Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Saray’dan ‘seçim tarihi’ çıkışı geldi: İYİ Parti’den sert tepki! ‘Bu kafa Türkiye’yi uçurumun eşiğine…’

İYİ Parti Sözcüsü Kavuncu, Tandoğan Mitingi ve Hukuk Çalıştayı Sonuçlarını

İYİ Parti Sözcüsü Kavuncu, Tandoğan Mitingi ve Hukuk Çalıştayı Sonuçlarını Açıkladı

İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı’nın ardından partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada, 27 Haziran Cumartesi günü Tandoğan Meydanı’nda düzenleyecekleri mitingi anımsattı. Bu buluşmanın, Türk milletinin karşı karşıya bırakıldığı çıkmaza bir tepki olduğunu belirten Kavuncu, Cumhuriyete ve milli kimliğe dair değerlerin hedef alındığı bir süreçten geçildiğini söyledi. Sadece çözüm ve bölünme süreciyle değil, her alanda ülkeyi ülke, milleti millet, devleti devlet yapan değerlerin yok edildiğini vurguladı. Milletin, İYİ Parti’nin Türk bayrağıyla en önde yer alacağı bu mücadeleye davet edildiğini kaydetti.

Kavuncu, hafta sonu düzenlenen Hukuk Çalıştayı’nda çıkan belgenin, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun talimatı doğrultusunda üç somut izleme katmanı şeklinde takip edileceğini açıkladı. Bunlardan ilki izleme komisyonu; ikinci katman İYİ Parti Grubu olarak belirlendi. Her maddeye yasa teklifi, bütçe önergesi ve yazılı soru önergesiyle vizyon belgesinin ana başlıklarının TBMM’ye taşınacağını bildirdi. Üçüncü katman olarak Venedik Komisyonu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının dış referans noktaları olarak izleme sürecine dahil edileceğini ifade etti.

Kavuncu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un “Cumhurbaşkanımızın yeniden seçilmeye ihtiyacı yok ama Türkiye’nin ona ihtiyacı var” sözlerine değindi. Bu açıklamaya tepki göstererek, “Bunu duyduğumuzda dudaklarımızdan şu kelimeler döküldü: ‘majesteleri lütfetmiş, Türkiye’yi yönetecekmiş.’ Tek bir adamın kaderi ülkenin kaderinin üstünde görülmeye başlanmış. Böyle bir anlayışla karşı karşıyayız. Böyle bir kibir, ülke tarihinde bugüne kadar görülmemiştir. Birileri adeta Türkiye’yi lütfederek yönetme isteğini dile getiriyor” dedi.

“Kanunun ruhu görmezden geliniyor”

Mehmet Uçum’un aynı açıklamasındaki “TBMM, seçimlerin yenilenmesi kararını alırsa seçim, Kanun gereği 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılır” yorumuna da tepki gösteren Kavuncu, Türkiye’nin gerçek ihtiyaçlarını sıraladı: Enflasyonun 4,5 yıldır yüzde 30’un altına düşmemesi; faize ilk 5 ayda 1 trilyon 263 milyar lira ödenmesi; el konulan şirketler; muhalefete yönelik siyasi ve hukuki baskılar; protesto hakkının engellenmesi; kötü muamele, şantaj ve polis şiddeti; hırsızlık, talan ve adam kayırma; teröristlerin kutsallaştırılması gibi uygulamalar. Bunların hepsinin Sayın Cumhurbaşkanı’nın yönetimi altında gerçekleştiğini, sorumlunun bizzat kendisi olduğunu savundu. Bu anlayışla ülkenin yönetilemeyeceğini, böyle bir kafa ile Türkiye’nin uçurumun eşiğine getirileceğini ifade etti. Ayrıca, yasanın arkasından dolanmanın ve kanunun ruhunu bilmemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, genel seçim tarihinden bir ay önce seçim yapılmasını söylemenin milletin aklıyla alay etmek olduğunu ve bunun sadece tek bir kişinin önünü açmak amacıyla kanunun ruhunun görmezden gelinmesi anlamına geldiğini dile getirdi.

“Türkiye’nin rejimi kayyım rejimine çevrildi”

Beyaz et sektörüne yapılan operasyona da değinen Kavuncu, Türkiye’nin rejiminin adeta kayyım rejimine dönüştüğünü söyledi. Cumhurbaşkanı değil de baş kayyım konumu oluşturulduğunu belirterek, birçok alanda kayyım mekanizmasının devreye girdiğini aktardı. Belediye başkanları görevden alındığında kayyım atanıp belediye meclisinden seçim yaptırılmadığını, bazı operasyonlarda direkt kayyım mekanizmasının uygulandığını ve el konulan mal varlıklarının dağıtıldığını ifade etti. Beyaz et üreticilerine yönelik operasyonda da denetim kayyımı uygulamasının görüldüğünü kaydetti ve bunun uygulanabilmesi için soruşturma konusu suçun CMK 133’te katalog olarak sayılan suçlardan olması gerektiğini hatırlattı. Ancak başsavcılığın “TCK 220-237 ve ilgili mevzuat kapsamında satıştan kaçınma suçları yönünden bu soruşturma yürütülüyor” dediğini, bu suçların CMK 133’te yer almadığını belirterek, denetim kayyımının anlamını net olarak sordu.

Kavuncu, Rekabet Kurulu’nun şirketleri inceleyerek, birbirine rakip şirketlerin piyasadaki fiyatı manipüle etmesi veya belli bir seviyenin altına inmeme konusunda anlaşmasının suç sayıldığını vurguladı. Ancak bu suçun karşılığının şirketlere kesilecek parasal cezalar olduğunu, serbest piyasa ekonomisinde böyle bir uygulamaya müsaade edilemeyeceğini söyledi. İlk defa “denetim kayyımı” gibi bir tabir ve uygulama görüldüğünü belirterek, bunun Rekabet Kurulu’nun fonksiyonunu boşalttığını ve Türkiye’nin artık kayyımla yönetilecek hale geldiği izlenimi verdiğini ifade etti.

Kavuncu, İBB davasında tutuklu bulunan Fatoş Pınar Türker’in, çıplak aramaya maruz kaldığına dair açıklamalarına da değinerek, “İlk defa bir kadından yaşadığı çıplak arama muamelesini bizzat kendi ağzından dinleyince, herkesin yüreği yandı” dedi. Özel sektör öğretmenleri ve madencilerin uğradığı polis şiddetine tepki gösteren Kavuncu, “İşte size AK Parti’nin Türkiye yüzyılı. Şiddetin ve kötü muamelenin normalleştirilmesine İYİ Parti olarak müsaade etmeyeceğiz, konuyu takip edeceğiz” şeklinde konuştu.