DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: Sürecin Geleceği ve CHP’nin Rolü
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 2026 yılına girerken iktidarla birlikte yürütülen ‘süreç’le ilgili son durumu değerlendirdi. Mezopotamya Ajansı’na konuşan Bakırhan, sürece ilişkin CHP’nin aldığı tutumu değerlendirirken, partinin daha etkin rol alması gerektiğini vurguladı.
Bakırhan, CHP’nin sürece yaklaşımına dair şunları söyledi: “Eğer birileri CHP’yi süreç dışına itmeye çalışıyorsa, demek ki ortada bir oyun var. CHP bu oyunu görmeli ve daha çok dahil olarak ve inisiyatif alarak boşa çıkarabilir.” Sürece mesafe koymanın, fırtınadan kaçmak gibi değil, doğru bir biçimde yelken açmak gerektiğine dikkat çekti ve Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olmak isteyen partilerin ülkenin yüz yıllık meselelerinde çözüm iddiasını güçlü biçimde ortaya koyması gerektiğini belirtti.
Bakırhan, CHP’ye yönelik 19 Mart operasyonları sonrasında yaşanan baskıların partiyi zorladığını ve tabanın için büyük bir şok oluşturduğunu söyledi. Bu durumun CHP’nin sürece mesafe koymasına neden olmuş olabileceğini ifade ederek, iktidara karşı muhalefetin sürece karşı çıkmaya dönüşmemesi gerektiğini, müşterekleri artırmaya odaklanılmasını önerdi. “Süreç dışında kalan, tarih dışında kalır. Tarih dışı kalmak da siyasetin doğasına aykırıdır,” dedi.
Meclis’te kurulan komisyondan çıkacak rapora ilişkin değerlendirmesinde Bakırhan, AKP ve MHP raporlarına dair uyarılarda bulundu. AKP’nin raporunun geçiş yasasının gerekliliğini teyit ettiğini, ancak geleceğe dönük demokratikleşme ve bütüncül hukuku sağlama konusunda muğlak bir tutum sergilediğini ve bunun soru işaretleri doğurduğunu belirtti. “Herhangi bir rapor esas alınarak sorun tümüyle çözülemez. Meseleye doğru yerden yaklaşmamız gerekiyor,” ifadelerini kullandı.
Bakırhan, rapor yalnızca AKP-MHP güvenlik perspektifine sıkışırsa iki olası sonuca işaret etti: “Süreç kısa vadede yönetilir ama uzun vadede meşruiyet kaybeder. İkincisi de Kürt toplumunda ‘eşitlik’ beklentisi karşılanmadığı için toplumsal enerji yeniden gerilim üretir.”
DEM Parti’nin yaklaşımını açıklarken Bakırhan, Meclis zemininden çekilme niyetlerinin olmadığını, aksine Meclis zeminini daha güçlü savunacaklarını söyledi. Toplumu, sivil alanı, meslek örgütlerini, kadın ve gençlik hareketlerini sürecin demokratik içeriği için daha fazla seferber etme çabalarının bununla ilgili olduğunu belirtti. “Çünkü barış, ancak toplumun rızası ile korunur ve büyür,” dedi.
Bakırhan’ın röportajındaki öne çıkan mesajlar arasında “Bahçeli yorumu: Nesnel koşulları esas almalıyız,” “CHP’nin tutumu: Süreç dışında kalan tarih dışında kalır,” ve “AKP ve MHP’nin raporları: Bu perspektif yeniden gerilim üretir” başlıkları yer aldı. Bu vurgular, sürecin demokratik zeminde, toplumsal katılımla ilerlemesi gerektiği yönündeki temel kaygıları özetliyor.
















