Özgür Özel, Çağdaş Gazeteciler Derneği Ödül Töreninde Konuştu
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin “Yılın Başarılı Gazetecileri Ödülleri” törenine katıldı. Törende “Yılın Haber Ödülü”nü Mine Şenocaklı’ya verirken yaptığı konuşmada basın özgürlüğüne ilişkin kaygılarını dile getirdi. Özel, Türkiye’nin 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159’uncu sıraya gerilemiş olmasının tüm meseleyi özetlediğini belirtti ve gazeteciliğin suç olmadığını vurgulamayı sürdürdüklerini söyledi.
“Gazeteci oldukları için cezaevine atıldılar”
Özel, geçmişte gazetecilerin “gazeteci olmadıkları için” değil, tam tersine gazeteci oldukları için içeri alındığını savundu. İktidarın dönemin savunmalarıyla farklı suçlamalar ekleyerek gazetecileri yargıladığını anlattı. Ziyaret ettiği cezaevi vakalarını örnek vererek Pınar Gayıp, Alican Uludağ, İsmail Arı, Merdan Yanardağ, Furkan Karabay, Fatih Altaylı, Suat Toktaş, Enver Aysever ve İsmail Saymaz gibi gazetecilerin tutukluluk veya hapis süreçlerine değindi ve bunların son bir yıl içinde yaşananlar olduğunu aktardı.
“17 gazeteci hâlâ cezaevinde”
Özel, halen 17 gazetecinin cezaevinde olduğunu hatırlatmanın bir borç olduğunu söyledi. Yargının basın özgürlüğü üzerinde siyasileştiğini belirtti. “Dezenformasyonla mücadele” düzenlemesine gazetecilik ve meslek örgütlerinin itiraz ettiğini, muhalefetin de karşı çıktığını anlattı; muhalefetin itirazlarına rağmen yasanın gazeteciler üzerinde soruşturmalar için kullanıldığını iddia etti. Son 3,5 yılda bu yasa gerekçesiyle 70 gazeteci hakkında soruşturma açıldığını, 15 gazetecinin gözaltına alındığını ve dört gazetecinin bu ithamlarla tutuklu olduğunu söyledi. Özel, hükümetin yasa ile ilgili verdiği teminatları yerine getirmediğini, düzenleme yapılması veya yasanın kaldırılması gibi bir adım atılmadığını belirtti ve yasanın sağladığı olanaklarla muhalif gazetecilerin susturulmaya çalışıldığını ifade etti.
“Siyasi rakiplere de yargı sopası kullanılıyor”
Özel, siyaset alanında da yargı aracılığıyla tasarruflar olduğunu, siyasi rakiplere karşı yargı yolunun sıkça kullanıldığını söyledi. DEM Parti’nin önceki eş genel başkanlarının, Zafer Partisi liderinin ve Hatay’ın seçilmiş milletvekillerinin tutukluluk örneklerini anımsattı. 19 Mart darbesiyle Cumhurbaşkanı adayları ve belediye başkanlarının bir yıldan fazla süredir cezaevinde olduğunu, sendikacıların ve çevrecilerin de aynı sürecin içinde olduğunu belirtti. Bu davaların çoğunun Adalet Bakanlığı döneminde yargı kollarının müdahil olduğu dosyalar olduğuna dikkat çekti. Özel, HSK ve Adalet Bakanlığı arasında sorumluluk paylaşımı ile yargı bağımsızlığının zedelendiğini savundu ve adalet dağıtımında yaşanan sorunları eleştirdi.
Gazetecilerin anılması
Özel, Hayatını Kaybeden Gazeteciler Günü kapsamında Musa Anter, Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Hrant Dink ve isimlerini saymadığı diğer gazetecileri rahmet ve minnetle andığını, ailelerin ve basın camiasının acısını paylaştığını belirtti.
“Konuşmalarım bu haber kadar etkili olmadı”
Genel başkanlık görevine geldikten sonra yürüttüğü miting ve eylem sürecinden örnekler veren Özel, emeklilerin sorunlarını sıkça gündeme getirdiğini aktardı. Ancak ödül alan haberlerin, örneğin Sayın Şenocaklı, Abdullah Tepeli ve Efekan Akyüz’ün haberlerinin, kendisinin ve yaptığı konuşmaların etkisinden daha somut ve güçlü bir etki yarattığını ifade etti. Ödül alan haberlerin toplumun vicdanına dokunan, konuşulmayanı konuşan ve görünmeyeni görünür kılan haberler olduğunu söyledi ve ödül alan gazetecileri kutladı.
“Bir şey değişecek, her şey değişecek”
Özel, salonun kalabalıklaşmasının dayanışmanın sonuç vereceğine dair umut verdiğini, gazetecilerin öldürülmediği, hapsetilmediği ve emeklerinin sömürülmediği bir Türkiye özlemi dile getirdi. Sabah Tuncer Başkan ile yaptığı samimi sohbetten bahsederek, bir katılımcının “Söylüyoruz ama bir şey değişmiyor” sözünü aktardı; buna karşın umutlu olduğunu, iktidarın değişmesiyle her şeyin değişeceğini söyledi ve dinleyenleri saygıyla selamlayarak konuşmasını sonlandırdı.

