DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında hem güncel gelişmeleri hem de ülkenin ekonomik ve toplumsal gündemini değerlendirdi. Konuşmasının başında, saldırıya uğrayarak ağır yaralanan gazeteci Hakan Tosun’a geçmiş olsun dileklerini iletti.
Temelli, 27 Eylül 2024’te kaybolduktan sonra cansız bedenine ulaşılan Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili olarak kamuoyunun aydınlatılmadığını vurguladı. “Adli Tıp Kurumu’nun bulguları 10 ay boyunca neden gizlendi?” sorusunu yönelten Temelli, kurumun olayları aydınlatmak yerine örtbas etme işlevi gördüğünü iddia etti.
Ekonomi Politikaları ve Bütçe Eleştirisi
Temelli, önümüzdeki günlerde Meclis gündemine gelecek olan 2026 yılı bütçe kanunu hakkında konuşarak hükümetin mali politikalarını ağır bir dille eleştirdi. Ona göre ekonomi yönetimi, halktan alınan vergilerle sermayeyi destekleyen bir yapıya dönüşmüş durumda. “Dezenflasyon” adı altında yürütülen programların milletin omuzlarındaki vergi yükünü artırdığını belirtti.
“Trafik cezalarını artırmak çaresizliğin göstergesidir” diyen Temelli, mevcut bütçenin halka değil, savaş politikalarına kaynak aktardığını, oysa kaynakların toplumsal barış ve sosyal refah için harcanması gerektiğini ifade etti. Barışın bütçesi olarak tanımladığı yaklaşımda savunma harcamalarının azaltılıp, gençlerin eğitimi ve kadınların istihdamı gibi alanlara yatırım yapılması gerektiğini vurguladı.
“Barışın Bütçesi” Vurgusu
“Her sene silahlara ayrılan kaynak engelli yurttaşlara, gençlere ve kadınlara aktarılmalıdır” diyen Temelli, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamalarına gönderme yaparak ekonomik göstergelerle halkın gerçekleri arasında uçurum oluştuğunu söyledi. TÜİK’in açıkladığı düşük işsizlik oranlarını da eleştirerek, özellikle kadın işsizliğinin yüzde 40’lara ulaştığını belirtti.
Adalet Sistemi ve Yargı Paketleri
Temelli, beklenen 11. Yargı Paketi’ne dair görüşlerini paylaşarak, bu düzenlemelerin toplumun adalet beklentisini karşılamadığını dile getirdi. Ceza artırımlarının çözüm olmadığını, aksine eşitlikten uzak bir infaz sisteminin sorunları derinleştirdiğini söyledi. ‘Umut hakkı’nın tanınması, hasta mahkûmların durumu ve ağırlaştırılmış müebbet cezalarının kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Barış Süreci ve İmralı Görüşmeleri
Gazetecilerin, İmralı Cezaevi’nde PKK lideri Abdullah Öcalan ile olası görüşmelere ilişkin sorularını da yanıtlayan Temelli, barış sürecinin ilerlemesi için Öcalan’la diyalog kurulmasının şart olduğunu ifade etti. Bu görüşmelerin bir kereye mahsus değil, düzenli ve kapsayıcı bir süreç olarak kurgulanması gerektiğini belirtti.
“Slogan Tartışmaları Siyasetin Sefaletini Gösteriyor”
DEM Parti grup toplantısında atılan sloganlar üzerinden başlatılan tartışmalara değinen Temelli, “O gün grup salonunda ne bir hakaret ne de bir suç unsuru vardı” diyerek eleştirilere yanıt verdi. Bu tartışmaların toplumun asıl sorunlarını gölgelediğini söyleyerek, “Yangına körükle giden değil, yangını söndürecek bir siyaset” anlayışına ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

