1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Suriye-İsrail ve ABD-Türkiye Diplomasisi Gelişmeleri

Suriye-İsrail ve ABD-Türkiye Diplomasisi Gelişmeleri

ABD-Suriye Görüşmelerindeki Gelişmeler

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad al-Şabani ile Washington’da verimli bir toplantı gerçekleştirdiğini duyurdu. Komite Başkanı, görüşmelerde Suriye’nin uluslararası ekonomiye tam erişimini sağlamak için atılması gereken adımların ele alındığını ve istikrarlı bir demokrasi kurma fırsatına sahip olunduğunu vurguladı.

İki gün önce, Suriye Dışişleri Bakanı el-Şabani, Suriye’nin yeni liderliğini temsilen İsrail ile ilk doğrudan görüşmelere imza attı. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Londra’da gerçekleşen görüşmeleri yönetti. el-Şabani, İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ile gerginliğin azaltılması, bölgesel güvenlik ve Suriye’nin uluslararası ekonomiye yeniden entegrasyonu konularını görüştü. Bu görüşmeler, potansiyel bir ittifak şekillenmesini işaret ediyor.

Ankara için temel soru, Türkiye’nin iç siyasetteki mesajıyla bu diplomatik değişimi nasıl uyumlu hale getirebileceğidir. Türkiye’de iktidar partisi AKP, Gazze ve bölgedeki İsrail saldırılarını gündeme taşıyarak kendini Filistin haklarının savunucusu olarak konumlandırıyor. Türkiye için, Suriye-İsrail normalleşmesini kamuoyuna olumlu göstermek, ideolojik duruşla çelişebilir. Ancak Ankara, bölgesel istikrar ve nüfuz sağlamayı öncelikli tutabilir. Mesela, SDF’ye karşılık İsrail’in Suriye’deki nüfuzunu kabullenerek Kuzeydeki kendi etkinliğini önceleyebilir. Suriye’nin İsrail ile masaya oturması, Ankara’nın teklifi olmadan gerçekleşemez. Zaten İsrail ve Türkiye, Suriye’de görev yapan her iki ülke ordusu arasında istenmeyen olayların yaşanmasını önlemeyi amaçlayan bir prensip anlaşmasına vardı. Görüşmelere iki ülkenin ortak müttefiki Azerbaycan’ın aracılık ettiği aktarılmıştı. İsrail’in, Türkiye’nin Suriye’nin güneyinde hava gücü konuşlandırmasına dair kaygılar dile getirilmişti; İsrail, Palmyra bölgesine saldırı gerçekleştirmişti.

Öte yandan, ABD Dışişleri’nde Türkiye personeline dair atama değişimleri gündemde. İstanbul’daki Suriye Bölgesel Platformu’nda çalışan üst düzey diplomatların görev sürelerinin sona ermesi, strateji konusunda iç anlaşmazlıkların bir göstergesi olarak yorumlandı. Görevlendirmesi sona eren kişilerin, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Şam yönetimi ile entegrasyonu konusunda ABD yönetimiyle fikir ayrılıklarına sahip olduğu yorumu yapılıyor. Dışişleri kaynakları, bu kişilerin görev sürelerinin ekipteki yeniden yapılanma kapsamında sona erdirildiğini bildirdi. Ancak görevden almaların, personel ile Büyükelçi Barrack veya Beyaz Saray arasındaki politika farklılıklara dayalı olmadığını belirtti. Yine de Büyükelçi Barrack öncülüğünde al-Şaara ve İsrail temasları sürerken, ABD’nin Suriye’deki yerel güçleri devlet otoritesine entegre etme ve bölgesel müttefiklerle koordinasyon sağlama hedeflerine dair çaba net. Bu müttefikler hem İsrail hem Türkiye’dir.

Bölgesel tablo değişken. İsrail, Golan Tepeleri’nde tampon bölgeyi genişleterek silahların militanlara ulaşmasını önlemek için Suriye askeri altyapısına hava saldırıları düzenledi. Suudi Arabistan, BAE ve Katar, Suriye’nin Esad sonrası geçişini normalleşme fırsatı olarak görerek kapsamlı barış anlaşmalarını teşvik ediyor. İsrail’in Katar’daki Hamas liderlerini hedef aldığını da hatırlayalım. Ankara, bu görüşmeleri desteklerken, iç siyasi tabanı kaybetmemek için dikkatli bir çerçeve izlemek mecburiyetinde. Bölgesel istikrar, azınlıkların korunması ve ekonomik kalkınma vurgulanırken İsrail’e doğrudan destek mesajı verilmekten kaçınılıyor. Ankara’nın bu durumu yönetme biçimi, AK Parti’nin gerçek politikayla kamuoyu algısını nasıl uzlaştırdığına dair bir sınav niteliğinde. Sonuç olarak, bu gelişmeler gerilimi azaltma yolunda bir ilerleme sinyali verirken, Türkiye hükümeti hassas bir denge oyunuyla karşı karşıya. Orta Doğu’da etkisini artırmak, Suriye’de nüfuzunu ve iç kamuoyunda kredibilitesini korumak. Açılım diye Suriye’deki SDG’nin kapsama girmediği, içeride PKK’ya af ve entegrasyon sistemlerinin çalışıldığı bir süreçte iki patlama daha olmasını da kimse istemez.

Paralel bir gelişmede, İstanbul Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi’nden Patrik I. Bartholomew’un, Washington’ı ziyaret ederek ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesi gerçekleşti. Ziyaret sırasında patrik, uzun süredir kapalı olan İstanbul’daki Heybeliada Ruhban Okulu’nun 2026 yılı itibarıyla öğrenci kabul etmeye başlamasının beklendiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sinyali verdiğini belirtti. Beyaz Saray görüşmesine ek olarak, Patrik Washington D.C.’deki Türk Büyükelçiliği’nde de ağırlanarak Ankara’nın doğrudan duruşu vurgulandı. Bu adım, Türkiye’nin dini özgürlüklere saygı gösterdiğine işaret ederken, aynı zamanda Washington ile yürütülen diplomatik pazarlıklarda bir araç olarak kullanılıyor.

Özetle, ABD, Türkiye, Suriye ve İsrail diplomasisinin karmaşık bir etkileşimi söz konusu. Türkiye, bölgesel istikrarı desteklerken nerede taviz veriyor veya nasıl güvenceler elde edecek yakında göreceğiz. Ama şimdilik ABD aracılığında girişimlerin ilerlemesinden memnun görünüyor. Aynı zamanda iç siyasi güvenilirliğini koruyacak bir stratejik denge gözetmek durumunda. Dini ve sembolik diplomasiyle de (Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması gibi) Türkiye’nin Washington’daki daha geniş diplomatik angajmanını da görmekteyiz. Türkiye, normalleşmeyi kolaylaştırırken İsrail’i açıkça desteklemekten kaçınmayı, ideolojik tutarlılıktan ziyade stratejik çıkarları önceliklendirmeyi hedefliyor.

Suriye-İsrail ve ABD-Türkiye Diplomasisi Gelişmeleri
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Akşam Kapanışı 31 Temmuz 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

ATA TV HABER ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

HABERCİ ile Sohbet Et

HABERCİ ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir