Türkiye’nin Altın Serveti Rekor Kırdı: Yastık Altı ve Rezervlerle Toplam 760 Milyar Dolar
Türkiye’nin toplam altın varlığındaki artış dikkat çekici boyuta erişti. Altın varlığı, 1,5 trilyon dolarlık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 49’una ulaştı.

Rekor Artış: 311 Milyar Dolarlık Servet Etkisi
Dünya ekonomisinin önde gelen ajanslarından Reuters’ın analizine göre, altın fiyatlarında son bir yılda yaşanan yüzde 80’lik tarihi yükseliş, Türkiye’deki altın stokunun değerini astronomik seviyelere taşıdı. Sadece Ocak ayında altın fiyatlarının dolar bazında yüzde 25 artmasıyla, bir ayda hanehalkının cebine teorik olarak 80 milyar dolarlık ek bir değer girdi. QNB ekonomik araştırmalar notuna göre, son bir yıllık dönemde altın stokundan elde edilen toplam kâr 311 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, ülke ekonomisinin toplam büyüklüğünün (GSYH) yaklaşık yüzde 19,3’üne denk gelerek tarihi bir rekor kırdı.

Yastık Altı Bankaları Solladı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve ekonomistlerin hesaplamaları, Türkiye’deki altın dağılımının diğer ülkelerden ne kadar farklı olduğunu gösteriyor:
- Yastık Altı: Hanehalkı ve şirketlerin bankacılık sistemi dışında tuttuğu altının değeri yaklaşık 600 milyar dolar.
- Bankacılık Sistemi: Altın cinsi mevduat ve fonlarda 80 milyar dolar bulunuyor.
- Merkez Bankası Rezervleri: TCMB’nin kendi altın rezervlerinin değeri de 80 milyar dolar seviyesinde.
- Toplam Stok: Türkiye’nin toplam altın varlığı 760 milyar dolara ulaşarak GSYH’nin yüzde 49’unu oluşturdu.
Altını Olan Harcadı, Olmayan Pahalılıkla Baş Başa Kaldı
Altın fiyatlarındaki bu keskin yükseliş, ekonomi yönetiminin iç talebi soğutma planlarını değiştirdi. Yüksek faizler nedeniyle kredi çekemeyen ancak yastık altında altını olan kesim, bu servet artışını harcamaya dönüştürdü.
Konut ve Otomobilde Talep Patlaması
TCMB analizlerine göre, altın mevduatının yoğun olduğu illerde konut fiyatları diğer bölgelere göre çok daha hızlı arttı. Altın fiyatlarındaki her sıçrama, otomobil ve gayrimenkul piyasasında para politikasının kontrol edemediği bir talep artışına neden oldu. Bu durum, fiyatların genel seviyesini yukarıda tutarak dezenflasyon sürecini karmaşık hale getirdi.
















