Hanehalkı Beklenti Anketi Resmi Verilerle Halkın Algısı Arasındaki Uçurumu Gösterdi
Merkez Bankası’nın ilk kez yayımladığı Hanehalkı Beklenti Anketi, sokaktaki enflasyon algısı ile resmi veriler arasındaki derin farkı yeniden ortaya koydu. Ekonomist Erhan Aslanoğlu’nun veriler üzerinden yaptığı analiz, halkın hissettiği enflasyonun resmi rakamların çok üzerinde olduğunu ve vatandaşların birikimlerini finansal sistemin dışına çıkararak altın ve gayrimenkule yönelttiğini gösteriyor.
Merkez Bankası ve TÜİK İş Birliğiyle Yeni Veri Seti İncelendi
Aslanoğlu, Ekonomi Gazetesi’ndeki “Merkez Bankası’ndan yeni adım: Hanehalkı beklenti anketi ne söylüyor?” başlıklı yazısında, Merkez Bankası ile TÜİK’in iş birliğiyle kamuoyuna sunulan yeni veri setini değerlendirdi. Analiz; hanehalkının enflasyon beklentilerinin reel sektör, finansal piyasalar ve Merkez Bankası tahminlerinden belirgin şekilde ayrıştığını ortaya koyuyor.
Hissedilen Enflasyon Resmi Verilerin Üzerinde
Aslanoğlu’nun aktardığı verilere göre, hanehalkının enflasyon beklentisi ile resmi veriler arasındaki makas kapanmıyor. Yazıda öne çıkan tespit şu: Hanehalkının enflasyon beklentisi, açıklanan resmi enflasyon verilerinden belirgin ölçüde kopuk ve hissedilen enflasyon resmi verilerin üzerinde algılanıyor. Sektörel enflasyon beklentileri anketinde 12 aylık beklenti Şubat ayında yüzde 51,1 iken, yeni Hanehalkı Beklenti Anketi’nde bu oran yüzde 48,8 olarak gerçekleşti. Aslanoğlu, bu 2,3 puanlık farkın dramatik bir değişim yaratmadığını ve benzer sonuçların Koç Üniversitesi ile BETAM gibi kurumların çalışmalarında da görüldüğünü vurguluyor.
Ankette “Bilgi Tedavisi” Yöntemi Kullanıldı
Yeni ankette katılımcıların beklentilerini ölçmek için “bilgi tedavisi” adı verilen özel bir yöntem uygulandı. Bu yöntemde önce katılımcılara mevcut resmi enflasyon verileri sunuluyor, ardından 12 ay sonrasına ilişkin açık uçlu tahminleri soruluyor. Aslanoğlu, bu yaklaşımın bilgiye dayalı ve daha şeffaf bir ölçüm hedeflediğini belirtiyor. Ayrıca ankette her ay katılımcıların üçte birinin yenilendiği “zincirleme örnekleme” yöntemiyle beklentilerin birkaç dönem boyunca izlendiği ifade ediliyor.
Düşük Gelirli ve Kadın Hanelerde Daha Yüksek Enflasyon Beklentisi
Anket sonuçları, enflasyon algısının toplumun farklı kesimlerinde farklılaştığını gösteriyor. Aslanoğlu’nun paylaştığı verilere göre kadınların enflasyon beklentisi, günlük harcamaları daha yakından takip etmeleri nedeniyle erkeklerden daha yüksek seyrediyor. Gelir grupları arasındaki fark dikkat çekici: düşük gelir grubunun 12 aylık enflasyon beklentisi yaklaşık yüzde 50 seviyesindeyken, yüksek gelir grubunda bu oran yüzde 46’ya geriliyor.
Tasarruflar Bankadan Kaçıp Altın ve Konuta Yöneliyor
Haberin ve analizlerin en çarpıcı noktalarından biri tasarruf tercihlerindeki değişim. Katılımcılara “Önümüzdeki 12 ayda birikimlerinizi hangi araçlarda değerlendirirsiniz?” sorusu sorulduğunda verilen yanıtlar finansal sisteme yönelik güvenin zayıfladığına işaret ediyor:
- Katılımcıların yüzde 56’sı altın,
- Yüzde 30’u konut, arsa veya iş yeri,
- Geri kalan küçük bir kesim ise mevduat, borsa ve diğer finansal araçları tercih edeceğini belirtiyor.
Aslanoğlu, Merkez Bankası’nın geçen yılki verileriyle bugünkü eğilimi kıyaslayarak şu tespiti aktarıyor: mevcut eğilim, altın ve konutun payının yüzde 60–65 seviyelerinden yüzde 80’lere doğru yükseldiğine; finansal varlıkların payının ise yüzde 30–35’lerden yüzde 10–15’lere gerilediğine işaret ediyor. Bu gelişme, tasarrufların kayıt dışı veya finansal sistem dışında tutulma eğiliminin güçlendiğine dair bir sinyal veriyor.
Konut ve Döviz Beklentileri Genel Enflasyon Beklentisinin Altında
Ankette hanehalkının önümüzdeki 12 aya ilişkin konut fiyat artış beklentisi yüzde 35,4, ABD Doları artış beklentisi ise yüzde 19 olarak ölçüldü. Bu oranların genel enflasyon beklentisinin altında kalması, konut talebindeki canlanmanın zamana yayılabileceğini ve tasarruf sahiplerinin bir süre daha TL varlıklarda kalma eğilimini sürdürebileceğini işaret ediyor. Aslanoğlu, bu durumun kamuoyunda “carry trade” olarak bilinen dövizle borçlanıp TL varlıklara yatırım yapma eğiliminin devam edebileceğini düşündürdüğünü ifade ediyor.

















