Özgür Özel ile Fatih Erbakan Görüşmesi Sonrası Açıklamalar
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı partisinin genel merkezinde ağırladı. Görüşme sonrası konuşan Özel, ev sahipliği için Erbakan ve heyetine teşekkür ederek gazetecilere hitap etti. Özel, hem bugün hem de birkaç gündür devam eden ziyaretleriyle muhalefet partilerinin heyetlerini ziyaret ettiklerini, görüşmelerde çoklu gündem maddelerinin ele alındığını belirtti.
İran ve Filistin’deki İnsanlık Dramı
Özel, önce İran ve Filistin’de yaşanan insanlık dramına değindi. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını soykırıma varan katliamlar olarak tanımlayan Özel, CHP ve Yeniden Refah Partisi’nin tarihsel tutumlarını ortak mitingler ve ortak imzalı bildirilerle sürdürdüğünü teyit ettiklerini söyledi. İran’a yapılan saldırılara ilişkin olarak, ilk gün 165 kız çocuğunun ölümüne neden olan saldırıya ilişkin imza kampanyasına verilen desteğe atıfta bulundu ve gelişmeleri takip ettiklerini ifade etti.
Ateşkes ve İsrail’in Tutumu
Dün açıklanan ateşkesin umut verici olduğunu, ancak İsrail’in kural tanımaz, kanun tanımaz ve sözüne güvenilmez tutumunu bir kez daha gördüklerini belirtti. İran’da yaşananların bölge halkına ve dünya ekonomilerine zarar verdiğini, bunun Türkiye ekonomisini de etkilediğini vurguladı. Petrol fiyatlarındaki artışın pompa fiyatlarını yükselttiğini ve elektrik ile doğalgaza yapılan yüzde 25 zammın iğneden ipliğe tüm ürünlerin fiyatlarını artırdığını, yeni bir enflasyonist dalga yarattığını söyledi.
Ekonomik Etkiler ve Öneriler
Orta Vadeli Program’da yüzde 16 enflasyon öngörülürken son üç ayda yüzde 10’luk bir artış yaşandığını, bunun emekliler ve emekçiler başta olmak üzere maaşla geçinmeye çalışan herkes için ara zam talebini gündeme getirdiğini belirtti. Özel, bunun tek başına yeterli olmadığını; gelişmiş ülkelerin yaptığı gibi üretim alanlarında, özellikle küçük esnaf, KOBİ’ler ve üretim yapan fabrikaların enerji giderlerine yönelik tedbirler alınması gerektiğini; esnafa, çiftçilere ve köylülere yönelik önemli tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu konuda Ekonomi Eşgüdüm Konseyi’nin hazırladığı raporu Fatih Erbakan ile paylaştığını söyledi.
Siyasi Ahlak ve Siyasi Etik Yasası Talebi
Özel, uzun zamandır gündemde tuttukları Siyasi Ahlak ve Siyasi Etik Yasası teklifini yeniden vurguladı. Sekiz yıldır aynı yasa teklifini güncelleyerek sunduklarını, ancak Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından reddedildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı, bakanlar, siyasi parti genel başkanları, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve milletvekillerini kapsayacak şekilde, Greco kriterlerini de karşılayacak ve Türkiye’ye özgü düzenlemeleri içerecek bir Siyasi Etik Yasası önerdiklerini belirtti.
Özel, tüm mal varlıklarının araştırılmasını ve nasıl edinildiğinin incelenmesini; siyasetin finansmanının şeffaf olmasını istediklerini söyledi. Bu konuda en büyük direncin AK Parti ve Erdoğan tarafından gösterildiğini, Siyasi Etik Yasası ile il ve ilçe başkanı bulunamayacağı iddiasının dile getirildiğini, siyasetin finansmanı noktasında geçmişte oluşturulan ‘havuz’ uygulamalarına işaret ederek bugün Siyasi Ahlak konusunda eleştiri yapanların inandırıcılığının kalmadığını kaydetti. CHP olarak bu yasa için çalışmaya hazır olduklarını ve AK Parti’ye de çağrıda bulunduklarını belirtti.
Ara Seçim Kanun Teklifi ve Tarihsel Bağlam
Özel, ara seçim gündemine ilişkin olarak anayasada, boşalan milletvekili sıraları için ara seçim yapılmasını öngören net bir madde bulunduğunu, ara seçim yapılmadığında bunun anayasa ihlali anlamına geleceğini vurguladı. 2002’de Erdoğan’ın parlamentoya girmesine vesile olan Siirt seçimleriyle ilgili Anayasa değişikliğini anımsattı. Ayrıca, AK Parti döneminde verilen ve Vecdi Gönül tarafından sunulan ara seçim kanun teklifinin hatırlatıldığını ifade etti. Bu teklifin, milletvekilliği boşalan yerlerde ara seçime gidilmesi yönünde olduğunu belirtti ve ilgili evrakı Erbakan’a teslim ettiğini söyledi.
Erdoğan’ın Tutumu ve Özgüven Eleştirisi
Özel, 1960’tan bu yana birçok liderin seçimlerden kaçmadığını, ancak Erdoğan’ın her girdiği seçimi kazanmakla övünmesine rağmen son yenilgisinin travmasını atlatamadığını ve ara seçimden kaçtığını ileri sürdü. Erdoğan’ın bugün ara seçim taleplerine karşı özgüven eksikliği gösterdiğini, milletin karşısına çıkmaktan kaçtığını ifade etti. Ara seçimin, erken seçimin kapısını açacağını ve yoksulluğu azaltacak, halktan yana bir iktidarın yolunu açacağını savundu. Ara seçimin hukuki değil, halkın ekonomik umutlarına ilişkin bir talep olduğunu belirtti ve bu anayasal zorunluluğun hayata geçirilmesi için imkanları zorlayacaklarını söyledi.
Ara Seçim ile Erken Seçim Arasındaki İlişki
Özel, ara seçim talebinin erken seçimi reddeden bir talep olmadığını, CHP’nin aslında erken seçim istediğini ancak ara seçimin de vatandaşın hükümete sesini duyurması için önemli bir anayasal seçenek olduğunu ifade etti. Eğer erken seçim kararı alınırsa ara seçimin otomatik olarak ortadan kalkacağını, geçmişte Vecdi Gönül’ün 21 Haziran 2002’de AK Parti adına yaptığı ara seçim talebinin ardından sonradan erken seçime gidilmesinin örneğini hatırlattı. Ara seçimi ‘ara karn’ benzetmesiyle tanımladı ve erken seçimle ara seçimin birbiriyle çelişmediğini, stratejik olarak her iki seçeneğin de konuşulabileceğini belirtti.
İktidar Partisi ile Diyalog Durumu
Ara seçim konusunda iktidar partisiyle şu an için doğrudan bir gündemleri olmadığını, çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu talebi reddettiğini söyledi. Partiler arası farklı görüşlerde diyalog ve uzlaşı zemini aramanın Meclis Başkanı’na düştüğünü belirtti ve Meclis Başkanı’nı ziyaret edeceklerini söyledi. Ayrıca, siyasi parti ziyaretlerinin sonuçlarına göre yeni randevu taleplerinin doğabileceğini, ancak şu an için AK Parti’den gündemli bir randevu talep etmeyeceklerini ifade etti.
Kapanış ve Teşekkür
Özel konuşmasını, ara zam ve ara seçim taleplerinin halkın ekonomik talepleriyle iç içe olduğunu vurgulayarak bitirdi ve ev sahipliği için Erbakan’a bir kez daha teşekkür etti.

