Sadettin Saran ve Spor Vizyonu
Gazeteci Ertuğrul Özkök, Fenerbahçe başkanlığına seçilen Sadettin Saran hakkında bilinen ve bilinmeyen özellikleri kaleme aldı. Özkök’ün yazısından öne çıkanlar, Saran’ın kişisel alışkanlıkları, spor ve kulüp vizyonu ile ilişkilerine dair ayrıntılı bilgileri içeriyor.
Kişisel disiplin ve yaşam tarzı
Özkök, Saran’ı yıllardır tanıdığını belirterek onun hakkında şu gözlemleri paylaşıyor: Saran ilginç bir karakterdir. Her sabah saat 7’de kalkar ve en az iki saat ağır spor yapar; bunun Amerikalı annesinden gelen bir disiplin sonucu olduğunu vurguluyor. İçki ve sigara kullanmaz; çok nadiren bir kadeh viski ve puroyu tercih edebiliyor. Yemekte içki içtiğini hiç görmediğini ekliyor. Bu tutumun, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile anlaşabilecek yönlerinden biri olabileceği belirtiliyor.
Siyasi ve kültürel duruş
Saran’ın sıkı bir Atatürkçü olduğu, Anadolu’da yaptırdığı yaklaşık 30 spor salonunun hepsinin adının Atatürk olarak konduğu ifade ediliyor. Açılışlarda dev Atatürk portrelerinin altından girildiği ve konuşmalarda bunun sürekli vurgulandığı aktarılıyor.
Doğa ve sosyal yaşam
Assos ve Kaz Dağları Saran’ın en sevdiği yerlerden. Hafta sonlarını bu bölgelerde geçirdiği, her yaz burada bir doğum günü partisi düzenlediği ve yakın arkadaşlarını gazeteciyi arkadaş olarak davet ettiği kaydediliyor. Davet ettiği gazeteciler arasında NOW TV Haber Başkanı Doğan Şentürk ve Kanal 7’den ayrılan Zahit Akman bulunuyor. Assos’taki doğum günü davetlerinin ilginç düetlere ev sahipliği yaptığı; örneğin Erol Evgin ve Nükhet Duru, Deniz Seki ve Cenk Eren, Ziynet Sali ve Gülben Ergen ile Burcu Güneş gibi isimlerin davetliler arasında olduğu dile getiriliyor.
Geçmiş ilişkiler ve yeni profil
Hülya Avşar ve Amine Sandal ile olan eski ilişkileri anımsatılıyor ama yeni profilinin Fenerbahçe tarihinin en sportif başkanı olduğunu gösterdiği belirtiliyor. Ayrıca spor medyası sektöründen gelen ilk başkan olma unvanına sahip olduğu vurgulanıyor.
Spor medyası ve yayıncılık
Özkök, Saran’ı “Türk sporunun Reed Hastings’i” olarak tarif ediyor; Türkiye’yi NBA, NCAA, Formula 1, dövüş sporları, Premier League, La Liga, Serie A ve Euroleague canlı yayınları ve streaming ile tanıştıran kişi olduğunu söylüyor. Saran’a ait S Sport Streaming platformunun belki de Avrupa’nın ilk spor Netflix’i olabileceği ifade ediliyor. Bu özelliğin önümüzdeki dönemde Fenerbahçe için önemli bir avantaj sağlayabileceği belirtiliyor.
Kulübün mevcut durumu ve ihtiyaçları
Özkök’e göre kulüp son sekiz yıldır büyük ölçüde futbol şubesine odaklandı; Aziz Yıldırım döneminde yapılan yatırımların ardından yeterince ekleme yapılmadı. Stat kurulduğunda Türk futbolu için rol model olduğu, eğlence kavramını Türk futboluna statla birlikte getirdiği anlatılıyor. Ülker Arena’nın artık basketbol takımının seyircisine yetmediği, Avrupa ölçeğinde bir arena ihtiyacının doğduğu, kadın ve genç profilindeki seyirci kapasitesi göz önüne alındığında belki NBA ölçeğinde bir salona ihtiyaç duyulduğu vurgulanıyor. Ayrıca kadın ve erkek voleybol, altyapı, yüzme ve diğer spor dallarının ilgi ve yeni yatırım beklediği, Saran’ın spor vizyonunun bunlara uygun olabileceği aktarılıyor.
Kariyer ve hedeflere yaklaşımı
Ali Koç gibi Saran’ın da çocukluğundan beri Fenerbahçe başkanı olma hayali olduğu belirtiliyor. Özkök, Saran’ın aday olduğunda hedefine nasıl kilitlendiğine dair geçmişteki örneği hatırlatıyor: İstanbul Ticaret Odası’nın 30 No’lu Bilgi, İletişim ve Medya Meslek Komitesi Başkanlığı’na aday olduğunda da pek kimse seçileceğini düşünmemiş fakat sessiz ve kararlı çalışmayla seçilmişti. Bu tutumun Fenerbahçe başkanlığı sürecinde de benzer şekilde işlediği ifade ediliyor.
Benim şaşırtan tarafı
Özkök, Saran’ı ilk tanıdığı yıllarda insanlarla ilişkilerinde mesafeli biri olarak gördüğünü anlatıyor; tanıdığı kişiler Saran’ı soğuk biri olarak tanımlıyordu. Ancak bu mesafeli karakterin altında konuşkan ve anlaşılabilir bir taraf bulunduğunu, son yıllarda yapılan spor salonu açılışlarında gençlerle kurduğu iletişimin belirgin bir şekilde geliştiğini aktarıyor. Pazar günü ise en ağır eleştiriler karşısında bile tepkisi değişmeyen, sakin bir Saran gördüğünü belirtiyor ve bu tutumun kalıcı olmasını umuyor; çünkü Fenerbahçe’nin huzura ve öfkesizliğe ihtiyacı olduğu, taraftarın yorgun düştüğü ifade ediliyor.
Hayatındaki önemli canlılardan birinin köpeği “Buz” olduğu, türü kesin bilinmese de yapılı bir çoban köpeği olduğu, Saran ile ilişkilerinin dostluk mesafesinde sürdüğü aktarılıyor.
Sinir bozucu tarafı
Özkök, Saran’ın yemeğe gittiğinde sinir bozucu bir tarafı olduğunu belirtiyor: İçki içmediği için masadan bir an önce kalkma eğilimi gösterdiğini, yani akşamcı olmadığını söylüyor. İlk sınavını derbi öncesi Develi Restoran törenlerinde verebileceğini düşünüyor; iyi bir Fenerbahçe başkanının Develi adabını bilmesi gerektiğini ekliyor. Ayrıca annesinin Amerikalı olmasına rağmen abartılı tüketim tercihleri olmadığı, çok az yediği; canı gerçek yemek istediğinde mantıyı ilk tercih ettiği ve kuru fasulyenin de samimi menüsünün baş köşesinde yer aldığı belirtiliyor. Sonuç olarak farklı ve dikkat çekici bir Fenerbahçe başkanı profili olduğu vurgulanıyor.











