Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Rusya’dan çok konuşulacak ‘Avrupa’ iddiası!

Novgorod’daki Saldırı ve Lavrov’un Tepkisi Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov,

Novgorod’daki Saldırı ve Lavrov’un Tepkisi

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 28-29 Aralık gecesi Novgorod bölgesinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in resmi konutuna Kiev tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen “terör saldırısı”na ilişkin yazılı bir açıklama yaparak olayı kınadı.

Kiev’i “Terörist” İlan Etti

Lavrov açıklamasında, Rusya’ya yönelik destek ve dayanışma gösteren yabancı dostlara ve ortaklara teşekkür etti. Açıklamasında, bu olayın Kiev’de yasa dışı olarak iktidarı elinde tutan bir grup bireyin terörist niteliğini bir kez daha teyit ettiğini belirterek, onların doğrudan emirleri altında daha önce Rusya’da yolcu treni bombalamaları, tamamen sivil hedeflere yönelik çok sayıda saldırı ve gazetecilerin, politikacıların ve kamu figürlerinin öldürülmesinin gerçekleştirildiğini ifade etti.

Çözüm Süreci ve Güvenlik Talepleri

Lavrov, çözüm sürecinin Rusya-ABD öncülüğünde yürütüldüğünü kaydederek, Ukrayna için “kesin güvenlik garantileri” talep eden Avrupa Birliği ve NATO üyelerinin kimi koruduğunu sorguladı.

Dört Ülkenin Koruma İddiası

Lavrov, Brüksel, Berlin, Paris ve Londra’nın amaçlarının, “uluslararası hukukun tüm normlarına aykırı uygulamalarla hayatta kalmaya çalışan” Kiev yönetimini korumak olduğunu belirtti. Avrupa’nın Rusya’ya karşı yeni saldırı planı ilan ettiğini ve bu planı uygulamak için Rusya’nın yanında bu tür bir oluşuma ihtiyaç duyduğunu değerlendiren Lavrov, Kiev yönetimi ve dış destekçilerinin bu politikasını sona erdirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Müzakerelerin Geleceği

Lavrov, söz konusu politikaların devam etmesi halinde Ukrayna krizinin güvenilir ve uzun vadeli bir çözüme kavuşturulmasına yönelik müzakerelerin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını belirterek, bunun uluslararası toplum tarafından açıkça görüldüğünü kaydetti.