Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ümit Özdağ’dan ‘bakan değişikliği’ yorumu: ‘Düşman ceza hukuku uygulamaları artarak devam edecek’

Ümit Özdağ’dan Bakan Atamaları, Hatay Çalışmaları ve Göç Verilerine İlişkin

Ümit Özdağ’dan Bakan Atamaları, Hatay Çalışmaları ve Göç Verilerine İlişkin Basın Açıklaması

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. İçişleri ve Adalet bakanlıklarındaki değişikliklere ilişkin olarak, “Dün Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uygun bir bakan ataması gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın görevden alınmasında MHP’nin ısrarlı taleplerinin etkili olduğunu iddia etti.

Özdağ, atamaların hukuk devleti açısından olumsuz bir sürece işaret ettiğini savunarak, “Bu değişiklikler bize düşman ceza hukuku uygulamalarının artarak devam edeceğini gösteriyor. Düşman ceza hukuku Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletine yapılan en büyük kötülüktür. Türk milletinin geniş kesimlerinin kendisini devletsiz yurttaş ya da ikinci sınıf yurttaş olarak algılamasına neden olan düşman ceza hukuku uygulamaları milli birliği tahrip etmektedir.”

Türkiye’nin anayasa ve yasaların askıya alındığı bir dönemden geçtiğini ileri süren Özdağ, “Bu yönetimin inşasına katkı veren, destek olan veya susanlar, çocuklarına ve torunlarına övünebilecekleri bir miras bırakmayacaklardır.”

Melih Okan Keskin Olayı ve Polislerin Güvenliği

Ankara’da TÜVTÜRK istasyonunda darbedilerek hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin olayıyla ilgili değerlendirmede bulunan Özdağ, kamera kayıtlarına göre polis memurunun üç farklı yerde acımasızca dövüldüğünü şöyle aktardı: “İlk olarak tesis içinde darp ediliyor. İkincisinde bir TÜVTÜRK personeli rahmetlinin arabasına bilerek çarpıyor, araçtan inip ağır bir darbe indiriyor. Üçüncü saldırıda da 30 kadar TÜVTÜRK çalışanı bir kişiye saldırıyor. Dağ başı mı burası?”

Keskin’in silahını kullanmamasına ilişkin değerlendirmesinde Özdağ, İstanbul Esenyurt’ta ateş ettiği için gözaltına alınan polis örneğini hatırlatarak, “Polis başkalarının hayatını korurken silah kullanmak konusunda korkutulursa, tutuklanırsa o zaman yarın başka masum vatandaşları korumak gerektiği zaman silahını çekmez. Hatta kendi canını korumak için bile silahını çekmez.”

Hatay Ziyaretleri: Yaraların Sarılmadığı İddiası ve Barınma Sorunları

6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı kapsamında Hatay’da dört gün kalarak sekiz ilçeyi ziyaret ettiklerini anlatan Özdağ, bölgede yaraların yeterince sarılmadığını söyledi. Rezerv alan yasasıyla vatandaşların arazilerinin elinden alındığını, riskli bölge denilerek kendi arazileri üzerinde inşaat izni verilmediğini ve birçok kişinin TOKİ konutlarına yönlendirildiğini belirtti. Özdağ, “On binlerce yurttaşımız hala konteyner kentlerde perişan durumda yaşıyor. Sadece Samandağ’da yedi binden fazla yurttaş konteyner kentte yaşamaya devam ediyor.”

Hatay’da altyapı sorunlarının sürdüğünü vurgulayan Özdağ, “Uzun elektrik kesintileri devam ediyor. Şantiye elektrikleriyle şehir elektrikleri ayrılmamış. İnternet çekmiyor” dedi. TOKİ konutlarına ilişkin olarak da, “Anahtarı teslim etmek, evi teslim etmek anlamına gelmiyor. Anahtarı teslim ettikleri zaman kira yardımını durduruyorlar ama ev bitmemiş oluyor.”

Belediyeler, İktidar ve Hukuk Devleti Eleştirileri

Özdağ, depreme yönelik çalışma yapmayan iktidarın belediyeleri hedef aldığı eleştirisini dile getirerek, bazı belediye başkanlarının seçim sonrası partisinden istifa edip AKP’ye katılmasına tepki gösterdi. Seçmen iradesinin istismar edildiğini savunan Özdağ, belediye başkanlarının bu şekilde hareket etmesinin onur getirmediğini ifade etti.

Ayrıca hukukun nasıl zedelendiğini belirterek örnekler verdi; Aydın Belediye Başkanı hakkında yolsuzluk iddiaları olmasına rağmen iktidar partisinin üyesi haline gelmesi ve soruşturma bulunmaması gibi olguları hatırlattı. Bu durumun siyasette kirlenme, hukukun katledilmesi, demokrasinin yok edilmesi, toplumda ayrışma ve kutuplaşma yarattığını öne sürdü ve yeni bakan atamalarının hukuk devletini önümüzdeki dönemde daha da zayıflatacağına işaret etti.

Göç Verilerindeki Tutarsızlıklar

Özdağ, TÜİK ile Göç İdaresi verileri arasındaki farklara dikkat çekti. TÜİK’in adrese dayalı nüfus kayıtlarına göre Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfusun 1 milyon 519 bin 515 olduğu, Göç İdaresi Başkanlığı’nın ise ikamet izinli yabancı sayısını 1 milyon 151 bin 969 olarak verdiğini belirterek, iki veri arasında 367 bin 546 fark bulunduğunu söyledi ve bu sayıyı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mevcuduna benzetti.

Göç İdaresi’nin geçici koruma statüsündeki Suriyeli sayısını 2025 sonu itibarıyla 2 milyon 347 bin 756 olarak açıkladığını anımsatan Özdağ, “Peki bu veri doğruysa 1 milyon 195 bin 787 sığınmacı nerede ikamet ediyor? Hiç bilgi yok. Bunlar kayıt dışı mı? Kaçak mı? Afrikalı mı? Afgan mı?” diye sordu. Özdağ, 15 yıldır kontrolsüz bir demografik değişim yaşandığını, bunun ülkeye zaman, para ve güvenlik kaybettirdiğini savundu.

Mahkeme ve Tarihi Figürlere İlişkin Açıklama

Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi’nin, Özdağ hakkında Şeyh Said ile ilgili ifadeleri nedeniyle verdiği para cezasına ilişkin değerlendirmede Özdağ, mahkemenin kararını eleştirerek, “Mahkeme Mustafa Kemal Atatürk’e ceza vermiştir. Mahkeme İsmet İnönü’ye ceza vermiştir. Mahkeme Mareşal Çakmak’a, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve Türkiye Cumhuriyeti’ne ceza vermiştir.”

Siyasi Tablo ve Seçim Beklentileri

Gazetecilerin kabine değişikliğinin erken seçim işareti olup olmadığı yönündeki sorusuna Özdağ, 7 Kasım 2027’den önce erken seçim beklemediğini belirterek, iktidarın ekonomik çöküş döneminde seçime gitmeyeceğini, 2026 boyunca baskıları artıracağını ve 2027 başında büyük zamlarla, kredi genişlemeleriyle piyasayı rahatlatmaya çalışacağını savundu. Bu stratejinin seçmende başarılı olmayacağını ve AK Parti iktidarı ile Cumhur İttifakı ve DEM İttifakı’nın sandığa gömüleceğini öngördü.

Hatay’da Görüntüler ve Siyasi İthamlar

Hatay’daki anma programında Hüseyin Yayman ile birlikte çekilmiş görüntüleriyle ilgili soruya Özdağ, protokolde devlet yetkililerinin bir araya gelmesinin bunu siyasi birliktelik olarak göstermek anlamına gelmeyeceğini ifade etti. Özdağ, Zafer Partisi’nin PKK ve terörle mücadeledeki duruşunu vurgulayarak, bazı kişilerin muhalif görünümle gerçek milli muhalefeti arkadan vurmaya alışkın olduklarını ve bunların gerçek karakterlerinin bilindiğini söyledi. Ayrıca kendisinin geçmişte Türk Silahlı Kuvvetleri yanında olduğu, Güneydoğu’da terörle mücadele ortamlarında bulunduğu ve Öcalan’la pazarlıklar nedeniyle beş ay hapis yattığını hatırlattı.