Susan Sarandon, Goya Ödülü Töreninde Hollywood’da Maruz Kaldığı Baskıyı ve Gazze Desteğinin Sonuçlarını Anlattı
İspanya’nın en prestijli sinema ödülü Goya’da “Uluslararası Goya Ödülü”ne layık görülen dünyaca ünlü ABD’li aktris Susan Sarandon, Barselona’daki basın toplantısında Hollywood’da maruz kaldığı sansürü ve Gazze’ye verdiği desteğin bedelini anlattı.
HOLLYWOOD’DA SESSİZLİĞE ZORLANMAK
Sarandon, Filistin halkına verdiği destek nedeniyle ABD’de ağır bir baskıyla karşılaştığını ve profesyonel hayatının hedef alındığını ifade etti. Gazze lehine yaptığı açıklamalar sonrası menajeri tarafından kovulduğunu ve televizyona çıkmasının dahi yasaklandığını belirten oyuncu, ABD’de film çekmesinin engellenmesi üzerine İtalya ve İngiltere gibi ülkelerde yeni menajerler bularak Avrupa projelerine yöneldiğini aktardı. Ayrıca bu baskının sınırları aşarak İtalya’daki yönetmenine bile kendisiyle çalışmaması yönünde telkinlerde bulunulmasına kadar ulaştığını söyledi.
Sarandon, şunları söyledi: “Baskının ve sansürün olduğu bir yerden geldiğinizde, İspanya’yı, Başbakanını (Pedro Sanchez), onun söylediklerini ve Gazze’ye verdiği desteği görmek ve Javier Bardem gibi aktörlerin seslerini bu kadar güçlü bir şekilde yükseltmelerini görmek bizim için çok önemli. ABD’de kendimizi daha az yalnız hissediyoruz. Hepiniz sayesinde umut olduğunu hissediyoruz, orada televizyonda duymadığınız bir şey bu. Birisi bu kadar güçlü bir şekilde ayağa kalktığında, bir ulus ayağa kalktığında, İrlanda’nın da yaptığı gibi, çok zor bir ortamda çabalayan bizler için bunun ne kadar önemli olduğunu tarif etmek imkansız. Bu gücü ve ahlaki netliği görmek bizim için çok şey ifade ediyor.”
Sarandon ayrıca Filistin’e verdiği destek nedeniyle İspanya Başbakanı Sanchez’i “tarihin doğru tarafında olduğu için” tebrik etti.
“TELEVİZYONA ÇIKMAM BİLE YASAKLANDI”
Geçen yıl 1 Kasım’da Gazze için bir gösteriye katıldığını anlatan Sarandon, “Sesimi yükselttiğim için menajerim beni kovdu. Hatta televizyona çıkmam bile yasaklandı. Hiçbir filmde oynayamadım, Hollywood ile ilgili hiçbir şeyde yer alamadım. İngiltere ve İtalya’da menajerler buldum ve İtalya’da bir film çekimini ve Old Vic’te birkaç ay süren bir tiyatro oyununu yeni bitirdim. Biliyorum ki, benimle yeni sözleşme imzalayan bu İtalyan yönetmene bunu yapmaması söylendi. İşte bu yüzden pek fazla iş bulamadım” şeklinde konuştu.
“KORKUNÇ BİR SUÇ OLDUĞUNA İNANIYORUM”
Sarandon, ABD Başkanı Donald Trump’ı eleştirerek özellikle göçmenlerle ilgili politikalarını kınadı ve ülkesindeki sessizliğin tehlikeli olduğuna dikkat çekti. İnsanların bir daha asla iş bulamayacakları tehdidiyle karşılaşmadan fikirlerini özgürce ifade edebilmesi gerektiğini savunan oyuncu, “Her ulusun kendi kaderini tayin etme hakkına sahip olduğuna inanıyorum. Filistin yanlısıyım. Barış ve adalet için çalışan bir sanatçıyım. Her yerde çocukların öldürülmesine karşıyım” dedi.
Sarandon, “ICE’a karşı mücadele etmenin yollarını bulmayı başaran topluluklarla gurur duyduğunu” ifade ederek, “Şahsen, Filistin halkının yok edilmesinin korkunç bir suç olduğuna kesinlikle inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
SANCHEZ’DEN SARANDON’A TEŞEKKÜR
Diğer yandan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de, Sarandon’un sözleri üzerine ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X’teki hesabından, “Yıllardır tüm İspanya’nın hayranlık duyduğu ve saygı gösterdiği birinin ülkemiz hakkında böylesine harika bir kamuoyu açıklaması yapması beni çok duygulandırdı. Teşekkür ederim, Susan. Her zaman umut vardır” paylaşımını yaptı.

