1. Haberler
  2. Gündem
  3. Siyaset
  4. Türkiye ve Suudi Arabistan’dan 31 maddelik ortak bildiri

Türkiye ve Suudi Arabistan’dan 31 maddelik ortak bildiri

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye–Suudi Arabistan Resmî Ziyareti ve Ortak Bildiri

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan Krallığı’na yaptığı resmi ziyaretin ardından iki ülke tarafından 31 maddeden oluşan ortak bildiri yayımlanmıştır. Bildiri, tarihî bağlar, ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve çok sayıda sektörde iş birliğinin genişletilmesi konularını kapsamlı şekilde ele almaktadır.

Ziyaretin Başlangıcı ve Karşılama

1) Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın Recep Tayyip Erdoğan, kardeşçe bağlara, seçkin ilişkilere ve köklü tarihe dayanarak 3 Şubat 2026 tarihinde Suudi Arabistan Krallığı’na resmi ziyarette bulunmuştur.

2) Cumhurbaşkanı Erdoğan, Altesleri Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman bin Abdulaziz El Suud ile bir görüşme gerçekleştirmiştir. Veliaht Prens, Kral Salman bin Abdulaziz El Suud’un selamlarını iletmiş ve Türkiye ile Türk halkının ilerlemesi ve refahına yönelik iyi dileklerini aktarmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan da selam ve iyi dileklerin iletilmesini rica etmiştir. Taraflar, iki ülke arasındaki tarihî ilişkileri ve bu ilişkilerin her alanda geliştirilmesi yollarını ele almışlardır.

Hac, Umre ve Kültürel İş Birliği

3) Görüşmenin başında Türk tarafı, Türkiye’den gelen hacı, umreci ve ziyaretçilerin konforunun sağlanmasına yönelik iki ülke arasındaki eşgüdümden övgüyle bahsetmiş; Suudi Arabistan hükümetinin Haremeyn-i Şerifeyn’e ve ziyaretçilerine hizmet etmek için gösterdiği çabaları takdir etmiştir.

Geçmiş Ziyaretlerin Katkısı

4) Her iki taraf, Veliaht Prens’in 22 Haziran 2022 tarihindeki Türkiye ziyaretinin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 17 Temmuz 2023 tarihindeki Suudi Arabistan ziyaretinin olumlu sonuçlarının iş birliğini genişlettiğini belirtmişlerdir.

EKONOMİ, TİCARET VE YATIRIMLAR

5) Taraflar, ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarındaki güçlü bağları vurgulamış; özellikle karşılıklı öncelikli sektörlerde bu bağların güçlendirilmesinin öneminde mutabık kalmıştır. Suudi 2030 Vizyonu ve Türkiye Yüzyılı Vizyonu çerçevesindeki yatırım fırsatlarından karşılıklı yarar sağlanmasının önemine dikkat çekilmiştir. Taraflar, petrol dışı ticaret hacmini artırmak, kamu ve özel sektör yetkilileri arasındaki ziyaretleri yoğunlaştırmak ve Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi aracılığıyla ticaret etkinlikleri düzenlemek için ortak çabaların sürdürülmesini vurgulamışlardır. Ayrıca Türkiye ile Körfez Arap Ülkeleri İş birliği Konseyi (KİK) ülkeleri arasında Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin sonuçlandırılmasının önemine değinilmiştir.

6) Suudi yatırımları dahil olmak üzere karşılıklı yatırımların seviyesini her iki taraf takdir etmiştir. Türk mühendislik, inşaat, gayrimenkul geliştirme ve imalat sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin rolü memnuniyetle karşılanmış; Suudi tarafı Türk inşaat ve danışmanlık firmalarının projelerini takdir etmiş ve Krallığın 2030 Vizyonu çerçevesinde daha fazla altyapı ve üstyapı projesinde iş birliğine hazır olduklarını ifade etmiştir.

