Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tarihte bir ilk: Canlının beyni bilgisayara aktarıldı

Meyve Sineğinin Beyni Dijital Ortama Aktarılarak Sanal Bedene Bağlandı Bilim

Meyve Sineğinin Beyni Dijital Ortama Aktarılarak Sanal Bedene Bağlandı

Bilim insanları, bir meyve sineğinin beynini nöron nöron tarayarak dijital ortama kopyaladı ve bu dijital beyni fizik kurallarının uygulandığı sanal bir bedene yerleştirdi. Sistem, araştırmacılar tarafından özel olarak öğretilmeden yürüdü, temizlendi ve beslendi; bu sonuç, bilim dünyasında yoğun tartışmalara yol açtı. Deneyin bir sonraki hedefi ise insan beynine daha yakın bir deney hayvanı olan fare üzerinde benzer bir çalışmayı gerçekleştirmek.

Bilimin Uzun Yıllardır Kovaladığı Hedefe Yaklaşım

Nöroteknoloji alanında faaliyet gösteren Eon Systems, meyve sineğinin tüm beynini sinaps sinaps tarayarak dijital ortama aktardı ve bu dijital beyni fizik kurallarıyla işleyen sanal bir bedene entegre etti. Şirketin kurucu danışmanlarından fizikçi Dr. Alexander D. Wissner-Gross, projenin “tam beyin emülasyonu” alanında kritik bir eşik olduğunu belirtiyor. Uzun yıllardır yapay zekâ önündeki en büyük engellerden biri, biyolojik bir beynin tüm sinirsel bağlantılarıyla birlikte dijital ortamda çalıştırılabilmesiydi; bu çalışma, o engelin aşılabileceğini gösterdi.

Davranışlar Öğretilmedi, Kendiliğinden Ortaya Çıktı

Çalışmanın en çarpıcı özelliği, çıkan davranışların niteliğinde yatıyor. Sanal sinek, video oyunu benzeri bir simülasyon ortamında yürüdü, kendini temizledi ve beslendi. Araştırmacılar bu davranışların hiçbirinin sonradan sisteme programlanmadığını ya da öğretilmediğini, bunun yerine beynin sinirsel bağlantı yapısında zaten var olan kalıpların simülasyon ortamında kendiliğinden açığa çıktığını bildiriyor. Bu durum, çalışmayı önceki deneylerden ayırıyor; burada söz konusu olan gerçek bir biyolojik beynin dijital kopyasıdır.

50 Milyon Sinaptik Bağlantı ve Yüzde 95 Doğruluk

Çalışma, 2024 yılında Nature dergisinde yayımlanan kapsamlı bir beyin modeline dayanıyor. Eon’un kıdemli bilim insanı Philip Shiu liderliğinde geliştirilen modelde, yetişkin bir meyve sineğinin beynini temsil eden 125 binden fazla nöron ve yaklaşık 50 milyon sinaptik bağlantı dijital ortama aktarıldı. FlyWire konektom veri seti ile makine öğrenmesi yöntemleri birleştirilerek oluşturulan model, motor davranışlarını tahmin etmede yaklaşık yüzde 95 doğruluk sağladı. Ancak bu ilk versiyon, fiziksel bir bedenle etkileşimi olmayan “bedensiz bir beyin” olarak çalışıyordu: sinirsel aktivite üretiliyordu fakat bu aktivitenin harekete dönüşeceği bir ortam bulunmuyordu.

Eksik Halka Tamamlandı: Algı-Hareket Döngüsü Kuruldu

Yeni çalışmada araştırmacılar bu boşluğu kapattı. Önceki beyin modeli, NeuroMechFly v2 simülasyon çerçevesi ve fizik motoru tabanlı MuJoCo sistemiyle birleştirilerek dijital beyin, fizik kurallarıyla işleyen sanal bir sinek bedenine entegre edildi. Böylece tam bir algı-hareket döngüsü kuruldu: simülasyon ortamından gelen duyusal veriler dijital beyne ulaşıyor, tüm sinir ağı boyunca yayılıyor; ardından üretilen motor komutları sanal bedeni hareket ettiriyordu. Araştırmacılar, beynin algıdan harekete uzanan sinirsel döngüsünün ilk kez eksiksiz biçimde simülasyonda çalıştırıldığını ifade ediyor. Önceki çalışmalarda ya beyin modelleri bir bedene bağlanmıyor ya da simülasyondaki bedenler yapay zekâ algoritmalarıyla kontrol ediliyordu; bu çalışma ise tam biyolojik bir konektomdan türetilmiş beyin modelinin fiziksel kurallarla çalışan bir bedenle buluşturulduğu ilk örnek olma niteliği taşıyor.

Sıradaki Hedef: Fare Beyni

Eon Systems, bu çalışmayı daha iddialı bir yolculuğun ilk adımı olarak değerlendiriyor. Şirketin bir sonraki hedefi, yaklaşık 70 milyon nöron barındıran bir fare beyninin tam konektom haritasını çıkararak yüksek doğruluklu bir dijital emülasyon oluşturmak. Bu nöron sayısı, meyve sineği beynindekinin yaklaşık 560 katına denk geliyor. Araştırmacılara göre artık asıl zorluk, yöntemin prensipte işe yarayıp yaramayacağı değil; ölçek ve gereken veri miktarıdır. Meyve sineği beyninin simülasyon ortamında algı ve hareket döngüsünü başarıyla tamamlaması, daha karmaşık beyinlerin dijital olarak modellenmesinin önünü açıyor. Bilim dünyası ise bu gelişmenin insan beynini anlamaya ve nihayetinde kopyalamaya giden uzun yoldaki yerini tartışmaya devam ediyor.