Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Önünde “diz çökmesi” işe yaramadı: Trump Machado’yu sildi

Venezüela Tartışması: Machado’nun Nobel Madalyasını Trump’a Vermesi ve Nobel Komitesinin

Venezüela Tartışması: Machado’nun Nobel Madalyasını Trump’a Vermesi ve Nobel Komitesinin Tepkisi

Gerçekten gündemi yakalamak çok zor. O kadar sık, o kadar hızlı değişiyor ki yetişmenin olanağı yok. Birkaç gün önce ABD’nin Venezüela politikası tartışılırken, şimdi İran’daki gelişmeler gündemde. Dünyanın içine sokulduğu sosyal ve politik durum, birbirini izleyen ve birbirinden bağımsız olmayan gelişmeler doğuruyor. Gündemdeki konular sık değişse de aslında birbirine bağlı olaylara tanık oluyoruz.

Aktörler de değişmiyor: Çoğunlukla ABD ve İsrail ortaklığının belirlediği gündemler bunlar. Ortadoğu’da, Latin Amerika’da, Kuzey Kutbu’nda ya her ikisinin doğrudan etkisi ya da tek tek her birinin parmağı olan gelişmeler yaşanıyor. Son dönemde İran’ın öne çıkması nedeniyle, Venezüela meselelerinden biri olan Maria Corina Machado’nun davranışı gözlerden kaçtı ya da hak ettiği ilgiyi görmedi.

Oysa Machado, teslimiyetin ve kendini vermenin en rezil örneği olarak dikkat çekiyordu. Bir süre önce itibarı zedelenmiş Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldüğü iddia edilen bir atmosferde, Machado geçtiğimiz gün ödülünü ABD Başkanı Donald Trump’a verdi. Ödülü almakta hiçbir etik sorun görmeyen Trump bunu “karşılıklı saygının harika bir göstergesi” olarak nitelendirdi. Bu durum, yönetimdeki kişilerin olgunlaşmamışlığını ve rezaleti gözler önüne serdi.

Kendi aralarında ne halt ederlerse etsinler, kişiliksizliğin normalleşmesi gibi bir tehlike; bu tür tutumlar öfke doğuruyor. Peki Machado neden böyle bir yaltaklanma ihtiyacı duydu? Kenara itildiğini ve Trump’tan beklediği ilgiyi göremediğini düşündüğü için. Trump ise şaşırtıcı bir biçimde, Venezüela’nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez’i açıkça övdü ve ona “she’s a terrific person” (muhteşem biri) dedi. Ödülü kabul töreninde ne Machado’nun ne de Temmuz 2024 seçimlerinin galibi olarak tanımasına rağmen Venezüela muhalefet lideri Edmundo Gonzales Urrutia’nın adını anmadı.

Maduro’nun Yardımcısı ve geçici Venezüela Devlet Başkanı Rodriguez’in Trump’ın övgüsüne mazhar olmasını utandırıcı bulduğumu belirtmek gerekiyor; eğer Trump yeni bir müttefik bulduysa, Machado ile Urrutia’ya neden ihtiyaç duysun ki? Muhalif ikilinin gözden düşmesinin gerekçelerinden biri de Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt’in ifadesine göre, başta ordu olmak üzere Venezüela’nın devlet kurumlarının sadakatinin sağlanamayacağı düşüncesi. Burada olumlu görünen bir nokta var: Ordu ve kurumlar, ABD’nin sandığı gibi “çantada keklik” olmayabilir. Bu da Trump’ın onların desteğine ihtiyaç duyacağı, dolayısıyla ihtiraslarının sınırlanmasına yarayabilecek zayıf da olsa bir umut anlamına geliyor.

Sonuç olarak Machado, Nobel’i verip yeniden gözüne girmek istediği Trump tarafından medyada “itin gözüne” sokulmuş bir figür olarak yer aldı. İşin bir de Nobel Komitesi boyutu bulunuyor. Komite, ödülün “iptal edilemeyeceğini, paylaşılamayacağını, başkasına devredilmeyeceğini” açıkladı; ancak madalya sahibinin madalyayı dilediği gibi kullanabileceğini belirtti. Yani ödüle layık görülen kişi “ödül sahibi” sıfatını koruyor ancak madalyayı hediye edebiliyor. Açıklamanın tuhaflığı, komitenin bu meseleye tam bir çözüm getiremediğini gösteriyor. Oysa bu tür bir durumla karşılaşabilecekleri tahmin edilebilirdi: Ukrayna’dan kaçanlara yardım ettiği için verilen Nobel madalyasını yaklaşık 100 milyon dolardan fazla bir fiyata açık artırmayla satan Dmitri Muratov örneği ortada.

Machado, rezilliğine ülkesinin tarihini de alet etti. Yaklaşık 200 yıl önce Bağımsızlık Savaşı sırasında ABD’nin, büyük bağımsızlık mücadelesi lideri Simón Bolívar’a madalya verdiğini anımsatarak şimdi de “Bolívar’ın halkının” ve “kardeşlik” adına ABD liderine aynısını yaptığını söyledi. Ülkesinin liderinin ABD’li güçlerce evinden kaçırılmış olmasından herhangi bir rahatsızlık duymadı “Nobel Barış Ödülü sahibi” olarak görülen Machado.

Her zaman “efendi” değil, zaman zaman “köleler” de hak eder sözü akla geliyor. Ancak kendini aşağılatana tepki gösterilse ne değişir? Haber bülteni formatında aktarılan bu gelişmeler, Machado’nın eyleminin yarattığı tartışmayı ve Nobel Komitesi’nin konuyla ilgili açıklamalarını içeriyor.