CHP’den NATO Komutanlık ve Kolordu Kurulumlarına İlişkin Açıklama
CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İstanbul’da konuşlanması planlanan Deniz Unsur Komutanlığı ile Adana’da tesis edilmesi gündemde olan Çok Uluslu NATO Kolordusu hakkında yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Bağcıoğlu, Adana’da kurulması gündeme gelen çok uluslu NATO kolordusuna ilişkin sürecin, 2020 yılında başlatılan ve 2023 yılında onaylanan planlamalar çerçevesinde yürütüldüğünün anlaşıldığını belirtti. Yeni komutanlık ile İstanbul’da konuşlandırılması planlanan Deniz Unsur Komutanlığına ilişkin faaliyetlerin, içinde bulunulan hassas dönem dikkate alınarak kamuoyunda belirsizlik ve soru işaretleri oluşturmayacak şekilde icra edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu tür stratejik nitelikteki adımların şeffaflık ve zamanında bilgilendirme prensibi çerçevesinde yürütülmesinin önemine işaret eden Bağcıoğlu, yeni komutanlıkların görevi, harekât sahası ve uygulanacak usuller gibi konularda Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından uygun kapsamda bilgilendirme yapılmasının gerektiğini kaydetti.
“Montrö rejiminin aşındırılmasına yol açabilecek uygulamalara karşı alınacak tedbirler nelerdir?”
İstanbul’da konuşlandırılması planlanan Deniz Unsur Komutanlığına ilişkin olarak açıklığa kavuşturulması gereken hususları sıralayan Bağcıoğlu şunları dile getirdi:
- Bu yapının Karadeniz’de yürütülen mayın karşı tedbirleri faaliyetleriyle sınırlı olup olmayacağı,
- Türkiye–Bulgaristan–Romanya arasında halihazırda yürütülen girişimin bu yapıyla yeni bir kurumsal kimlik kazanıp kazanmayacağı,
- NATO’dan bağımsız olarak yürütülen Gönüllüler Koalisyonu içinde GKRY’nin (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) bulunup bulunmadığı,
- Faaliyetlere Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerin deniz unsurlarının (insansız deniz araçları dahil) katılıp katılmayacağı ve böyle bir katılım olması halinde bunun Montrö Boğazlar Sözleşmesi hükümleriyle teknik olarak uyumlu olsa bile sözleşmenin yerleşik uygulaması ve ruhu açısından nasıl değerlendirileceği,
- Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerin sadece insansız deniz araçlarıyla katılım sağlayacak olması halinde bunun Montrö Sözleşmesi kapsamında nasıl değerlendirileceği,
- Montrö rejiminin aşındırılmasına yol açabilecek uygulamalara karşı alınacak tedbirlerin neler olduğunun açıklanması gerektiği.
“Nihai komuta ve kontrolün Türkiye’de kalması kesin olarak sağlanmalıdır”
Adana’da kurulması gündeme gelen çok uluslu NATO kolordusuna ilişkin olarak kamuoyunun temel beklentilerini de sıralayan Bağcıoğlu şu noktaları vurguladı:
- Karargâh yapısı çok uluslu olsa dahi nihai komuta ve kontrolün Türkiye’de kalmasının kesin olarak sağlanması,
- Muharip unsurların (tümen/tugay) NATO’nun en etkin ve insan kaynağı açısından yeterli TSK’ya ait birliklerden oluşması,
- NATO Kuzey Atlantik Konseyi karar süreçlerinde Türkiye’nin milli menfaatleri gözetilerek gerekirse veto hakkının etkin şekilde kullanılması,
- Bu kapsamda Türkiye’nin onayı olmadan herhangi bir harekât icra edilmemesi,
- Yapıldığı takdirde yabancı askerî birlik konuşlanmalarının TBMM onayı ve denetimine tabi olması.
Dengeli bir yaklaşım çağrısı
Bağcıoğlu, Türkiye’nin güvenlik mimarisini doğrudan etkileyen bu iki girişimde uluslararası yükümlülüklerle milli egemenlik, Montrö rejiminin korunması ve kamuoyu hassasiyetleri arasında dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini belirtti. Açık, kapsamlı ve düzenli bilgilendirmeyle sürece ilişkin periyodik güncellemelerin yapılmasının kamuoyundaki tereddütleri gidereceğini, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası alandaki güvenilirliğini ve kurumsal tutarlılığını güçlendireceğini kaydetti.
Ne olmuştu?
İstanbul Boğazı’nda, Anadolu Kavağı’nda NATO ile işbirliği içerisinde kurulacak Deniz Unsur Komutanlığı haberi medyada yer aldı. Ardından Adana’da tesis edilecek Çok Uluslu NATO Kolordusu planı gündeme geldi.

