Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yankı Bağcıoğlu’ndan ‘düşürülen İHA’ açıklaması: Güncellenen bir savunma yaklaşımı zorunlu

CHP’den İHA Olayına İlişkin Değerlendirme: Savunma Stratejisinde Kapsamlı Güncelleme Çağrısı

CHP’den İHA Olayına İlişkin Değerlendirme: Savunma Stratejisinde Kapsamlı Güncelleme Çağrısı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türkiye hava sahasında bir insansız hava aracının düşürülmesine ilişkin yapılan değerlendirmede, olayın mevcut sistemlerin büyük ölçüde görevini başarıyla yerine getirdiğini gösterdiğini belirtti. Değişen ve karmaşıklaşan tehdit ortamının sürekli güncellenen bir savunma yaklaşımını zorunlu kıldığına dikkat çeken Bağcıoğlu, gelecekte daha düşük görünürlüklü, daha karmaşık ve eş zamanlı tehditlere karşı stratejik öngörü, hızlı karar alma, katmanlı savunma ve bütünleşik sensör-reaksiyon mimarisinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Bağcıoğlu, Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamasında olayda zafiyet bulunmadığının belirtilmesinin Türkiye’nin milli güvenliği açısından memnuniyet verici olduğunu ifade ederek, Cumhuriyet Halk Partisi olarak süreci sorumlu ve yapıcı bir yaklaşımla ele aldıklarını kaydetti. Mevcut sistemlerin görevini yerine getirmiş olmasının önemli olduğunu ancak asıl meselenin bundan sonra benzeri ve daha karmaşık tehditlere karşı hangi derslerin çıkarılacağı ve hangi önlemlerin alınacağı olduğunu vurguladı.

Bağcıoğlu, müteakip dönemde özellikle insansız araçların asimetrik tehdit oluşturmaya devam edeceğini belirterek, yaşanan olaylardan ve diğer bölgelerdeki benzer gelişmelerden ders çıkarılmasının en önemli husus olduğuna işaret etti. Mevcut olayda hava erken ihbar sistemleri ile reaksiyon unsurlarının yürürlükteki esaslar çerçevesinde görevlerini başarıyla icra ettiği anlaşıldığını ifade etti. Bununla birlikte, ilerleyen dönemde daha komplike ve kapsamlı tehditlerle karşılaşılabileceği değerlendirilmelidir.

“KAPSAMLI BİR PARADİGMA DEĞİŞİKLİĞİ”

Hızla değişen tehdit ortamının savunma sanayii yönetiminde kapsamlı bir paradigma değişikliğini zorunlu kıldığını belirten Bağcıoğlu, devam eden yaklaşık 3 bin savunma projesinin gerçek ve güncel tehditler esas alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Önceliklendirmelerin bu doğrultuda yapılması ve kaynak tahsisinin buna göre düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Ulusal bekayı doğrudan etkileyen kritik ve acil projelerin (alçak irtifayı da kapsayan tüm bileşenleriyle Çelik Kubbe, TF-2000 hava savunma muhribi, yönlendirilmiş enerji silahları, kritik tesis ve üs kuvvet koruma projeleri vb.) öne alınması, popülist iç siyasi saiklerle proje ve kaynak dağılımından kaçınılması gerektiğini ifade etti.

“HIZLI VE KESİNTİSİZ REAKSİYON”

İHA’ların maliyet-etkin şekilde imha edilmesini sağlayacak millî savunma sanayii ürünlerinin, uygun nitelikteki hava vasıtalarına entegre edilmesine yönelik çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti. TF-2000 muhribinin envantere giriş süresinin uzun olacağı dikkate alınarak; Karadeniz başta olmak üzere tehdit seviyesinin yükseldiği bölgelerde fırkateyn ve korvetler üzerinden deniz hava destek ve hava gözetleme kabiliyetiyle geçici kapasite takviyesi sağlanması önerildi. Bu yöntemin uluslararası alanda yaygın şekilde uygulandığı değerlendirilmektedir.

İHA faaliyetlerinin reaksiyon ölçme amaçlı olabileceği ihtimali göz önünde bulundurularak alarm-reaksiyon konuş yerleri, hazırlık seviyeleri ve karar alma süreçlerinin yeniden ele alınması ve güncellenmesi gerektiğini söyledi. Zamana karşı gelişen bu ve benzeri durumlarda hızlı ve kesintisiz reaksiyon sağlanabilmesi için angajman kuralı ilan ve iptal yetkisinin Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki görevli Harekât Komutanı’na devredilmesinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

GERÇEK ZAMANLI VERİ PAYLAŞIMI

Barış Kartalı Projesi kapsamında harekât ihtiyacı 8 iken 4’e düşürülen ve mevcut tehdit ortamında sayıca yetersiz kalan HİK uçaklarını desteklemek amacıyla MURAD AESA radarıyla teçhiz edilmiş AKSUNGUR ve AKINCI TİHA’ların tamamlayıcı unsur olarak kullanılması değerlendirilmelidir diye belirtti. NATO ile entegre hava resminin çıkarılmasında kullanılan mevcut radarların yanı sıra daha düşük süratli, daha alçak irtifada uçan ve düşük radar kesit alanına sahip olası tehditlere karşı katmanlı ve özel bir sensör entegrasyonu planlanması gerektiğini vurguladı.

Bu kapsamda pasif radarlar, elektro-optik/kızılötesi algılayıcılar, akustik sensörler ve sivil-askerî radar verilerinin birlikte kullanıldığı çoklu algılama mimarilerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Erken ihbar, komuta-kontrol ve silah sistemleri arasındaki veri akışında gecikmeye yol açabilecek teknik ve bürokratik engellerin giderilmesi; gerçek zamanlı veri paylaşımını esas alan ulusal müşterek hava resmi altyapısının güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“YENİDEN YAPILANDIRILMALIDIR”

İHA ve benzeri asimetrik tehditlere karşı yalnızca kinetik imha yöntemlerine dayalı bir yaklaşımın maliyet-etkin olmadığına dikkat çeken Bağcıoğlu, bu nedenle elektronik harp, karıştırma, yönlendirilmiş enerji silahları ve diğer “soft-kill” çözümlerine yönelik projelerin hızlandırılması gerektiğini belirtti. Kritik tesisler, üs bölgeleri, limanlar ve stratejik altyapıların korunmasına yönelik modüler, taşınabilir ve entegre İHA karşı tedbir sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

Savunma sanayii projelerinde platform odaklı değil, tehdit odaklı ve ‘sistemler sistemi’ yaklaşımının esas alınması gerektiğini; Ar-Ge, test ve seri üretim süreçlerinin bu anlayışla yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı.

“KISA VADELİ SİYASİ TERCİHLERDEN BAĞIMSIZ OLARAK ELE ALINMALI”

Yaşanan İHA olayı, mevcut sistemlerin görevlerini büyük ölçüde başarıyla yerine getirdiğini göstermekle birlikte, değişen ve karmaşıklaşan tehdit ortamının sürekli güncellenen bir savunma yaklaşımını zorunlu kıldığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Gelecekte karşılaşılması muhtemel daha düşük görünürlüklü, daha karmaşık ve eş zamanlı tehditlere karşı stratejik öngörü, hızlı karar alma, katmanlı savunma ve bütünleşik sensör-reaksiyon mimarisinin hayati önem taşıdığını tekrarladı.

Bu çerçevede savunma planlaması, kuvvet yapılanması ve savunma sanayii yatırımlarının kısa vadeli siyasi tercihlerden bağımsız olarak ulusal güvenlik öncelikleri ve gerçek tehdit analizleri temelinde ele alınması gerektiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.