunu ancak iş ilişkisinin kalıcı hale gelmesi durumunda maaşların makul ve diğer öğretmenlerle uyumlu hale getirilmesi ve emeklilik hakkı tanınması gerektiğini söyledi. Bunun yapılmamasını zulüm ve hak gaspı olarak nitelendirdi.
“Hazır giyim sektöründe işten çıkarılanların sayısı 390 bine ulaştı”
Babacan, ekonomik şartlar düzelmeden, finansman maliyetleri düşmeden ve faizler makul seviyelere inmeden sorunların çözülemeyeceğini savundu. Sorunların daha geniş kitleleri etkilemeye devam edeceğini belirtti. Çalışıp hakkını alamayanların sesinin duyulduğunu, ayrıca işten çıkarılanların bulunduğunu söyledi. Hazır giyim sektöründe işten çıkarılanların sayısının 390 bine ulaştığını; sadece İstanbul Kuyumcukent’te son bir yıl içinde 19 bin kişinin işten çıkarıldığını aktardı. İşten çıkarılanların talepleri kalmadığını, bir anda maaşın sıfırlanıp kişinin kapının önünde kaldığını ifade etti. Babacan, bu sıkıntıların iktidarın bizzat kendi eliyle üretildiğini ve iktidarın sorunları başkalarına mal ederek hedef saptırdığını değerlendirdi.
“Polis tedbirleriyle, gözaltı uygulamalarıyla, kayyımlarla enflasyonu düşüremezsiniz”
Babacan, beyaz et sektörüne yönelik olarak geçen hafta yapılan operasyona ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de kırmızı et fiyatlarının çok yüksek olduğunu, ülkenin dışa bağımlı bir kırmızı et ve canlı hayvan sektörüne sahip olduğunu, bunun kaybedenin yerli üretici ve milyonlarca vatandaş, kazananın ise dışarıdan et ithal eden sınırlı bir grup olduğunu söyledi. Bu grubun iktidara yakın kişiler olduğuna işaret etti.
Beyaz et ve tavukçuluk sektöründe ise durumun farklı olduğunu; tavukçuluk sektörünün uzun süre desteklenmesiyle büyüdüğünü, ölçeklerin büyüdüğünü ve hem iç piyasaya hem dışarıya yeten bir sektör haline geldiğini belirtti. Babacan, iddialara göre yetkililerin Ramazan başında sektöre “zam yapmayın” talimatı verdiğini, ardından sektöre yönelik yaptırım ve ihracat yasakları tehditlerinin gündeme geldiğini söyledi. Bu süreçte sektör yöneticilerine yönelik gözaltı ve kayyım uygulamalarının yaşandığını; enflasyonu düşürmenin yolunun bu tedbirler olamayacağını belirtti. Bu konunun görev ve sorumluluğunun Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu’nda olduğunu hatırlattı.
Babacan’ın açıklamaları toplantıda ele alınan diğer ekonomik ve sosyal sorunlarla birlikte değerlendirildi. Söylediklerinin özeti, adalet ve fırsat eşitliği talepleri, ücretli öğretmenlerin haklarının korunması, işten çıkarılmalara karşı duyarlılık ve enflasyonla mücadelede doğru kurumların sorumluluğunun gerekliliği üzerine odaklandı.