7) 3 Şubat 2026 tarihinde Riyad’da düzenlenen Türk-Suudi Yatırım Forumu’nun olumlu sonuçları takdir edilmiştir. Forumda turizm ve konaklama, inşaat, iletişim ve bilgi teknolojileri ile yaşam bilimleri ve sağlık gibi alanlarda umut vadeden yatırım fırsatları ve uzmanlık paylaşımı öne çıkmıştır.

ENERJİ VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

8) Taraflar, enerji sektöründeki rollerinin bölgesel ve küresel enerji arzına katkı sağlamak açısından önemini vurgulamışlardır. Türk tarafı, Suudi Arabistan’ın küresel petrol piyasalarının güvenilirliği ve istikrarındaki öncü rolünü belirtmiştir. Taraflar petrol, petrol türevleri ve petrokimya tedariki alanlarında iş birliğini güçlendirme ve petrokimya ile tarımsal besin maddeleri sektörlerindeki yatırım fırsatlarını değerlendirme konusunda anlaşmışlardır.

9) Yenilenebilir enerji entegrasyonunda deneyim paylaşımı ve Suudi Arabistan’ın büyük ölçekli yatırımlarından yararlanma arzusunu teyit etmişlerdir. Elektrik bağlantısı için fizibilite çalışmalarını hızlandırmayı, yenilenebilir enerji teknolojileri, şebeke otomasyonu, enerji depolama ve şebeke güvenliği gibi alanlarda uzmanlık teatisinde bulunmayı ve bu projelerin uygulanmasında her iki taraf şirketlerinin katılımını teşvik etmeyi taahhüt etmişlerdir. Enerji verimliliği ve kapasite geliştirme konularında da iş birliğinin güçlendirilmesi vurgulanmıştır.

10) Taraflar temiz hidrojen alanında iş birliği fırsatlarını araştırmayı, hidrojenin taşınması ve depolanması teknolojileri geliştirmeyi ve en iyi uygulamaların paylaşılmasını memnuniyetle karşılamışlardır. Enerji tedarik zincirlerinin geliştirilmesi ve sürdürülmesi için iş birliğinin güçlendirilmesinde mutabık kalınmıştır.

11) Maden kaynaklarının keşfi, çıkarılması ve işlenmesinde iş birliğinin güçlendirilmesi; kritik minerallerin tedarik zincirlerinin güvenliğinin sağlanması için uluslararası iş birliği ve ortak girişimlerin önemi vurgulanmıştır.

12) İklim değişikliği bağlamında Taraflar, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) ve Paris Anlaşması ilkelerine bağlılığın önemini teyit etmiş; emisyonlara odaklanan anlaşmaların geliştirilmesi ve uygulanmasının gerekliliğini vurgulamıştır. Suudi Arabistan, Türkiye’nin UNFCCC 31. Taraflar Konferansı (COP31) başkanlığını ve 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31’e ev sahipliğini memnuniyetle karşılamıştır. Türk tarafı da Suudi Arabistan’ın iklim alanındaki çabalarını övmüştür. Ayrıca döngüsel karbon ekonomisi uygulamalarının geliştirilmesinde iş birliği önemi belirtilmiştir.

TÜRK-SUUDİ KOORDİNASYON KONSEYİ VE DİĞER ALANLAR

13) Taraflar, Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi çerçevesinde koordinasyon ve iş birliği düzeyini takdir etmiş; iş birliği ve ortaklığın güçlendirilmesinin önemini şu alanlarda vurgulamıştır: dijital ekonomi, yapay zeka, yeni teknolojiler ve uzay teknolojileri; ulaştırma, lojistik ve sivil havacılık; hukuk ve adalet; kültür; turizm; spor ve gençlik; bilim ve eğitim; medya; çevre, su, tarım ve gıda güvenliği; gümrük; savunma sanayileri; sağlık.

SAVUNMA VE GÜVENLİK

14) Taraflar, savunma iş birliği anlaşmalarının hayata geçirilmesi gerektiği konusunda mutabık kalmış; savunma ilişkilerinin çok taraflı platformlar aracılığıyla güçlendirilmesi ve geliştirilmesi arzusunu teyit etmişlerdir. Suçla mücadele, aşırılıkçılık ve terörizm ile bunların finansmanına karşı mücadele, uzmanlık ve eğitim teatisi ile siber güvenlik alanında iş birliğinin artırılmasının önemi vurgulanmıştır.

ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ

15) Taraflar, uluslararası forumlar ve çok taraflı mali ve ekonomik kuruluşlarda süregelen iş birliğinin sürdürülmesinin önemini vurgulamış; Türk tarafı Suudi Arabistan’ın 2030’da G20 Zirvesi’ne ev sahipliği yapma isteğine desteğini ifade etmiştir.

Anlaşmalar, Mutabakat Zabıtları:

16) Ziyaret sırasında adalet, yenilenebilir enerji, uzayın barışçıl amaçlarla kullanımı ile AR-GE ve inovasyon iş birliği dahil çeşitli alanlarda dört anlaşmanın imzalanması memnuniyetle karşılanmıştır.

BÖLGESEL VE ULUSLARARASI KONULAR

17) Taraflar, uluslararası barış ve güvenliği korumak için eşgüdümü sürdürme ve çabaları yoğunlaştırma taahhüdünü yeniden teyit etmişlerdir. Bölgesel ve uluslararası düzeyde karşılıklı ilgi alanlarına giren konularda görüş alışverişinde bulunmuş ve ortak koordinasyonu güçlendirme kararlılıklarını vurgulamışlardır.

18) Bölgesel gelişmeler hakkında kapsamlı görüş alışverişi gerçekleştirilen bildiride, çatışmalar, gerilimler ve tırmanma riskine ilişkin endişeler dile getirilmiş ve bölgesel istikrar ile refahı sağlamayı amaçlayan kolektif girişimlere destek teyit edilmiştir.

FİLİSTİN

19) Gazze Şeridi’nde kötüleşen insani durum, devam eden saldırılar ve insani yardımların erişimine yönelik engellemeler konusunda derin endişe bildirilmiştir. Yardımların ulaşmasını sağlamak için şerit boyunca tüm geçişlerin engelsiz açılmasının önemi vurgulanmış; sivillerin korunması, hayati altyapıya yönelik hedef almaktan kaçınılması ve uluslararası hukuka uyulması için İsrail işgal makamlarına baskı uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Taraflar, ateşkesin pekiştirilmesi, Gazze’nin işgalinin sona erdirilmesi ve Filistin Ulusal Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ne ilişkin sorumluluklarını yeniden üstlenmesine olanak sağlanmasının gerekliliğini vurgulamıştır. Nihai hedef olarak uluslararası hukuk ve 2002 Arap Barış Girişimi uyarınca, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının sağlanması gerektiği belirtilmiştir.

20) Taraflar, ABD Başkanı Donald Trump’ın önderlik ettiği barış çabalarını desteklemek üzere Barış Kurulu’na katılımı memnuniyetle karşılamış; Gazze’de kapsamlı barış planının ikinci aşamasının başlatılmasını ve Gazze Şeridi’nin Yönetimi için Bağımsız Ulusal Komite’nin çalışmalarına başlanmasını memnuniyetle karşılamışlardır. Suudi tarafı, Türkiye’nin arabuluculuk çabalarını takdir etmiş; Türk tarafı ise Suudi Arabistan’ın Filistin konusundaki eş başkanlık rolünü ve bunun sonucunda Filistin Devleti’nin uluslararası tanınmasını takdir etmiştir.

21) Taraflar, Filistin halkına temel hizmetlerin sağlanmasında UNRWA’nın önemli rolünü teyit etmiş; İsrail güçlerinin işgal altındaki Kudüs’te UNRWA binalarını yıkmasını kınamış ve uluslararası topluma bu uygulamalarla mücadele çağrısında bulunmuşlardır.

22) Taraflar, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Filistin davasındaki rolünü vurgulamış ve Arap-İslam Gazze Temas Grubu’nun çalışmalarını takdir etmişlerdir. Türkiye ile Arap Devletleri Ligi arasındaki diyalog ve iş birliğinin geliştirilmesini teşvik etme konusunda mutabık kalınmıştır.

