Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Suat Özçağdaş’tan Bakan Tekin’e: ‘Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine dil uzatan tüm MEB personelleri hakkında gerekli süreci derhal başlatın’

CHP Aday Ofisi Eğitim Politikaları Sorumlusu Suat Özçağdaş, İstanbul İl

CHP Aday Ofisi Eğitim Politikaları Sorumlusu Suat Özçağdaş, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde Açıklama Yaptı

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde düzenlenen ve Eğitim-İş, Eğitim-Sen, TÖB-SEN ile Hürriyetçi Eğitim Sen’in katıldığı “Laik, Bilimsel ve Kamusal Eğitim Mücadelesinden Vazgeçmeyeceğiz” başlıklı açıklamaya katıldı.

Özçağdaş, milli eğitim alanında her geçen gün anayasa ve yasa ihlallerinin arttığını, Cumhuriyetin temel değerlerine yönelik saldırılarla karşı karşıya olunduğunu belirtti. Milli Eğitim Bakanlığı’nı AKP iktidarının en büyük saldırı alanlarından biri olarak nitelendiren Özçağdaş, sendikalardaki uzman öğretmenlerin ortaya koyduğu gerçekliğe dikkat çekti.

“BU KİŞİLER BU GÜCÜ NEREDEN BULUYORLAR”

Özçağdaş sözlerine şöyle devam etti: Siyasilerden güç alan ve küçük çocuklara kendi değer yargılarını empoze eden bir zihniyetle karşı karşıya olduklarını söyledi. Son dönemde bazı öğretmenlerin öğrencileri içerik malzemesi olarak kullanıp kendi propagandalarının aktörü hâline getirdiklerini, bunun öğretmenlik mesleği açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti. Çocukların ve ailelerin rızası olsa bile hiçbir öğretmenin sınıf içindeki faaliyetleri dijital dünyada paylaşmaması gerektiğini, bunun siyasi düşüncelerin açıklanması için araç olarak kullanılmaması gerektiğini vurguladı.

Özçağdaş, “Bir bakanlık Cumhuriyet karşıtları tarafından ele geçirildiğinde bundan güç bulanların oluştuğunu” belirterek şu örnekleri sıraladı: Milli Eğitim Bakanı’nın, meclise gelip bazı tarikat ve cemaatleri, sivil toplum olarak adlandırılan yapıların önünü ÇED projesi adı altında açması; Milli Eğitim Bakanlığı’na bir siyasi partinin gençlik kollarının okullara protokolle sokulması; Ensar Vakfı’nın Karaman’da 45 çocuğa yönelik tecavüz olayının soruşturmalı bir kişiyi Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü yapması; beş çocuğu döven bir kişiyi Ankara Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak ataması; Bursa’da kız çocuklarını ayrıştıran bir müdür yardımcısına destek veren ve odasına tekbirle giren kişiyi ödüllendirmesi gibi uygulamaların yol açtığını kaydetti.

“UMUDUM YOK AMA ÇAĞRIYI YAPMAK DURUMUNDAYIM”

Özçağdaş, bakana, bakanlığa, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ve durumu izleyeceğini umduğu İstanbul Valisi’ne seslenerek “Görevinizin başına geçin, gereğini yapın” dedi. Bakan Tekin’e yönelik şu talepte bulundu: Kendilerine emanet edilen çocukların kişisel verilerini ve mahremiyetini ihlal eden, sınıf içi paylaşımlar yapan, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine dil uzatan ve eşitlik ilkesini zedeleyerek ayrımcılık yapan tüm Milli Eğitim Bakanlığı personeli hakkında gerekli idari ve hukuki sürecin derhal başlatılması ve kararlılıkla işletilmesi.

Okulların aydınlık geleceğin teminatı olan fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını isteyen Özçağdaş, bakandan ve kadrosundan çok bir umudu olmadığını, ancak yine de bu çağrıyı yapmak zorunda olduğunu söyledi. “Bir kez olsun makamınızın hakkını yerine getirin. Bir kez olsun devlet memuru olarak bağlı olduğunuz Anayasa’nın ve yasaların kurallarına göre davranın” şeklinde konuştu.