Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Müsavat Dervişoğlu: ‘Kayyum anlayışına karşı olmak temel ilkelerimizin doğal bir gereğidir’

İYİ Parti Siyaset Akademisi İkinci Dönem Açılışı Yapıldı İYİ Parti

İYİ Parti Siyaset Akademisi İkinci Dönem Açılışı Yapıldı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlenen Siyaset Akademisi’nin ikinci dönem açılışında konuştu. Siyasetin yalnızca günlük tartışmalar ve seçim hesaplarından ibaret olmadığını belirten Dervişoğlu, siyaset için dünyayı doğru okumak, milleti doğru anlamak ve devleti doğru kavramanın gerektiğini vurguladı. Yaşadığımız dönemin doğru teşhis edilmesinin, üniter ve milli devletin korunabilmesi için zorunlu olduğunu söyledi.

Küresel Dengelerde Belirsizlik ve Sorumluluk

Dervişoğlu, dünyada kurallara dayalı ekonomi düzeninin sarsıldığını, güç dengelerinin yeniden şekillendiğini ifade ederek savaş, barış, diplomasi, baskı, ekonomi, güvenlik, teknoloji ve egemenlik arasındaki ilişkilerin birbirine karıştığı bir dönemden geçildiğini aktardı. Bu dönemde belirsizliğin ülkeler arası ilişkilerin ana dinamiği haline geldiğini, gerilimlerin kolayca çatışmaya dönüşebildiğini ve toplumların ani ağır bedellerle karşılaşabildiğini söyledi. Siyasetçinin sorumluluğunun hakikat ile propaganda, bilgi ile manipülasyon, milli çıkar ile günlük siyasi hesabı ayırt edebilmek olduğunu belirtti ve çağımızda olayların yanı sıra o olaylara yüklenen anlamların da mücadele konusu olduğuna dikkat çekti.

Millet, Devlet ve Cumhuriyetin Korunması

Dervişoğlu, toplumlarda hukuki ve sosyal güvencelerin zayıfladığını savunarak insanların söz sahibi yurttaş olmaktan çıkarılıp yönetilen kalabalıklara dönüştürülmek istendiğini, bunun sonucunda otoriterlik sarmalının ortaya çıktığını ifade etti. Tek adamcı anlayışların güçlendiğini, demokratik teamüllerin aşındığını ve millet iradesini zayıflatan zararlı siyasi anlayışların yaygınlaştığını değerlendirdi. Millet kavramını ortak bir gelecek iradesi olarak tanımlayan Dervişoğlu, devlet aklının milletin rızasını, hukukun üstünlüğünü ve Cumhuriyet’i birlikte koruyabilme olduğunu vurguladı.

Emanete Sahip Çıkma ve Cumhuriyet Birikiminin Korunması

Milletin devleti yönetme yetkisini verdiği kişilerin üzerine yemin ettikleri anayasayı, örfü, geleneği, kanunları ve kurumları aşındırdığını söyleyen Dervişoğlu, emanet edileni yönetmek yerine emanetin kendisini dönüştürmeye çalışmanın ve milletin rızasını daraltan yeni düzen arayışlarının kabul edilemez olduğunu bildirdi. İYİ Parti’nin bu tür anlayışları asla kabul etmeyeceğini ifade etti.

Siyasetsizlik Durağı ve Kayyum Eleştirisi

Dervişoğlu, Cumhuriyeti kişisel ikbal hesaplarına bağlayan anlayışların demokrasi kılığı altında meşrulaştırılamayacağını belirterek demokrasi uygulamalarının değişebileceğini ancak diktatörlük niyetlerinin demokrasi kılıfına sığdırılamayacağını söyledi. Seçimin yerini atama, rekabetin yerini müdahale, hukukun yerini imtiyaz almasının siyasetin askıya alınması anlamına geldiğini ifade ederek bu tabloya “siyasetsizlik durağı” adını verdiklerini açıkladı. Siyasetsizlik durağını milletin tercih hakkından mahrum edildiği yer olarak tanımlayan Dervişoğlu, partilerin, belediyelerin, kurumların ve toplumun doğal işleyişine müdahale edilmesine karşı olduklarını, milletin tercih hakkını yok sayan kayyum anlayışına karşı olmanın partilerinin temel ilkesi olduğunu vurguladı.

Siyaset Akademisi: Bilgiyi Sorumluluğa Dönüştürme

Siyaset Akademisi’nin amacına değinen Dervişoğlu, burada yalnızca ders yapılmayacağını; devleti, hukuku, Cumhuriyeti, milleti, iradeyi, ahlakı ve sorumlulukları konuşacaklarını belirtti. Olayları, süreçleri ve kavramları hakikatler ve değerler bakımından nasıl ele almaları gerektiğini tartışacaklarını söyleyerek akademinin bir sertifika programından ibaret olmadığını, bilgiyi ezber olmaktan çıkarıp sorumluluğa dönüştürme çabası olduğunu vurguladı.

Gençlik, Güven ve Türkiye’nin İhtiyacı Olan Kadrolar

Dervişoğlu, gençlerin siyasetten uzaklaşmasına yol açan umutsuzluk ve güvensizlik duygusuna karşı siyaseti yeniden itibarlı kılmayı hedeflediklerini ifade etti. Yeni olan ile kadim olan arasında doğru bağı kuranlar olduklarını; kopan bağları onaran, parçalanan toplumsal güveni yeniden tesis eden, devlet ile millet arasındaki akdin muhafızları olduklarını söyledi. Hukuk ile hürriyet, devlet ile millet, güvenlik ile demokrasi, değişim ile süreklilik arasında denge kurmayı amaçladıklarını aktardı. Katılımcılara yalnızca dinlemeye değil düşünmeye, sorgulamaya, öğrenmeye, tartışmaya ve konuşmaya geldiklerini belirterek akademiden bilgiyle birlikte sorumluluk duygusuyla ayrılmalarını istedi. Sadece kavramlarla değil o kavramların ahlakıyla buluşmalarını, siyasetin teknik yanı kadar vicdanını, edebini, terbiyesini ve millet önündeki mesuliyetini içselleştirmelerini talep etti. Türkiye’nin ihtiyacının yalnızca yeni sözler ve yeni yüzler olmadığını, sözüyle özü bir olan kadrolara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.