YEMEN

23) Taraflar, Yemen meselelerinde meşru Yemen hükümetine desteklerini teyit etmiş; Yemen’in egemenliği, birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasının önemini vurgulamışlardır. Her türlü bölücü girişime karşı çıkılması gerekliliği belirtilmiş; Türkiye Suudi Arabistan’ın Yemen’deki rolünü ve krizin çözümüne yönelik çabalarını desteklediğini ifade etmiştir.

SOMALİ

24) Taraflar, Somali’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve birliğine sarsılmaz desteklerini teyit etmiş; Somali’nin istikrarı, halkının refahı ve kalkınmasını koruma taahhüdünü yinelemişlerdir. İsrail işgal makamları ile sözde “Somaliland” bölgesi arasındaki karşılıklı tanıma beyanını ve tek taraflı ayrılıkçı eylemleri reddetmişler; Somali’nin birliğini zedeleyen paralel yapıları dayatma girişimlerini de reddettiklerini belirtmişlerdir.

SUDAN

25) Taraflar, Sudan’ın birliğinin, güvenliğinin, istikrarının ve egemenliğinin korunmasına ilişkin kararlı tutumlarını teyit etmiş; meşru devlet kurumları dışında kalan gayrimeşru veya paralel yapıların reddedildiğini belirtmişlerdir. Uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023 tarihli Cidde Deklarasyonu doğrultusunda sivillerin korunması ve insani yardımın tüm bölgelere ulaştırılmasının kolaylaştırılması gerekliliğini vurgulamışlardır. Sudan’da sivillere karşı suç işleyen aşırılıkçı grupları içermeyen, Sudanlıların önderliğinde bir siyasi sürecin başlatılmasının önemine dikkat çekilmiş ve Sudan devlet kurumlarının korunmasının gerekliliği ifade edilmiştir.

26) Türk tarafı, Sudan’da barışı sağlama, savaşı sona erdirme ve ülkenin birliğini, güvenliğini ve istikrarını koruma yönündeki Suudi çabalarını takdir ettiğini ifade etmiş; Suudi tarafı ise Türkiye’nin Sudan’daki insani yardım faaliyetlerini takdir etmiştir.

27) Taraflar, Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin bazı sınır kapılarını ve havaalanlarını insani yardım ulaştırılması amacıyla yeniden açma kararını memnuniyetle karşılamıştır.

SURİYE

28) Taraflar, Suriye hükümetinin ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü korumaya yönelik çabalarını ve aldığı önlemleri takdir etmiş; Suriye hükümetini desteklemeye ve uygulanan yaptırımların kaldırılmasına yönelik uluslararası çabaları olumlu karşılamışlardır. 30 Ocak’ta açıklanan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının uygulanmasını desteklemiş; Suriye hükümetinin terörist örgütleri engelleme ve sivil barışı teşvik etme çabalarını tam olarak desteklediklerini teyit etmişlerdir. Ayrıca İsrail’in Suriye topraklarına yönelik tekrarlı ihlallerini kınamış ve İsrail’in işgal altındaki tüm Suriye topraklarından derhal çekilmesi çağrısını yinelemişlerdir.

RUSYA – UKRAYNA KRİZİ

29) Taraflar, Rusya-Ukrayna krizi konusunda uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’na uygun, kapsamlı müzakereye dayalı bir çözüme güçlü desteklerini teyit etmişlerdir.

SONUÇ VE TEŞEKKÜR

30) Ziyaretin sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisine ve heyetine gösterilen sıcak karşılama ve misafirperverlik için Kral Salman bin Abdulaziz El Suud ile Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz El Suud’a teşekkür ve takdirlerini iletmiştir. Veliaht Prens Muhammed bin Salman da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sağlık ve esenlik dileklerini, Türk halkına ise ilerleme ve refah temennilerini iletmiştir.

31) Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kral Salman ve Veliaht Prens Muhammed bin Salman’ı Türkiye’de ağırlama isteğini samimi şekilde ifade etmiştir.

Türkiye ve Suudi Arabistan’dan 31 maddelik ortak bildiri
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Giriş Yap

ATA TV HABER ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir