Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Seçilmiş CHP lideri Özgür Özel Financial Times’a yazdı: Türkiye’nin demokratları dışarıdan demokrasi ithal edilmesini istemiyor

Özgür Özel’ten NATO Zirvesi Öncesi Uyarı: Türkiye’de Demokratik Gerileme ve

Özgür Özel’ten NATO Zirvesi Öncesi Uyarı: Türkiye’de Demokratik Gerileme ve Bölgesel Etkileri

Seçilmiş Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel, Ankara’da düzenlenmesi beklenen NATO zirvesi öncesinde Financial Times gazetesinde “Erdoğan’ın demokrasiye yönelik saldırısı, Türkiye’nin müttefikleri için bir tehdit teşkil ediyor” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Özel yazısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalefete yönelik baskılarının yalnızca Türkiye demokrasisi için değil, NATO müttefikleri ve bölgesel istikrar açısından da risk oluşturduğunu vurguladı.

Yazıda, muhalefet belediye başkanlarına yönelik operasyonlar, ekonomik kriz ve yargı süreçleri üzerinden Türkiye’de demokratik rekabetin zayıflatıldığı belirtildi. Dünya liderlerinin gelecek hafta Ankara’da yapılacak NATO zirvesi için Türkiye’ye geleceğini hatırlatan CHP lideri, Erdoğan’ın zirvede güçlü lider görüntüsü vermeye çalışacağını ancak bu görüntünün Türkiye’deki demokratik gerilemeyi gizlediğini ifade etti. Yazıda ayrıca Erdoğan yönetiminin barışçıl göstericileri, avukatları, gazetecileri ve akademisyenleri hedef aldığı kaydedildi.

Türkiye’nin Stratejik Önemi Sorunları Örtmemeli

Özel, Türkiye’nin NATO içindeki stratejik konumuna dikkat çekti; ülkenin Karadeniz’e erişimi kontrol ettiği, Suriye, Irak ve İran’a komşu olduğu ve Avrupa güvenliğini yakından ilgilendiren çatışma bölgelerine yakın konumda bulunduğu hatırlatıldı. CHP lideri, Türkiye’nin güçlü ordusu ve gelişen savunma sanayisiyle NATO için vazgeçilmez bir aktör olduğunu ancak bu stratejik önemin ülkedeki ekonomik ve demokratik sorunların üzerini örtmemesi gerektiğini vurguladı.

Yazıda Türkiye ekonomisinin ağır baskı altında olduğu, enflasyonun resmi verilere göre dahi yüzde 30’un üzerinde seyrettiği, tüketici güveninin zayıfladığı ve milyonlarca yurttaşın kendisini önceki yıllara göre daha yoksul ve güvencesiz hissettiği ifade edildi.

Yerel Seçimler ve Muhalefete Yönelik Baskılar

Özel, 2024 yerel seçimlerinde AKP’nin iktidara geldiği dönemden bu yana yaşadığı en ağır yenilgilerden birini aldığını belirterek, CHP’nin yerel yönetimlerde ülkenin önde gelen siyasi gücü haline geldiğini kaydetti. Seçim kampanyalarında emeklilerin, gençlerin, ailelerin ve ekonomik krizden etkilenen geniş toplum kesimlerinin sorunlarına odaklandıklarını dile getirdi. Erdoğan’ın bu tabloya yanıtının ise devlet gücü ve yargı mekanizması üzerinden demokratik rekabeti sınırlamak olduğunu söyledi.

Yazıda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Mart 2025’te yolsuzluk, teröre yardım ve casusluk suçlamalarıyla tutuklandığı hatırlatıldı; söz konusu suçlamaların siyasi saiklerle yöneltildiği belirtildi. Özel, İmamoğlu’nun ardından partiye yönelik daha geniş çaplı bir sürecin başlatıldığını; 30’dan fazla muhalefet belediye başkanının gözaltına alındığını ya da tutuklandığını ifade etti.

Sadık Muhalefet İddiası ve Parti İçindeki Müdahaleler

Yazıda, Özel’in seçildiği parti kongresinin mahkeme kararıyla iptal edildiği ve yerine daha önce Erdoğan karşısında seçim kaybetmiş eski bir genel başkanın getirildiği ifade edildi. CHP lideri, bunun yalnızca bir parti içi tartışma olmadığını belirterek, Erdoğan’ın “kendi sadık muhalefetini” yaratmaya çalıştığını kaydetti. Yazıda, “Seçimlerin sürdüğü ancak gerçek rekabetin ortadan kalktığı” bir siyasi düzen kurulmak istendiği ve Rusya ile Belarus örneklerinin bu konuda uyarı niteliği taşıdığı vurgulandı.

Baskı İstikrar Değildir

Özgür Özel, Türkiye’nin müttefiklerine çağrıda bulunarak baskı politikalarının istikrarla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Demokratik rekabetin, hukukun üstünlüğünün ve kamu meşruiyetinin zayıfladığı bir Türkiye’nin öngörülebilir ve güvenilir bir ortak olamayacağını belirtti. Dış politikanın da bu koşullarda ülkenin uzun vadeli çıkarlarından çok iktidarın devamını sağlamaya yönelik bir araca dönüşebileceğini kaydetti. Yazıda, Erdoğan’ın bugün Washington’a, yarın Moskova’ya, daha sonra Pekin’e yönelebileceği; bu tercihlerin ise Türkiye’nin ulusal çıkarlarından çok siyasi iktidarın korunması hedefiyle şekillenebileceği ifade edildi.

Sosyal Patlama Uyarısı

Özel, yurttaşların seçim yoluyla değişimin mümkün olduğuna dair inancının zayıflatılmasının ciddi toplumsal riskler doğurabileceğini belirtti. Ekonomik kriz, derinleşen yoksulluk ve demokratik kanalların tıkanmasının öfke ve umutsuzluğu artırabileceğini ifade etti. Yazıda, olası bir toplumsal ve siyasi sarsıntının yalnızca Türkiye sınırları içinde kalmayacağı; bu tür bir krizin Avrupa güvenliğini, kritik enerji güzergâhlarını, Ortadoğu’daki dengeleri ve NATO’nun güney kanadını etkileyebileceği vurgulandı.

Türkiye’nin Geleceğine Karar Verecek Olan Halktır

Özel, Türkiye’nin müttefiklerinden ülkenin siyasi geleceğini belirlemelerini istemediklerini vurguladı. Demokrasinin dışarıdan ithal edilemeyeceğini belirten CHP lideri, değişim talebinin halkın iradesiyle, barışçıl yollarla ve demokratik mücadeleyle ortaya çıktığını ifade etti. Yazıda, Türk halkının baskı ve korkuya rağmen oy kullandığı, haklarını savunduğu belirtilerek, ülkenin demokratik geleceğine karar verecek gücün yine Türkiye halkı olduğu kaydedildi.

Özel’in sözleri şöyle aktarıldı: “Türkiye’nin müttefiklerinin, ülkemizin siyasi gidişatını belirleme hakkı yoktur. Türkiye’nin demokratları, demokrasinin yurt dışından ithal edilmesini istemiyor. Dış müdahalelerle toplumları yeniden şekillendirme girişimlerinin yol açtığı yanılsamaları, istenmeyen sonuçları, hayalleri ve apaçık başarısızlıkları yeterince gördük. Bu görev Türkiye halkına aittir. Vatandaşlarımız, barışçıl bir değişim aradıklarını defalarca göstermişlerdir. Baskı ve korkuya rağmen oy verdiler, yürüyüşler düzenlediler ve haysiyetlerini savundular.”

Sonuç ve Çağrı

CHP lideri, NATO zirvesinde Erdoğan’ın kendisini “vazgeçilmez” bir lider olarak sunmaya çalışacağını belirtti ancak hiçbir ülkenin stratejik değerinin demokrasisinin zayıflatılmasıyla artmayacağını ifade etti. Türkiye’nin müttefiklerinin kısa vadeli jeopolitik çıkarlar uğruna otoriter yönetimlere meşruiyet kazandırmasının tarihi bir hata olacağını söyleyen Özel, bu yaklaşımın kalıcı istikrar üretmediğini ve ileride daha tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.