Genel Kurul’da Belediyelere Yönelik Gözaltılar ve Yargı Eleştirileri
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan’ın yönetiminde toplandı. Oturumun başında grup başkanvekillerine söz hakkı verildi ve Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile 54 belediye personelinin sabahın erken saatlerinde gözaltına alınması tartışmanın ana gündem maddesi oldu.
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, operasyonların art arda geldiğini belirterek Türkiye’de yargının derin bir meşruiyet krizi içinde olduğunu savundu. Türeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle yürütmede yaşanan güç yoğunlaşmasının hukukun ve yargının siyasallaşmasına yol açtığını, bağımsız mahkemelerin ve hakim güvencesinin zayıfladığını ifade etti. Ayrıca soruşturma ve kovuşturma süreçlerine toplumun güveninin sarsıldığını söyledi.
Türeli, siyasi saikle yürütülen işlemlerin adil yargılanma ilkesini zedelediğini, masumiyet karinesine dikkat edilmeden yapılan girişimlerin hukuk devleti yerine polis devleti izlenimi verdiğini belirtti. Etimesgut operasyonunun toplumsal vicdanda yara açtığını vurgulayarak soruşturmaların hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde, tutuksuz yargılama ve masumiyet karinesi gözetilerek yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
DEM Parti’den Eleştiriler: Masumiyet Karinesi ve İnanç Tartışmaları
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, belediyelere yönelik sabah operasyonlarına tepki gösterdi. Koçyiğit, suç işlendiği iddia edilenlerin bağımsız yargı karşısında hesap vermesi gerektiğini kabul etmekle birlikte, seçilmiş iradeye sabahın erken saatlerinde kapı çalınarak müdahale edilmesinin yanlış olduğunu kaydetti.
Koçyiğit ayrıca partisine yönelik bazı açıklamalarının çarpıtıldığını, DEM Parti’nin inanç özgürlüğüne saygılı olduğunu ve Kürt halkının farklı inanç gruplarına mensup olduğunu belirtti. Kürt toplumunun dini hassasiyetlerinin partilerarası manipülasyon unsuru haline getirilmemesi gerektiğini söyledi ve sözlerinin çarpıtılmamasını talep etti.
YENİ ve AKP’den Konuşmalar: Atama ve Süreç İddiaları
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, operasyonların sistematik bir takvime göre yürütüldüğü iddiasında bulundu. Günaydın, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı atamaları ile belediye operasyonları arasındaki zamanlamaya dikkat çekti; 12 Haziran 2026’de yapılan atamanın ardından 12 Temmuz 2026’de Çankaya Belediyesine operasyon gerçekleştirildiğini hatırlattı ve benzer bir örneği Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ataması sonrası 30 Ekim 2024’teki operasyonla ilişkilendirdi.
AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ise partilerinin yargı süreçlerinde taraf olmadığını vurguladı. Usta, şikayet edenlerin, suç duyurusunda bulunanların ve isnat edilenlerin sürecin öznesi olduğunu belirterek yargıya güven mesajı verdi. Ayrıca “Terörsüz Türkiye” hedefine vurgu yaparak bu sürecin milli bir öncelik olduğu ve milletin iradesinin sürecin tam sahibi olduğu görüşünü paylaştı.
Editörün Notu
Bu gelişmeler, yargı bağımsızlığı ve siyaset-yargı ilişkileri konusundaki tartışmaları yeniden alevlendiriyor; kurumlara olan güvenin korunması için şeffaf ve hukuka uygun süreçlerin önemi artıyor. Yerel yönetimlere yönelik operasyonların sıklığı siyaset ortamında kutuplaşmayı derinleştirebilir ve seçilmiş iradeyle hukuk denetimi arasındaki sınırları tartışmaya açabilir.
















