Türkiye’de çalışan milyonlarca emekçi, giderek artan enflasyon ve adil olmayan vergi yükü nedeniyle ciddi gelir kayıpları yaşıyor. DİSK-AR tarafından hazırlanan Ücret Kayıpları İzleme Raporu’nun dördüncü sürümü, bu sürecin geldiği çarpıcı boyutları gözler önüne seriyor. Rapor, 2025 yılı itibarıyla işçi ücretlerinde yaşanan erimenin bireysel olduğu kadar toplumsal ölçekte de yıkıcı bir etki yarattığını ortaya koyuyor.
Yaklaşık 17 milyon sigortalı işçi üzerinden yapılan hesaplamaya göre, yalnızca yılın dokuz ayında ücretlerdeki toplam kayıp 1 trilyon 328 milyar lirayı aşmış durumda. Bunun temel nedeni olarak iki faktör öne çıkıyor: hızla yükselen fiyatlar ve vergi dilimlerindeki artışın, gelir artışlarına kıyasla çok daha yüksek seviyede tutulması.
Enflasyon ve Vergi Erozyonu
Ortalama bir işçi, 2025 yılının başında 47.500 TL brüt gelir elde ederken bu miktar yılın ikinci yarısında 49.290 TL’ye yükseldi. Ancak artan vergi yükü nedeniyle, ocak ayında 2.904 TL olan gelir vergisi eylül ayında 3.238 TL’ye kadar çıktı. Bu da net gelirlerde belirgin bir düşüşe yol açtı.
Ocak ayında enflasyon kaynaklı kayıp 1.885 TL civarındayken, eylül itibarıyla bu rakam 9.529 TL’ye yaklaştı. Vergi ve enflasyon etkileri bir araya geldiğinde, işçi başına eylülde toplam kayıp 12 bin 767 lira oldu. Dokuz aylık birikimli kayıp ise ortalama bir işçi için 47 bin lira seviyesine çıktı.
Toplumsal Etkilerin Boyutu
Bu tablo, yalnızca bireylerin değil tüm işçi sınıfının gelir dağılımında yaşanan bozulmanın altını çiziyor. Eylül 2025 itibarıyla kayıtlı işçilerin toplam aylık enflasyon kaynaklı kaybı 161,8 milyar lira seviyesinde iken, vergi ve kesintiler dâhil edildiğinde bu tutar 216,8 milyar liraya ulaştı. Birikimli olarak değerlendirildiğinde, yılın ilk dokuz ayında ortaya çıkan toplam erime 1,3 trilyon lirayı geçti.
Asgari ücrete 2025 ortasında zam yapılmaması, bu kayıpları daha da derinleştirdi. Gelir vergisinin yüksekliği yalnızca çalışanların refahını azaltmakla kalmadı, aynı zamanda gelir eşitsizliğini derinleştirdi. Rapor, sistemin işçilerden alınan kaynağın sermaye kesimine aktarıldığı bir düzen haline geldiğini vurguluyor.
Kayıplar Her Ay Katlanıyor
Yılın ilk aylarında 78 milyar lira civarında seyreden toplam vergi ve enflasyon kayıpları, her ay artarak büyüdü. Eylül 2025’e gelindiğinde kayıplar yaklaşık on yedi katına çıkarak 1 trilyon 328 milyar lirayı aştı. Vergi dilimlerinin enflasyon oranlarının altında güncellenmesi, işçilerin hızla daha yüksek vergi oranlarına tabi olmasına neden oldu. Böylelikle vergi oranı yüzde 27’den başlayarak yıl sonunda yüzde 35 seviyesine kadar ulaştı.
Ortaya çıkan tablo, ücretli çalışanlar açısından sürdürülemez bir gelir yapısına işaret ediyor. Enflasyonun ve adaletsiz vergi sisteminin, emekçilerin yaşam standartlarını her geçen ay biraz daha düşürdüğü açıkça görülüyor.

